Köle azat etmeyi ve buna bağlı büyük sevabı anlatır.
41 · Hadis
Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Ensar'dan birkaç kişi Allah Resulü'nden izin isteyerek "İzin buyur da kız kardeşimizin oğlu Abbas'ın fidyesini almayalım" dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Onda almadık bir dirhem bile bırakmayacaksınız" buyurdu.
Hişam'dan rivayet edildiğine göre babası (Urve İbn Zübeyr) ona şöyle anlatmıştır: Hakim İbn Hizam İslam öncesinde yüz köle azat etmiş ve onları yüz deveye bindirmişti. Müslüman olduktan sonra yine yüz kölesini azat etti ve onları yüz deveye bindirdi. Kendisi şöyle anlatıyor: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e giderek "Ey Allah'ın Resulü! Benim Müslüman olmadan önce yaptığım bazı iyilikler vardı. Bunlardan sevap kazanır mıyım, ne dersin?" diye sordum. Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sen geçmiş iyiliklerinle birlikte Müslüman oldun" buyurdu
İbn Şihab'dan rivayet edildiğine göre: Urve, Mervan ile Misver İbn Mahrame'nin şöyle anlattıklarını söylemiştir: Hevazin heyeti Hz. Nebi'in huzuruna gelince ayağa kalktı. Heyet O'ndan mallarını ve esirlerini kendilerine vermesini istediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Yanımda olanı görüyorsunuz. Benim en çok sevdiğim şey en doğru sözdür. Gelin şu iki şıktan birini seçin: ya mallar, ya da esirler. Bunları uzun bir süre gelmeniz için beklettim" buyurdu. -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif dönüşü, onları yaklaşık on gece beklemişti- Hz. Nebi'in onlara bu iki gruptan yalnızca birini geri vereceğini anlayınca "O halde biz esirlerimizi seçiyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem insanlar içinde doğruldu, Allah'a layık olduğu şekilde sena etti. Sonra şöyle buyurdu: "Kardeşleriniz tövbe etmiş, bize gelmişler. Ben esirlerini onlara vermeyi uygun buldum. Hakkından vazgeçmek isteyen buyursun yapsın. Fakat ganimet payını seçen ve Allah'ın bu ilk ganimetlerinden payını vermemizi isteyen de hakkını alabilir." Orada bulunanlar hep birlikte "Hakkımızdan senin için vazgeçiyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Biz sizden kimin izin verdiğini, kimin vermediğini bilemeyiz. Siz varın gidin, kararınızı bize sözcüleriniz iletsin" buyurdu. Ashab dağıldı ve sözcüleri onlarla konuştu. Sonra Hz. Nebi'in huzuruna gelerek insanların haklarını helal ettiklerini ve istediği gibi yapmasına izin verdiklerini bildirdiler. Hevazin esirleri hakkında bize gelen haber budur. Enes şöyle demiştir: Abbas Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Akil'in fidyesini ödedim" dedi
İbn Avn şöyle dedi: Nafi'a bir mektup yazarak sordum. Bana şu cevabı yazdı: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mustalik-oğulları üzerine baskın yaptı. Onlar saldırırken hayvanları su içiyordu. Savaşçılarını öldürdü, kadın ve çocuklarını esir etti. Cüveyriye'ye de o savaşta sahip olmuştu. Bu olayı bana İbn Ömer anlattı. O da o ordunun içindeydi
İbn Muhayriz'den rivayet edilmiştir: Ebu Said r.a.'i gördüğümde ona sordum. Şu cevabı verdi: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Mustalik-oğulları üzerine sefere çıktık. Orada Araplardan bir grubu esir ettik. Sonra eşlerimizden uzun bir müddet ayrı kaldığımız için canımız kadın çekti ama cinsel ilişkide azil yapmak istedik. Allah Resulü'ne bunun hükmünü sorduk. O da: "Niye yapmayasınız! Kıyamet gününe dek var olacak her can elbet var olacaktır" buyurdu
Ebu Hureyre'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şu üç şeyi duydum duyalı Temim-oğullarına karşı ayrı bir sevgim oluştu. Onlar hakkında: "Onlar ümmetim içinde Deccal'e karşı en çok direnecek olanlardır" buyurmuştu. Yine bir gün onların zekatları gelmişti de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunlar kavmimizin zekatlarıdır" buyurdu. Yine onlardan bir kadın esir düşmüş ve Aişe r.anha'nın cariyesi olmuştu da, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunu azad ediver. Çünkü 0, İsmail soyundandır" buyurmuştu.
Ebu Musa (r.a.)'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Cariye sahibi olan bir kimse onu güzelce eğitir, sonra azat edip evlenirse iki kat mükafat alır" buyurmuştur. Bu hadis Nikah bölümünde ayrıntılı olarak açıklanacaktır. İnşaallah باب: قول النبي صلى الله عليه وسلم: (العبيد إخوانكم، فأطعموهم مما تأكلون). 15. NEBi S.A.V.'İN "KÖLELERİNİZ SİZİN KARDEŞLERİNİZDİR. BU YÜZDEN SİZ NE YİYORSANIZ ONLARA DA YEDİRİN" BUYRUĞU
Ma'rur İbn Süveyd'den nakledilmiştir: Ebu Zer el-Ğıfari r.a.'yi görmüştüm. Kendisi ve kölesi üzerinde bayramlık kıyafet vardı. Bunun sebebini sorduk. Şöyle cevap verdi: Ben (kölelerden olan) birisiyle atışmıştım. Beni Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e şikayet etti. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana "Annesinden dolayı ayıpladın mı onu!" buyurdu. Sonra şöyle devam etti: "Bu kardeşleriniz sizin hizmetinizi görüyorlar. Allah bunları sizin eliniz altına vermiş. Kardeşini eli altında tutanlar (köle sahipleri), kendi yedikleri ve giydiklerinden ona da yedirsin ve içirsinler. Onlara güçlerinin yetmeyeceği yükü yüklemeyin. Şayet onlara böyle ağır bir yük yüklerseniz siz de yardımcı olun
İbn Ömer'den r.a. rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Köle efendisinin iyiliğini ister ve Rabbine güzelce kulluk ederse iki kat mükafat alır" buyurmuştur.
Ebu Musa el-Eş'ari'den nakledilir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Cariye sahibi olan her kim onu güzelce eğitir, sonra azat eder ve evlenirse iki kat mükafat alır. Bir köle de Allah'ın hakkını ve efendilerinin hakkını tam olarak yerine getirirse iki kat mükafat alır" buyurmuştur
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Birinin mülkiyetinde olan iyi halli kölenin iki kat mükafatı vardır. Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki Allah yolunda cihad, hac ve anneme iyilik etmek olmasa köle olarak ölmeyi arzu ederdim" buyurmuştur
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edildi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Rabbine güzelce kulluk eden ve efendisinin iyiliğini isteyen kölelere ne mutlu!" buyurmuştur
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Köle efendisinin iyiliğini ister ve Rabbine güzelce kulluk ederse iki kat mükafat alır" buyurmuştur
Ebu Musa r.a.'dan rivayet edildi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Rabbine güzelce kulluk eden ve efendisine karşı görev ve sorumluluğunu yerine getiren kölenin iki kat mükafatı vardır" buyurdu
Hemmam İbn Münebbih'ten rivayet edilmiştir: O, Ebu Hureyre'yi Nebi'in şu buyruğunu aktarırken işitmiştir: "(Kölelerinize) 'Rabbine yemeğini getir', 'Rabbinin abdest suyunu ver' demeyin. Bunun yerine "efendi" (seyyid) ve "mevla"yı kullanın. "kölem!", "cariyem!" de demeyin. Bunun yerine "kızım!", "oğlum!", "delikanlı!" deyin
Abdullah İbn Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Bir kimse bir köle üzerindeki payını azat ettiğinde köle'nin değerine yetecek malı varsa piyasa değeri belirlenir ve onun malından azat edilir. Değilse kölenin azat olan payı azat olmuştur" buyurmuştur
Abdullah r.a.'dan şöyle rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz. İnsanların yöneticisi onların çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kişi ailesinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın kocasının evinin ve çocuğunun çobanıdır ve onlardan sorumludur. Köle efendisinin malının çobanıdır ve ondan sorumludur. Kısaca hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz" buyurmuştur
Ebu Hureyre r.a.'den ve Zeyd İbn Halid r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Cariye zina ettiğinde ona sopa cezası verin; tekrar zina ederse yine sopa cezası verin; tekrar zina ederse -üçüncüde veya dördüncüde- onu yok pahasına da olsa satıp {elden çıkarın}" buyurmuştur
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hizmetçiniz size yemeğinizi getirdiğinde onu sizinle birlikte sofraya oturtmayacaksanız, hiç olmazsa ona bir iki lokma verin. Bu onu memnun eder" buyurmuştur.
Abdullah ibn Omer (radıyallahü anh), Rasûlüllah(sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işitmiştir: "Her birerleriniz birer çobandır ve elinin altındakilerin lâyıkıyla korunmasından sorumludur. Devlet başkanı da bir çobandır ve idaresi altındakilerden sorumludur. Erkek de ailesi içinde bir çobandır; o da idaresinde olanlardan sorumludur. Kadın da kocasının evinde bir çobandır; o da idaresi altındakilerin iyi korunmasından sorumludur. Hizmetçi de efendisinin malında bir çobandır; o da elinin altındaki emânetlerden sorumludur". Omer dedi ki; Ben bunları Peygamber'den işittim. Bir de Peygamber'in şöyle buyurduğunu zannediyorum: "İnsan babasına âid malda da bir çobandır ve elinin altındakilerden sorumludur. Böylece her birerleriniz çoban ve her birerleriniz güttüklerinden sorumludur