Hayız ve onun ibadetlere etkisiyle ilgili hükümleri içerir.
37 · Hadis
Urve'den şöyle nakledildi: Aişe (r.anha) "Veda haccında Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte telbiye getirip İhrama girdim. Temettu haccına niyet edip kurban götürmeyenler arasında yer alıyordum" dedi. Sonra hayız olduğunu. ve Arafat'a çıkılacağı geceye kadar âdetinin sürdüğünü söyledi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) 'e gelip, "Allah'ın elçisi Arafat'a çıkacağımız gece geldi çattı. Ama ben, temettu haccina niyet etmiştim" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem). ona: "Örgülerini çözüp saçını tara! Umre yapmaktan sakın!" dedi. Aişe (r.anha) kendisine söylenenleri yaptığını belirtti ve şöyle dedi: "Haccımı tamamladıktan sonra Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hasbe'de gecelendiği zaman kardeşim Abdurrahman'a, beni Ten'ım'e götürüp burada tamamlayamadığım umremin yerine umre için ihrama girmeme yardımcı olmasını emretti
Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Zilhicce ayının hilalinin görünmesine yakın bir zaman kala Medine'den yola çıktık. Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Umre için telbiye getirip ihrama girmek isteyenler, bunu yapsın. Eğer ben hedy kurbanı sevk etmeseydim ben de umre niyetiyle telbiye getirip ihrama girerdim." buyurdu. Bunun üzerine, ashabın bir kısmı umre için, diğer bir kısmı da hac için yüksek sesle telbiye getirip ihrama girdi. Ben de umreye niyet edenlerdendim. Derken Arafat'a çıkılacak gün gelip çattı. O esnada hayızlı idim. Bu durumumu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e anlatıp halimden şikayette bulundum. Bana Umre'den vazgeç! Örgülerini çözüp saçını tara ve hac için telbiye getirip ihrama girV dedi. Ben de öyle yaptım. Hasba'da gecelendiği zaman, benimle birlikte kardeşim Abdurrahman'ı Tenlm'e gönderdi. Burada yapamadığım umremin yerine telbiye getirip yeni bir umre için ihrama girdim." Hadisin ravilerinden Hişâm şöyle dedi: "Bundan dolayı keffâret olarak, ne kurban, ne oruç, ne de sadaka gerekti
Enes İbn Malik Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Allah Teâlâ her rahim İçin bir melek görevlendirmiştir. Melek, 'Ya Rabbi bir nutfe yarattın. Ya Rabbi alaka yarattın. Ya Rabbi rnudğa yarattın'' der. Allah Teâlâ ana rahmindeki bebeğin yaşamasını murad ettiği zaman Melek, onun erkek mi, kız mı; şaki mi saîd mi olacağını, ne kadar rızıklandırılacağını ve ne kadar yaşayacağını sorar. Bütün bunlar, ana rahminde karara bağlanır
Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi s.a.v.le birlikte veda haccı için yola çıktık, kimimiz umreye, kimimiz hacca niyet etmişti. Mekke'ye geldiğimiz vakit Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Kim umre için ihrama girmiş, hedy kurbanı da sevk etmemişse ihramdan çıksın, kim umre için ihrama girmiş, beraberinde hedy kurbanını da getirmişse, kurbanlıklar kesileceği yere ulaşıncaya kadar ihramdan çıkmasın, kim de hac için ihrama girmişse haccını tamamlasın' buyurdu. Ben hayız olmuştum. Arafat'a çıkılacağı gün geldiğinde âdetim sürüyordu. Halbuki ben, umre için ihrama girmiştim. Bu durum karşısında Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana, örgülerimi çözüp saçımı taramamı, hac için telbiye getirip ihrama girmemi ve umreyi bırakmamı emretti. Ben de söylediklerini aynen yaptım. Haccını tamamlayınca yanıma kardeşim Abdurrahman'ı verip Tenim'e gidip burada yapamadığım umremin yerine yeniden umre için ihrama girmemi emretti
Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Fâtıma bintu Ebî Hubeyş özür kanı görürdü. Bu durumu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sordu. O da şöyle buyurdu: Bu damardan gelen bir kanamadır. Hayız değildir. O halde, hayızın başladığı zaman namazı bırak, sona erince gusül abdesti al ve namaz kılmaya başla
Muaze'den şöyle nakledilmiştir: "Bir kadın Aişe (r.anha)'ye, 'Hayızdan çıkınca namazımızı kaza edelim mi?' diye sordu. Bunun üzerine Aişe (r.anha) şöyle cevap verdi: 'Yoksa sen, Haruriye fırkasından mısın? Biz Nebi SÜRESİ varken hayız olurduk. O, bize böyle bir şey emretmedi.' Ya da Aişe (r.anha) ( son cümle yerine) 'biz kaza etmezdik' demiştir." Diğer tahric: Tirmizi Tahare; Müslim, Hayz
Zeynep bint-i Ebî Seleme Ümmü Seleme'den şöyle nakletmiştir: "Kadife bir örtünün altında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yatarken hayız oldum. Sessizce yataktan kalkıp hayız elbisemi giydim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana, Hayız mı oldun?' diye sordu. Ben de, 'evet' dîye cevap verdim. Sonra beni çağırıp kadife örtünün altında yanına aldı." Zeynep ayrıca annesinden Nebi s.a.v.in oruçlu iken kendisini öptüğünü ve şöyle dediğini nakletmiştir: "Nebi s.a.v.le ben, aynı kaptaki suyu kullanarak cünüplükten dolayı gusül abdesti alırdık
Ümmü Seleme validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le birlikte bir kadife örtünün altında yatıyordum. Derken hayız oldum. Sessizce yataktan kalktım ve hayız elbisemi giydim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) 'Hayız mı oldun?' diye sordu. Ben de 'evet' dedim. Sonra beni çağırdı ve birlikte kadife örtünün altında uyuduk
Hafsa (binti Sîrin'den) şöyle nakledilmiştir: "Biz genç kızlarımıza, bayramlara katılmak için evden çıkmalarına izin vermezdik. Bir gün bir kadın geldi ve Kasr-ı Benî Halefe yerleşti. Kocası Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte on iki gazveye katılmış bacısından bahsetti: "Kız kardeşim, altı savaşta kocasının yanında yer aldı. (Bize savaştaki vazifeleri hakkında) Yaralıları tedavi eder, hastalarla ilgilenirdik dedi." Kız kardeşim Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Cilbâbı olmadığı için (topluca iştirak edilen bayramlar gibi hayrın bolca işlendiği günlerde) dışarı çıkamayan kadınlara günah olur mu?' diye sordu. Allah Resulü Böylesi durumlarda arkadaşı, ona kendi cilbabını versin. O da, bu sayede hayrın bulunduğu meclislere katılsın ve Müslümanların topluca dua ettiği ortamlarda bulunsun' şeklinde cevap verdi. Ümmü Atıyye (Basra'ya) geldiği zaman ona Bu sözü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den duydun mu? diye sordum. O da 'Babam ona feda olsun ki, evet. (Ümmü Atıyye Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bahsederken mutlaka 'babam ona feda olsun ki' derdi.) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in şöyle dediğini de işittim: "Genç kızlar ve perde arkasında bulunan kızlar (veya perde arkasında bulunan genç kızlar) ile Hayızlı kadınlar dışarı çıktp hayrın bulunduğu meclislere katılsınlar ve Müslümanların dualarına iştirak etsinler. Yalnız hayızlı kadınlar namazgahtan uzak dursunlar." Hafsa, "hayızlı kadınlar da dışarı çıkıp bu meclislere katılır mı?" diye sorunca, Ümmü Atıyye "Onlar Arafat'a çıkıp, şuraya buraya gitmiyorlar mı?" demiştir.
Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Fâtima bintü Hubeyş Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ben istihaze kanı görüyorum, bir türlü temizlenemiyorum. Bundan dolayı namazı bırakayım mı?' diye sordu. O da şöyle buyurdu: Hayırl Zira bu, damardan kaynaklanan bir kanamadır. Ancak hayız olduğun günler kadar namaz kılma, sonra gusül abdesti al ve namaz kıl
Ummü Atıyye (r.anha)'dan şöyle nakledilmiştir: "Biz, bulanık ve sarı akıntıyı asla hayız olarak kabul etmezdik
Nebi s.a.v.'in eşi Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Ümmü Habibe yedi yıl özür kanı gördü. Bunun hükmünü Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de, ona gusül abdesti almasını emretti ve 'Bu, damardan gelen bir kandır' dedi. Ümmü Habibe, her namaz için, gusül abdesti alırdı
Rivayete göre, Aişe (r.anha) Allah Resûlü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Safiye bintİ Huyey hayız oldu' demiştir. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Belki de bizim yola çıkmamıza mani olacak. Peki, sizinle birlikte tavaf etmedi mi?' diye karşılık vermiş. Etrafındakiler 'Evet' deyince (Safiye'ye): Yola koyul' buyurmuştur
İbn Abbâs (r.a.)'dan şöyle nakledilmiştir: "Hayız olan kadının (tavaf etmeden Mekke'den) çıkmasına ruhsat verildi. Tekrar: (etrafı)
Aişe (r.anha)'den Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Hayızın başladığı zaman namazı bırak. Sona erdiği zaman ise üzerindeki kanı yıka ve namaz kıl
Semura b. Cündüb'ten şöyle nakledilmiştir: "Bir kadın doğum yaparken vefat etti. Cenaze namazını Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kıldırdı, kıldırırken cenazenin ortasında durdu.
Abdullah İbn Şeddâd'dan şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hanımı teyzem Meymûne (r.anha)'dan kendisinin hayız olduğunu, bu yüzden namaz kılmadığını, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in secdeye gittiği yerin kenarında yattığını ve seccade üzerinde namaz kılan Allah Resûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elbisesinin bir tarafının kendisine değdiğini işittim. Tekrar;