7,589 · Hadis
Derleyen İmam Muhammed b. İsmail el-Buhârî · 810–870 CE
İmam Buhârî tarafından yaklaşık on altı yılda, yüz binlerce rivayet arasından derlenen Sahih-i Buhârî, Sünnî Müslümanlarca Kur'an'dan sonra en güvenilir kitap kabul edilir. Buradaki her rivayet, kesintisiz ve güvenilir bir isnad için onun titiz şartlarını taşır. Vahyin başlangıcı ve iman'dan namaz, muâmelât ve âdâba kadar konularına göre kitaplara (kütüb) ayrılmıştır.
Aişe r.anha şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazanın son on gününde itikaf yapardı. Ben onun için çadır kurmuştum. O, sabah namazını kılınca çadıra girerdi. Bir gün Hafsa, Aişe'den kendisine çadır kurmak için Hz. Nebi'den izin istemesini söyledi. Aişe de izin istedi. Hafsa çadırı kurdu. Zeyneb binti Cahş bunu görünce o da başka bir çadır kurdu. Hz. Nebi sabahleyin çadırları görünce "Bunlar ne?" diye sordu. Kendisine durum bildirildi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bu çadırların kurulması ile hayır beklediğinizi mi zannediyorsunuz?" dedi. O ay itikaf yapmaktan vaz geçti. Daha sonra Şevval'de on gün itikaf yaptı
Aişe r.anha şöyle demİŞtİr: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem itikaf yapmak istedi. İtikaf yapmak istediği yere gittiğinde bir de baktı ki burada Aişe'nin, Hafsa'nın ve Zeyneb'in çadırları var. Bunun üzerine Hz. Nebi îu çadırların hayır mı olduğunu zannediyorsunuz" buyurdu. Sonra itikaf yapmaksızın çıktı gitti. Ancak daha sonra Şevvalde on gün itikaf yaptı
Ali bin Huseyin r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Safiyye'nin şunu anlattığını söyledi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazanın son on günü mescid'de itikafta iken onu ziyarete gittim. Onunla bir süre konuştum. Daha sonra dönmek için kalktım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de beni uğurlamak için kalktı. Safiye, Ümmü Seleme'nin kapısı önündeki mescidin kapısına geldiğinde ensardan iki adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanından geçerek ona selam verdiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara "Bir dakika bakar mısınız. Bu yanımdan ayrılan hanım Safiyye bint-i Huyey'dir' dedi. O iki kişi: "Sübhanallah! Ey Allah'ın Resulü (biz senin hakkında nasıl kötü düşünürüz)?" dediler. Bu, onlara çok zor geldi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şeytan, Ademoğlunun vücudunda kan'ın dolaştığı gibi dolaşır. Ben sizin kalbinize bir şey (vesvese) atmasından korktum".
Ebu Seleme İbn Abdurrahman şöyle demiştir: Ebu Said el-Hudrî'ye şöyle sordum: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kadir gecesinden bahsettiğini duydun mu? Ebu Said şöyle dedi: Evet. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Ramazanın ortasındaki on günde itikaf'a girdik. Yirminci günün sabahı itikaf'tan çıktık. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yirminci günün sabahı bize bir hutbe okuyarak şöyle dedi: "Bana kadir gecesi gösterildi, sonra unutturuldu. Kadir gecesini son on gün'ün tekli gecelerinde arayınız. Ben (kadir gecesinde) su ve çamur üzerinde secde yaptığımı gördüm. Resülullah ile birlikte itikafa girmiş olanlar geri dönsünler". Bunun üzerine insanlar mescid'e geri döndü. Gökyüzünde hiçbir bulut görnüyorduk. Derken bir anda hava bulutlandı, yağmur yağdı. Bu arada namaz için kamet getirildi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem çamur ve su içinde secde yaptı. öyle ki ben onun burnunun yan tarafında ve alnında çamur bulunduğunu gördüm
Aişe r.anha şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem İle birlikte hanımlarından müstehaza olan birisi itikafa girdi. O, gelen kan'ın rengini kızıllık ve sarılık görüyordu. Hatta o namaz kılarken onun alt tarafına bir leğen koyuyorduk. باب: زيارة المرأة زوجها في اعتكافه. 11- Kadının İtikafta Olan Kocasını Ziyaret Etmesi
Ali İbn Hüseyin şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mescid'de (itikafta) idi. Yanında hanımları vardı. Onlar yanından kalkıp gittiklerinde, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Safiyye binti Huyey'e "Acele etme. Ben de seninle birlikte geleyim" buyurdu. Safiyye'nin evi (kaldığı oda) Usame'nin evindeydi . Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla birlikte çıktı. Ensardan iki kişi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bakıp, yanlarından geçtiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: "Buraya gelin. Bu Safiyye binti Huyey'dir" buyurdu. O ikisi: "Sübhanallah ey Allah'ın Resulü" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Şeytan insanda kanın dolaştığı gibi dolaşır. Ben sizin nefislerinize bir şey (vesvese) atmasından korktum" buyurdu. باب: هل يدرأ المعتكف عن نفسه. 12- İtikafta Olan Kimse Kendisini Savunur Mu?
Ali İbn Hüseyin şunu anlatmıştır: Safiyye r.anha., itikafta olan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanına geldi. Geri döneceği zaman Hz. Nebi de onunla birlikte yürüdü. Ensardan bir adam onu gördü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu adamı görünce ona: "Buraya gel. Bu Safiyye'dir. Şeytan adem-oğlunda kanın dolaştığı gibi dolaşır" dedi. (Ravi diyor ki); Süfyan'a sordum: Safiyye, Hz. Nebi'in yanına gece mi gelmişti? Süfyan: Başka ne zaman gelsin? Dedi
Ebu Said r.a. şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Ramazanın ortasındaki on günde itikaf yaptık. Yirminci günün sabahında eşyalarımızı (mescitten) taşıdık. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanımıza gelerek "İtikafta olan, itikaf yaptığı yere geri dönsün. Bana şu gece (yani kadir gecesi) gösterildi. Ben, su ve çamur içinde secde ettiğimi gördüm" buyurdu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) itikaf yaptığı yere geri döndü, Gökyüzü bir anda bulutlandı ve yağmur yağdı. Onu hak ile gönderen Allah'a yemin ederim ki gökyüzü o günün sonunda bulutlandı. Mescid'in tavanı hurma dallarından idi. Ben Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in burnunda ve burnunun yan taraflarında su ve çamurun izini gördüm
Aişe r.anha şöyle dedi:Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem her ramazan itikaf yapardı. Sabah namazını kılınca itikaf yapacağı yere girerdi. Aişe, itikaf yapmak için ondan izin istedi. O da izin verdi. Aişe için mescid'de bir çadır kuruldu. Hafsa bunu işitince o da bir çadır kurdu. Zeynep bunu İşitince o da bir çadır kurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazından çıkınca dört çadır gördü ve: "Bunlar nedir?" diye sordu. Kendisine, hanımlarının çadır kurduğu bildirildi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onları böyle yapmaya yönlendiren nedir? İyilik mi? Bu çadırları sökün, görmeyeyim" buyurdu. Bunun üzerine çadırlar söküldü. O sene Ramazan ayında İtikaf yapmadı. Şevval ayının son on gününde itikaf yaptı. باب: من لم ير عليه صوما إذا اعتكف. 15- İTİKAF YAPTIĞINDA ORUÇ TUTMAYI GEREKLİ GÖRMEYENLER
Ömer İbnül-Hattab r.a. şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü! Ben cahiliye döneminde Mescid-i Haramda bir gece itikaf yapmayı adamıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Adağını yerine getir" buyurdu. Bunun üzerine Ömer r.a. bir gece itikaf yaptı
İbn Ömer r.a. şöyle dedi: Ömer r.a. cahiliye döneminde Mescid-i Haramda bir gece itikaf yapmayı adadı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Adağını yerine getir" buyurdu
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem her Ramazan ayında on gün itikaf yapardı. Vefat ettiği yılın Ramazan ayında ise yirmi gün itikaf yaptı.
Aişe r.anha şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan'ın son on gününde itikaf yapmaktan bahsetti. Bunun üzerine Aişe ondan itikaf yapmak için izin istedi, o da izin verdi. Hafsa, kendisi için izin istemesini Aişe'ye söyledi, Aişe de onun için İzin istedi. Zeyneb binti Cahş bunu görünce o da (itikaf için mescitte) bir çadır kurdurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem itikafta iken namaz kılınca çadırına çekilirdi. Diğer çadırları görünce "bunlar da neyin nesi?" diye sordu. Sahabeler: 'Aişe, Hafsa ve Zeyneb'in çadırları" dediler. Hz. Nebi: "Onlar bu çadırları kurmakla hayır yapmayı mı istediler? Ben itikaf yapmıyorum" dedi ve döndü. Ramazan ayı bittikten sonra on gün Şevval'de itikaf yaptı. باب: المعتكف يدخل رأسه البيت للغسل. 19- İtikafta Olan Kişinin, Başını Yıkamak İçin Evine Uzatması
Aişe r.anha, mescid'de itikafta bulunan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in saçını kendisi adetli olduğu halde taradığını söylemiştir. Aişe kendi odasında durur, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem başını ona uzatırdı. İTİKAF BAHSİ BİTTİ. BUYU’ (ALIŞVERİŞ) BAHSİ BİR SONRAKİ SAYFA İLE BAŞLIYOR
Said İbnü'I-Müseyyeb ve Ebu Seleme İbn Abdurrahman, Ebu Hureyre r.a.'in şu sözünü rivayet etmişlerdir: Sizler "Ebu Hureyre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den çok hadis rivayet ediyor. Muhacirler ve Ensar'a ne oluyor ki Ebu Hureyre kadar hadis rivayet etmiyorlar?" diyorsunuz. Benim muhacir kardeşlerim çarşı pazarda alışverişle meşgul olurken ben karın tokluğuna Resulullah'ın yanından ayrılmazdım. Onların bulunmadığı şeylere ben şahit olurdum, onların unuttuklarını ezberlerdim. Ensar kardeşlerim ise malları (tarlaları, bahçeleri) ile meşgul olurlardı. Ben suffe'de kalan fakirlerden bir fakir idim. Onlar (ensar) unuttuğunda ben aklımda tutardım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir konuşmasında şöyle buyurmuştu: "Kim benim şu konuşmam bitmeden önce elbisesini yere yayar, sonra da toplarsa benim söylediğimi aklında tutar". Bunun üzerine ben hemen üzerimdeki çizgili cübbeyi yere yaydım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem konuşmasını bitirdiğinde cübbeyi alıp göğsüme bastırdım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in o konuşmasından hiçbir şeyi unutmadım
Abdurrahman İbn Avf r.a. şöyle demiştir: Medine'ye geldiğimizde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem benimle Sa'd İbnü'r-Rebî'i kardeş yaptı. 5a d İbnü'r-Rebi bana: "Ben ensar içinde malı en çok olanlardanım. Malımın yarısını sana vereyim. İki eşimden hangisi hoşuna giderse ondan boşanayım. İddeti bitip de sana helal olunca onunla evlenirsin" dedi. Ben: "Benim buna ihtiyacım yok. Medine'de ticaret yapılan bir çarşı var mı?" diye sordum. Sa'd: "Kaynuka çarşısı var" dedi. Abdurrahman sabahleyin Kaynuka çarşısına gitti. Akşam gelirken yanında keş ve yağ getirdi. Sonra bu çarşıya gitmeye devam etti. Çok geçmeden Abdurrahman üzerinde sarı bir şeyin izi bulunduğu halde geldi. Resulullah ona: "Yoksa evlendin mi?" buyurdu. Abdurrahman: "Evet" dedi. Resulullah: "Kiminle?" diye sordu. Abdurrahman: "Ensardan bir hanımla" dedi. Resulullah: "Ne kadar mehir verdin?" diye sordu. Abdurrahman: "Bir çekirdek ağırlığınca altın" dedi. Resulullah ona: "Bir koyunla da olsa bari bir velime (düğün yemeği) ver" buyurdu.
Enes r.a. şöyle demiştir: Abdurrahman İbn Avf Medine'ye geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla ensardan Sa'd İbnü'r-Rebî'i kardeş kıldı. Sa'd, zengin bir kimse idi. Sa'd, Abdurrahman'a: "Malımı seninle yarı yarıya paylaşayım ve seni evlendireyim" dedi. Abdurrahman: "Allah senin ailene ve malına bereket versin. Sen bana çarşının yolunu göster" dedi. Abdurrahman çarşıdan gelirken yanında keş ve yağ ile döndü. Bunu ev halkına getirdi. Çok geçmeden üzerinde sarı bir iz ile geldi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu da nedir?" diye sordu. Abdurrahman: "Ey Allah'ın Resulü, ensardan bir hanımla evlendim" dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ne kadar mehir verdin?" diye sordu. Abdurrahman: "Altından bir çekirdek" dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bir koyunla da olsa bari bir velime (düğün yemeği) ver" buyurdu.
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Ukaz, Micenne ve Zülmecaz cahiliye dönemindeki çarşılardı. İslam dini geldiğinde Müslümanlar sanki bu çarşılara gitmeyi günah saydılar. Bunun üzerine: "Rabbinizden bir lütuf istemenizde (rızık aramanızda) bir günah bir vebal yoktur" ayeti indirildi. İbn Abbas bu ayetin sonunda "hac mevsiminde" ifadesini de okumuştur
Nu'man İbn Beşîr r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Helal bellidir, haram da bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli olan bazı şeyler vardır. Kim günah olup olmadığı şüpheli olan bir şeyi terk ederse, günah olduğu kesin olan bir şeyi daha çok terk eder. Kim günah olup olmadığı şüpheli olan bir şeye karşı cür'et ederse, günah olduğu kesin olan bir şeye düşebilir. Günahlar Allah'ın koruluğudur. Kim koruluğun etrafında koyun otlatırsa çok geçmeden koyunlar koruluğa dalabilir."
Ukbe İbnü'l-Haris r.a.'den şu rivayet edilmiştir: Zenci bir kadın gelerek Ukbe'yi ve hanımını emzirdiğini iddia etti. Bunun üzerine Ukbe durumu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bildirdi. Hz.Nebi yüzünü Ukbe'den çevirerek tebessüm etti ve "Sana böyle söylendiği halde sen nasıl evliliğine devam edersin?" buyurdu. O sıra Ukbe, Ebu İhab et-Temîmî'nin kızı ile evliydi