7,589 · Hadis
Derleyen İmam Muhammed b. İsmail el-Buhârî · 810–870 CE
İmam Buhârî tarafından yaklaşık on altı yılda, yüz binlerce rivayet arasından derlenen Sahih-i Buhârî, Sünnî Müslümanlarca Kur'an'dan sonra en güvenilir kitap kabul edilir. Buradaki her rivayet, kesintisiz ve güvenilir bir isnad için onun titiz şartlarını taşır. Vahyin başlangıcı ve iman'dan namaz, muâmelât ve âdâba kadar konularına göre kitaplara (kütüb) ayrılmıştır.
Cabir r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem taksim edilmemiş bütün mallarda şuf'a hakkı bulunduğuna hükmetmiştir. Sınırlar belirlenip yollar ayrılınca artık şüf'a hakkı yoktur
Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle demiştir: Resu!ullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, taksim edilmemiş bütün mallarda şuf'a hakkı bulunduğuna hükmetmiştir. Sınırlar belirlenip yollar ayrılınca artık şuf'a hakkı yoktur. باب: إذا اشترى شيئا لغيره بغير إذنه فرضي. 98. BAŞKASININ MALINI İZNİ OLMADAN SATMAK VE MAL SAHİBİNİN DAHA SONRA BU SATIŞA RAZI OLMASI
Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle demiştir: Resu!ullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, taksim edilmemiş bütün mallarda şuf'a hakkı bulunduğuna hükmetmiştir. Sınırlar belirlenip yollar ayrılınca artık şuf'a hakkı yoktur
İbn Ömer r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Üç kişi sefere çıkmış yürüyorlardı. Derken yağmura tutuldular Bunun üzerine bir mağaraya sığındılar. Bir kaya gelip mağara'nın ağzını tıkadı. İçlerinden biri, "Yaptığınız en faziletli amel ile Allah'a dua edin" dedi. Birincisi, "Ey Allah'ım' Benim yaşlı annem - babam vardı. Evden çıkar koyunlarımı güder gelir sağardım. Süt'ü, önce ana-babama sonra çocuklarıma,. aileme ve eşime götürür ikram ederdim. Bir gece biraz geç kalmıştım. Geldiğimde annem - babam uyumuşlardı. Onları uyandırmak istemedim. Çocuklar ayak ucumda ağlaşıp duruyordu. Bu durum, fecir doğana kadar devam etti. Allah'ım! Sen biliyorsun ki, bunu senin rızan için yaptım. Bize kapıyı biraz aç ki gökyüzünü görebilelim" dedi. Kapı biraz açıldı. İkincisi, "Allah'ım' Bildiğin gibi, ben amca kızlarımdan birine, delicesine aşıktım. Kız bana, "Yüz dinar getirmedikçe emeline kavuşamazsın" dedi. Ben de çalıştım çabaladım, yüz dinarı biriktirdim. Kızın yanına gidip emelimi yerine getirmeye kalkıştığım sırada kız, "Allah'tan kork. Hak yoldan nikah olmadıkça kızlığımı bozma" dedi. Ben de kalktım ve bırakıp gittim. Allah'ım' Sen biliyorsun ki, bunu senin rızan için yaptım. Bize kapıyı biraz daha aç" dedi. Kapının üçte biri daha açıldı. Üçüncüsü, "Allah'ım! Sen biliyorsun ki, ben üç sa' tahıl karşılığında bir işçi tutmuştum. İş sonunda ücretini verdim, fakat o almaktan kaçındı. Ben bunları ektim. MahsuIü ile bir sığır sürüsü ve çoban satın aldım. Daha sonra çıktı geldi ve "Ey Allah'ın kulu' Hakkımı ver" dedi. Ben de ona, "Şu sığır sürüsüne git, çobanı ile birlikte senindir" dedim. Bana, "Benimle dalga mı geçiyorsun" dedi. "Hayır, onlar senindir" dedim. Allah'ım' Sen biliyorsun ki ben bunu senin rızan için yapmıştım. Şu kapıyı aç" diye dua etti. Kapı tamamen açıldı. "
Ebu Bekir r.a.'in oğlu Abdurrahman r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraberdik. Bu arada dağınık ve uzun saçlı, uzun boylu bir müşrik koyunlarını sürerek bize doğru geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Satıyor musun, hediye mi?" diye sordu. - Belki de, "hediye mi" demiş olabilir. - Adam, "Hayır, satılıktır" dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ondan bir koyun satın aldı.
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İbrahim (a.s.) Sare ile birlikte yolculuğa çıkmıştı. Bir hükümdarı bulunan bir beldeye girdiler. Hükümdara, "İbrahim senin kadınlarından daha güzel bir kadınla şehre girdi" dediler. Hükümdar bir elçi gönderip, "Ey İbrahim' Yanındaki kadın kimdir?" diye sordurdu. İbrahim de, "Kız kardeşim" diye cevap verdi. Daha sonra Sare'ye dönüp, "Senin, benim kardeşim olduğunu söyledim Sakın beni yalancı çıkarma. Vallahi, yeryüzünde benim ve senin dışında hiçbir mu'min yok" dedi. Daha sonra İbrahim Sare'yi hükümdar'a gönderdi. Hükümdar Sare'ye doğru ilerledi. Sare'de abdest alıp namaz kıldı ve: "Allah'ım! Sana ve Resulüne iman ettim ve kocam dışında hiçbir kimseyi namusuma dokundurmadım Şu kafiri bana musallat etme" diye dua etti. Bunun üzerine hükümdarın boğazı tıkanıp hırlamaya ve ayakları ile tepinmeye başladı. Ravi el-A'rec dedi ki: Abdurrahman'ın oğlu Ebu Seleme Ebu Hureyre'nin şöyle söylediğini nakletmiştir: Sare şöyle dedi: "Ey AlIahım! Şimdi hükümdar ölürse, benim öldürdüğümü söylerler" dedi. Daha sonra Allah onun eski haline gelmesine izin verdi. Kalktı yine Sare'ye yöneldi. Sare'de abdest alıp namaz kıldı ve: "Allahımı Sana ve Resulüne iman ettim ve kocam dışında hiçbir kimseyi namusuma dokundurmadım. Şu kafiri bana musallat etme" diye dua etti. Bunun üzerine hükümdarın boğazı tıkanıp hırlamaya ve ayakları ile tepinmeye başladı. Abdurrahman, Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini nakletmiştir: Sare şöyle dedi: "Ey Allah'ıml Şimdi hükümdar ölürse, benim öldürdüğümü söylerler" dedi. Daha sonra Allah onun eski haline gelmesine izin verdi. Bu olay iki - üç kez tekrar etti. Daha sonra hükümdar, "Vallahi, sizin bana gönderdiğiniz şeytandan başka bir şey değildir. Bunu götürün İbrahim'e geri verin, Sare'ye de Hacer adındaki cariyeyi verin" dedi. Sare İbrahim'in yanına gelince, "Gördün mü, Allah kafiri nasıl zelil etti, bir de bana hizmetçi olarak cariye verdi?" dedi
Aişe r.anha şöyle anlatır: Sa'd İbn Ebu Vakkas ve Abd İbn Zem'a bir oğlan çocuğunun kime ait olduğu konusunda davalaşmıştı. Sa'd, "Ey Allah'ın Resulül Bu çocuk, kardeşim Utbe'nin oğludur. Bunun, kendisine ait olduğuna dair bana ahit vermişti. Utbe'ye olan benzerliğine bir bakın" dedi. Abd İbn Zem'a ise, "Bu benim kardeşim Ey Allah'ım Resulü' Babamın cariyesinden, onun yatağında iken doğmuştur" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem benzerliğe bir baktı, çocuğun apaçık Utbe'ye benzediğini gördü. "Ey Abd' Bu çocuk sizindir. Çocuk, kimin yatağında doğmuşsa onlara ait olur. Zina eden ise mahrum kalır" buyurdu. Zem'a'nın kızı Sevde'ye de, "Bu çocuğa karşı örtülü bulun" buyurdu. Bunun üzerine Sevde o çocuğu bir daha hiç görmedi
Sa'd, babasının şöyle dediğini nakletmiştir: Abdurrahman İbn Avf, Suheyb'e şöyle dedi: "Allah'tan kork ve babandan başkasına ait olduğunu iddia etme." Bunun üzerine Suheyb, "Benim bu yönde söylediklerim elbette benim çok hoşuma giden şeyler değil. Fakat ben küçükken çalınmışım" dedi
Hakim İbn Hizam şöyle anlatır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, Ey Allah'ın Resulü Cahiliyye dönemirnde iken yaptığım akraba ziyareti, köle azadı ve sadaka vermek gibi iyiliklerden dolayı bana sevap var mı" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Yaptığın hayırlar sayesinde Müslüman oldun" buyurdu
Abdullah İbn Abbas r.a. şöyle nakleder: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem murdar bir koyun'a rastgeldi. Orada bulunanlara, "Derisinden faydalansanız ya" buyurdu. Sahabileer, "O, murdardır" diye cevap verince, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onun sadece yenilmesi haramdır buyurdu
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Nefsim elinde bulunan (Allah)'a yemin olsun ki, adil bir hakem olarak İsa) İbn Meryem'in inip, haç'ı kıracağı, domuz'u öldüreceği, cizyeyi kaldıracağı ve malların iyice çoğalıp mal kabul edecek hiçbir kimsenin bulunmayacağı bir zaman yaklaşmıştır. "
İbn Abbas r.a. şöyle anlatır: Bir kimsenin, içki (şarap) sattığı haberi Omer'e ulaştı. Bunun üzerine Ömer r.a., "Allah falan kimsenin canını alsın. O kişi, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, "Allah yahudilerin canını alsın. Onlara iç yağı haram kılınmıştı da eritip sattılar" buyurduğunu bilmiyormu’’ demiştir.
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah yahudilere la'net etsin. Onlara iç yağı haram kılınmıştı da eritip sattılar, parasını yediler." Ebu Abdullah, "Lanet etsin" şeklinde tercüme ettiğimiz ..... ifadesine, tercümede belirtmiş olduğumuz bu anlamı vermiştir
Said İbn Ebu'l-Hasen şöyle anlatır: İbn Abbas r.a.'ın yanında idim. Ansızın.bir adam geldi ve: "Ey İbn Abbas' Ben el emeği ile geçimini temin eden bir kimseyim. Ben şu resimleri yapmaktayım" dedi. Bunun üzerine İbn Abbas r.a. ona, "Ben sana sadece, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittiğim şu sözü nakledeceğim: "Bir kimse resim yaptığı zaman, Allah o kişi'ye, yaptığı resme ruh üfleyinceye kadar azap edecektir. Ve o ona asla ruh veremeyecektir." Bunun üzerine adam'a bir sıkıntı bastı, yüzü sarardı. İbn Abbas r.a. ona, "İllaki yapacaksan, bari ağaç -canlı olmayan şeylerin resimlerini- yap" dedi.
Aişe r.anha şöyle demiştir: "Bakara suresinin sonundaki ayetler (275-286. ayetler) nazil olunca Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cemaatin arasına çıktı ve ''Şarap ticareti haram kılınmıştır'' buyurdu. باب: إثم من باع حرا. 106. HÜR BİR KİMSEYİ SATMANIN GÜNAHI
Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Allahu Teala şöyle buyurdu: Şu üç kimsenin kıyamet günü davacısı ben olacağım: (Birincisi) Benim adıma yemin edip de aldatan (sözünü yerine getirmeyen); (ikincisi) hür bir kimseyi satıp parasını yiyen; (üçüncüsü) bir işçi tutup ondan istifade ettiği halde ücretini vermeyen kimse. "
Enes İbn Malik r.a. şöyle anlatır: (Hayber) esirleri içinde Safiyye de vardı. O, önce Dihyetü'l-Kelbi'nin, sonra da Hz. Nebi'in mülkiyetine geçti
Ebu Said el-Hudri r.a. şöyle anlatır: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyordum. "Ey Allah'ın Resulü' Bize (savaş) esirleri verildi. Onları satıp paralarını almak istiyoruz. Onlarla (cima da) azil yapmamız konusunda ne buyurursunuz?" diye sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Böyle mi yapıyorsunuz! Böyle yapmanızda bir günah yok. Çünkü Allah'ın dünyaya gelmesini takdir ettiği her canlı mutlaka gelecektir" buyurdu.
Cabir r.a., "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem müdebber köleyi satmıştır" dedi. [-2231-] Cabir İbn Abdullah r.a., "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem müdebber köleyi satmıştır" dedi
Amr ibnu Dînâr, Câbir ibn Abdillah'tan; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem.a.v.) hürriyeti efendisinin ölümüne bağlanmış olan müdebber köleyi sattı, derken işitmiştir