7,589 · Hadis
Derleyen İmam Muhammed b. İsmail el-Buhârî · 810–870 CE
İmam Buhârî tarafından yaklaşık on altı yılda, yüz binlerce rivayet arasından derlenen Sahih-i Buhârî, Sünnî Müslümanlarca Kur'an'dan sonra en güvenilir kitap kabul edilir. Buradaki her rivayet, kesintisiz ve güvenilir bir isnad için onun titiz şartlarını taşır. Vahyin başlangıcı ve iman'dan namaz, muâmelât ve âdâba kadar konularına göre kitaplara (kütüb) ayrılmıştır.
Abdullah b. Abbas r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Yaptığı bağıştan dönen kişi, kustuktan sonra kusmuğuna geri dönüp yiyen köpeğe benzer" buyurdu. Tekrar: 2621, 2622, 6975 nolu hadisler. Diğer tahric: Tirmzi, Buyu; Müslim, Hibât
Esma r.anha'dan rivayet edilmiştir: "Ey Allah'ın Resulü! Benim, Zübeyr'in bana verdiklerinden başka malım yoktur. Ben bunlardan sadaka verebilir miyim?" diye sordum. Hz. Nebi "Tabii ki sadaka verebilirsin. Sakın çömlekte para saklama, sonra Allah da senden saklar" buyurmuştur
Esma r.anha'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "İnfak et ve hesabını tutma ki Allah da sana verdiği nimetlerini tutar, çömlekte para saklama, sonra Allah da senden saklar" buyurmuştur
İbn Abbas'ın azatlı kölesi Kureyb'den rivayet edilmiştir: Meymune bintü'l-Haris, İbn Abbas'a şöyle anlatmıştır: Hz. Nebi'den izin almadan cariyemi azat etmiştim. Hz. Nebi'in benim odamda geceleyeceği gün gelince: "Ey Allah'ın Resulü! Fark ettin mi cariyemi azat ettim" dedim. Hz. Nebi: "Öyle mi yaptın/" buyurdu. "Evet" dedim. "(Azat edeceğine) dayılarına verseydin mükafatın daha bol olurdu" buyurdu.
Aişe r.anha'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem yolculuğa çıkacağı zaman eşleri arasında kura çekerdi. Kura kime çıkarsa onu beraberinde götürürdü. Her bir eşine bir gece ve gündüzünü paylaştırmıştı. Ancak Sevde binti Zem'a, Allah Resulü'nün rızasını umarak gününü ve gecesini Hz. Nebi'in eşi Aişe'ye bağışlamıştı.
Abdullah b. Abbas'ın azatlısı Kureyb'den nakledilmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in eşi Meymune, cariyesini azad etmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona "Onu dayılarından birine verseydin mükafatın daha çok olurdu" buyurdu
Aişe r.anha'dan rivayet edilmiştir: "Ey Allah'ın Resulü! Benim iki komşum var. Hangisine hediye vereyim buyurursun" diye sordum. "Hangisinin kapısı sana daha yakınsa ona" buyurdu
Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe'den rivayet edilmiştir: Abdullah b. Abbas ona sahabeden olan Sa'b b. Cessame el-Leysi'den şöyle duyduğunu bildirmiştir: Sa'b, Ebva'da -veya Veddan'da- Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihramlı iken O'na bir yabani eşek (zebra) hediye etmişti. Hz. Nebi onu kabul etmedi. Sa 'b diyor ki: "Hediyemi reddetmesine bozulduğumu görünce bana: "Biz senin hediyeni reddetmezdik ama ihramlıyız (yanlış anlama)" buyurdu
Ebu Humeyd es-Sa'idi r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ezd kabilesinden İbnü'l-lütbiyye diye anılan birisini zekat memuru olarak görevlendirmişti. Zekatları toplayıp Medine'ye gelince: "Bu size ait, bunlarsa hediye edildiği için bana ait" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Babasının evinde -veya anasının evinde- otursaydı o hediyeler ona verilir miydi, verilmez miydi? O zaman görürdü. Canım elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki siz (haksız yere) bir şeyi alırsanız kıyamet günü onu boynunuzda taşıyarak gelirsiniz, ister böğüren bir deve veya inek olsun, ister meleyen bir koyun. -sonra Hz. Nebi kollarını o kadar kaldırdı ki koltuğunun altını gördük- Allah'ım tebliğ ettim mi? Allah’ım tebliğ ettim mi? Allah'ım tebliğ ettim mi?" buyurdu
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana iki avucunu üç defa göstererek "Bahreyn malı gelirse sana şu kadar (dünyalık mal) vereceğim" buyurdu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat edinceye kadar Bahreyn malı gelmedi. Mal gelince Ebu Bekir tellala duyuru yaptırdı ve "Hz. Nebi kime ne söz vermiş veya kime borcu varsa gelsin" dedi. Ebu Bekir'in yanına geldim ve "Hz. Nebi bana söz vermişti" dedim. Bunun üzerine bana üç avuç dolusu mal verdi
Misver b. Mahreme r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem birkaç kaftan dağıtmıştı ama Mahreme'ye bir şey vermemişti. Mahreme "Oğlum! Hadi Allah Resulü'nün yanına gidelim" dedi. Birlikte gittik. "İçeri gir de, Hz. Nebi'e dışarı çıkmasını arz et" dedi. Ben de Hz. Nebi'i babamın yanına çağırdım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem üzerinde bir kaftanla dışarı çıkarak: "Bunu senin için sakladık" buyurdu. Mahreme kaftana baktı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Mahreme memnun oldu mu?" buyurdu.
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Birisi Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: "Ben mahvoldum" dedi.Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hayırdır! Nevardı?" buyurdu. "Ramazan ayında eşimle cinsel ilişkiye girdim" dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Azad edebileceğin bir kölen var mı?" diye sordu. Adam "Hayır" dedi. "İki ay aralıksız oruç tutabilir misin?" diye sordu. Adam "Hayır" dedi. "Peki altmışfakiri doyurabilir misin?" diye sordu. Adam "Hayır" dedi. Bu sırada ensardan biri bir sepet hurma getirdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bari bunu al götür birine sadaka ver" buyurdu. Adam: "Bizden daha muhtaç birine mi, Ey Allah'ın Resulü! Seni Hak Nebi olarak gönderene yemin ederim ki, şu Medine'de bizden daha fakir bir aile yoktur" buyurdu. Bunun üzerine Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Bari bunu götür de ailene yedir" buyurdu
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Babam Uhud savaşında şehit edilmişti. Alacaklılar alacaklarını almak için kapıma dayandılar. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e giderek durumu arzettim. Hz. Nebi onlardan bahçemdeki ürünümü almalarını ve haklarını helal etmelerini istedi. Ama alacaklarını almak konusunda direttiler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara bir şey vermedi ve bahçemden hiçbir ürünü kesmedi. Fakat bana: "Yarın senin yanına geleceğim inşallah" buyurdu. Ertesi sabah evimize geldi. Hurmalıkta dolaştı ve ürünün artması için dua buyurdu. Bunun üzerine ben ürünü topladım. Bu üründen herkesin alacağını ödediğim gibi, bize de bir miktar ürün kaldı. Sonra Hz. Nebi'in huzuruna gittim, oturuyordu. Durumu ona bildirdim. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ömer'e "Ömer! Bunu duy!" buyurdu. Ömer de: "Biz senin Allah'ın Resulü olduğunu zaten bilmiyor muyduk? Allah'a yemin ederim ki sen Allah'ın Resulüsün" dedi
Sehl b. Sa'd r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir içecek getirildi ve onu içti. Sağında bir delikanlı, solunda da yaşlı başlı kimseler vardı. Delikanlıya: "Müsaade edersen önce yaşlılara vereyim" buyurdu. Delikanlı "Ey Allah'ın Resulü! Ben senden gelecek nasibimin kimseye gitmesini istemem" deyince Hz. Nebi içeceği çocuğun eline verdi
Cabir r.a.'den rivayet edilmiştir: Mescidde iken Hz. Nebi'in yanına gelmiştim. Bana alacağımı fazlasıyla ödedi
Cabir r.a.'den rivayet edilmiştir: Bir yolculukta Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e bir deve satmıştım. Medine'ye vardığımızda Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana "Mescide gir de iki rekat namaz kıl" buyurdu ve o sırada tarttı. Şu'be şöyle demiştir: "Benim için tarttı ve ağdırdı. O dirhemler, Şam halkı Hane savaşında onları elde edinceye kadar bende kaldı
Sehl b. Sa'd'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir içecek getirilmişti. Sağında bir genç, solunda birkaç yaşlı oturuyordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem gence: "İçeceği önce bunlara vermeme izin verir misin?" buyurdu. Genç "Vallahi, hayır. Senden gelen nasibimi kimseyle değişmem" deyince Hz. Nebi içeceği çocuğun eline verdi
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Birinin Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de bir (deve) alacağı vardı. (Gelip alacağını kaba bir üslupla istedi). Bunun üzerine sahabe onu dövmeye yeltendi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onu bırakın. Alacaklının söz söyleme hakkı vardır. (Alacağı ile yaşıt) bir deve satın alıp ona verin" buyurdu. Sahabe "Ancak onun devesinden daha yaşlı (ve dolayısıyla değerli) deve bulabiliyoruz" dediler. Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Tamam onu satın alıp ona verin. Çünkü sizin en hayırlınız borcunu fazlasıyla ve en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu
Urve'den rivayet edilmiştir: Ona Mervan b. Hakem ve Misver b. Mahreme haber vermişlerdir: Hevazin halkı Müslüman olup Hz. Nebi'e gelerek mallarını ve esirlerini kendilerine geri vermesini isteyince Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Benim yanımda gördüğünüz kimseler vardır. Ben sözün en doğrusunu severim. Bu iki gruptan birini seçin: ya esirler, ya mallar. Ben zaten sizi bekliyordum" buyurdu. -Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif seferinden dönüşünde onları on gece kadar beklemişti.- Hevazinliler: "Biz esirlerimizi seçiyoruz" dediler. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanların arasında doğrularak Allah'a layık olduğu biçimde sena etti. Sonra şöyle buyurdu: "Kardeşleriniz tövbe edip bize gelmişler. Ben esirlerini kendilerine geri vermeyi uygun görüyorum. Bunu gönül hoşluğu ile yapacak olanlar yapsınlar. Her kim de payını almak isterse ona Allah'ın bize ganimet olarak vereceği ilk mallardan hakkını verelim" buyurdu. Ashab: "Ey Allah'ın Resulü! Biz gönül hoşluğu ile teklifini kabul ediyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Biz içinizden kimlerin izin verdiğini, kimlerin vermediğini bilemeyiz. Varın gidin de kararınızı bize sözcüleriniz bildirsin" buyurdu. Sonra Hz. Nebi'in yanına geri geldiler ve gönül hoşluğu ile esirlerin serbest bırakılmasına izin verdiklerini haber verdiler. Hevazin esirleri hakkında bize ulaşan bilgi budur. Bu (yani Hevazin esirleri hakkında bize ulaşan bilgi budur) sözü, Zührı'nin söylediği son sözdür
Urve'den rivayet edilmiştir: Ona Mervan b. Hakem ve Misver b. Mahreme haber vermişlerdir: Hevazin halkı Müslüman olup Hz. Nebi'e gelerek mallarını ve esirlerini kendilerine geri vermesini isteyince Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Benim yanımda gördüğünüz kimseler vardır. Ben sözün en doğrusunu severim. Bu iki gruptan birini seçin: ya esirler, ya mallar. Ben zaten sizi bekliyordum" buyurdu. -Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif seferinden dönüşünde onları on gece kadar beklemişti.- Hevazinliler: "Biz esirlerimizi seçiyoruz" dediler. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanların arasında doğrularak Allah'a layık olduğu biçimde sena etti. Sonra şöyle buyurdu: "Kardeşleriniz tövbe edip bize gelmişler. Ben esirlerini kendilerine geri vermeyi uygun görüyorum. Bunu gönül hoşluğu ile yapacak olanlar yapsınlar. Her kim de payını almak isterse ona Allah'ın bize ganimet olarak vereceği ilk mallardan hakkını verelim" buyurdu. Ashab: "Ey Allah'ın Resulü! Biz gönül hoşluğu ile teklifini kabul ediyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Biz içinizden kimlerin izin verdiğini, kimlerin vermediğini bilemeyiz. Varın gidin de kararınızı bize sözcüleriniz bildirsin" buyurdu. Sonra Hz. Nebi'in yanına geri geldiler ve gönül hoşluğu ile esirlerin serbest bırakılmasına izin verdiklerini haber verdiler. Hevazin esirleri hakkında bize ulaşan bilgi budur. Bu (yani Hevazin esirleri hakkında bize ulaşan bilgi budur) sözü, Zührı'nin söylediği son sözdür