7,589 · Hadis
Derleyen İmam Muhammed b. İsmail el-Buhârî · 810–870 CE
İmam Buhârî tarafından yaklaşık on altı yılda, yüz binlerce rivayet arasından derlenen Sahih-i Buhârî, Sünnî Müslümanlarca Kur'an'dan sonra en güvenilir kitap kabul edilir. Buradaki her rivayet, kesintisiz ve güvenilir bir isnad için onun titiz şartlarını taşır. Vahyin başlangıcı ve iman'dan namaz, muâmelât ve âdâba kadar konularına göre kitaplara (kütüb) ayrılmıştır.
Ebu Vail r.a.'den rivayet edilmiştir: Abdullah şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Her kim başkasına ait bir mala sahip olmak için haksız yere yemin ederse Allah'ın huzuruna vardığında Allah'ın kendisine gazablandığını görür"." (buyurmuştu.) Sonra Allah bunu doğrulayan şu ayeti indirdi: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır"[Al-i İmran 77] Sonra Eş'as b. Kays bir gün çıkıp yanımıza (Ebu Vail'in bulunduğu bir meclise) geldi ve "Abdurrahman (İbn Mes'ud) size ne anlattı?" diye sordu. Biz de İbn Mes'ud'un sözünü ona söyledik. Bunun üzerine şöyle dedi: "Doğru söylemiş. O ayet benim hakkımda indirilmişti. Ben biriyle mahkemelik olmuştum. Allah Resulü'ne gittik. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ya iki şahit getirirsin, ya yemin eder" buyurdu. Bunun üzerine ben "İyi de o yemin eder ve hiç de umursamaz" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim haksız yere yemin ederek bir mala sahip olursa• Allah'ın huzuruna, O, kendisine öfkelenmiş olarak çıkar" buyurdu. Allah da bunu doğrulayan bu ayetleri indirdi
Ebu Vail r.a.'den rivayet edilmiştir: Abdullah şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Her kim başkasına ait bir mala sahip olmak için haksız yere yemin ederse Allah'ın huzuruna vardığında Allah'ın kendisine gazablandığını görür"." (buyurmuştu.) Sonra Allah bunu doğrulayan şu ayeti indirdi: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır"[Al-i İmran 77] Sonra Eş'as b. Kays bir gün çıkıp yanımıza (Ebu Vail'in bulunduğu bir meclise) geldi ve "Abdurrahman (İbn Mes'ud) size ne anlattı?" diye sordu. Biz de İbn Mes'ud'un sözünü ona söyledik. Bunun üzerine şöyle dedi: "Doğru söylemiş. O ayet benim hakkımda indirilmişti. Ben biriyle mahkemelik olmuştum. Allah Resulü'ne gittik. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ya iki şahit getirirsin, ya yemin eder" buyurdu. Bunun üzerine ben "İyi de o yemin eder ve hiç de umursamaz" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim haksız yere yemin ederek bir mala sahip olursa• Allah'ın huzuruna, O, kendisine öfkelenmiş olarak çıkar" buyurdu. Allah da bunu doğrulayan bu ayetleri indirdi
İbn Abbas r.a.'dan rivayet edilmiştir: Hilal b. Ümeyye r.a. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzurunda hanımının Şerik b. Sahma ile zina ettiğini söylemişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ya şahit getirirsin, ya da sırtına sopa yersin" buyurdu. Hilal: "Ey Allah'ın Resulü! Bir adam hanımının üzerinde bir erkek gördüğünde hiç gider de şahit arar mı?" dedi. Hz. Nebi yine: "Ya şahit getirirsin, ya da sırtına sopa yersin" buyurdu. İbn Abbas daha sonra lian hadisini zikretti.
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Üç kişi var ki (kıyamet günü) Allah onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları arındırmaz ve onlar için acı bir azap vardır: Tarlasında ihtiyacından fazla suyu olduğu halde yoldan geçenlerin ondan faydalanmasını engelleyen kişi, birisiyle sadece dünyalık için alışveriş yapan, karşısındaki istediğini verirse ona veren, vermezse eksilten kişi ve ikindiden sonra bir malın pazarlığını yaptıktan sonra "Vallahi ona şunu ve şunu verdim, o da aldı" diye yemin eden kişi
Abdullah b. Mes'ud r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim birinin malını elinden almak için (yalan yere) yemin ederse Allah'ın huzuruna vardığında, Allah'ın ona gazab etmiş olduğunu görecektir.'' buyurmuştur
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir topluluğa yemin teklif etmiş ve bir ağızdan yemin etmeye başlamışlardı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sıra belirleyerek sıra ile yemin etmelerini emretti. باب: قول الله تعالى: {إن الذين يشترون بعهد الله وأيمانهم ثمنا قليلا}. 25. ALLAH TEALA "ALLAH'A KARŞI VERDİKLERİ SÖZÜ VE YEMİNLERİNİ AZ BİR BEDELLE DEGİŞTİRENLERE GELİNCE, İŞTE BUNLARIN AHİRETTE BİR PAYI YOKTUR. KIYAMET GÜNÜ ALLAH ONLARLA KONUŞMAYACAK, ONLARA BAKMAYACAK VE ONLARI TEMİZE ÇIKARMAYACAKTIR" [Al-i imran 77] BUYURMUŞTUR
Abdullah b. Ebu Evfa'dan rivayet edilmiştir: Bir adam satılık eşyasını (kalabalık bir yere) koyarak "Allah'a yemin ederim ki bu mal'a senin teklif ettiğinden çok daha fazla para teklif edildi (de vermedim)" diye yemin etti. Bunun üzerine "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini. .. "(Al-i imran 77) ayeti indirildi. İbn Ebi Evfa "Pazarlık kızıştıran, faizcidir ve haindir" demiştir
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim birinin malını elinden almak için yalan yere yemin ederse Allah'ın huzuruna, O, kendisine kızmış olarak çıkar." buyurdu. Sonra Allah bunu doğrulayıcı olarak "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini. .. " (Al-i imran 77) ayetini indirdi. Sonra Eş'as'a rastladım. "Abdullah bugün size ne anlattı" diye sordu. Ben de şunları, şunları anlattı, dedim. Bunun üzerine Eş'as bu ayet benim hakkımda indirilmiştiı dedi
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim birinin malını elinden almak için yalan yere yemin ederse Allah'ın huzuruna, O, kendisine kızmış olarak çıkar." buyurdu. Sonra Allah bunu doğrulayıcı olarak "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini. .. " (Al-i imran 77) ayetini indirdi. Sonra Eş'as'a rastladım. "Abdullah bugün size ne anlattı" diye sordu. Ben de şunları, şunları anlattı, dedim. Bunun üzerine Eş'as bu ayet benim hakkımda indirilmiştiı dedi
Süheyl b. Malik'ten rivayet edilmiştir: Onun babası Talha b. Ubeydullah'ı şöyle derken dinlemiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e birisi gelerek İslam'ın ne olduğunu sordu. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Gündüz ve gecede beş vakit namazdır" buyurdu. Adam "Başka bir namaz kılmam gerekir mi?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır, ama nafile namaz kılabilirsin" buyurdu. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ramazan ayı orucudur" diye devam etti. Adam "Başka bir oruç tutmam gerekir mi?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır, ama nafile oruç tutabilirsin" buyurdu. Sonra Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona zekat ibadetinden söz etti. Adam "Başka bir sadaka vermem gerekir mi?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır, ama nafile sadaka verebilirsin" buyurdu. Adam "Vallahi! Ben buna ne bir şeyeklerim, ne de eksik yaparım" diyerek çekip gitti. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sözünde durursa kurtulur" buyurdu
Nafi’ Abdullah r.a.'den rivayet etmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim yemin edecekse Allah adına yemin etsin ya da sussun" buyurmuştur.
Ümmü Seleme r.anha'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Siz anlaşmazlıklarınızı bana iletiyorsunuz. Belki bazılarınız meramını diğerinizden daha iyi anlatır (da onun lehine hükmederim). Her kimin sözüne güvenerek kardeşine ait bir hakkı alıp ona verirsem ona ateşten bir parça kesip vermiş olurum. Sakın ha! Onu almasın" buyurmuştur
Ubeydullah b. Abdullah, Abdullah b. Abbas'ın kendisine şöyle haber verdiğini nakletmiştir: Bana Ebu Süfyan, Herakleios'un kendisine "Sana onun neyi emrettiğini sordum. Sen namaz kılmayı, doğru sözlü olmayı, iffetli olmayı, sözünde durmayı ve emaneti korumayı emreder, dedin. Bu Nebilere ait bir niteliktir" dediğini haber verdi
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Münafığın emaresi üçtür: Söylediğinde yalan söyler, kendisine güvenildiğinde güveni boşa çıkarır ve söz verdiğinde sözünü tutmaz" buyurmuştur
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat edince Ebu Bekir r.a.'e Ala b. Hadram! tarafından bir mal geldi. Ebu Bekir, "Her kimin Hz. Nebi'de bir alacağı var idiyse veya onun tarafından verilmiş bir sözü var idiyse yanımıza gelsin" dedi. Cabir şöyle devam ediyor: Ben "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana -ellerini üç kez açarak- şu kadar, şu kadar ve şu kadar vermeye söz vermişti" dedim. Bunun üzerine Ebu Bekir benim elime beş yüz, sonra beş yüz, sonra beş yüz saydı
Said b. Cübeyr r.a.'den rivayet edilmiştir: Hire Yahudilerinden biri bana "Musa, iki süreden hangisine hükmetmişti?" diye sormuştu. Ben "Bilmiyorum. Ama Arab'ın büyük alimine (İbn Abbas'a) gideyim de bir sorayım" dedim. İbn Abbas'ın yanına varıp sordum. Şu cevabı verdi: "O, daha uzun ve daha güzel olan süreye hükmetmiştir. Çünkü Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir söz söylediğinde onu mutlaka yapardı
Abdullah b. Abbas r.a.'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ey müslümanlar! Allah'ın Nebiine indirdiği Kitab'ı Allah'la ilgili haberlerin en yenisi iken ve Onu katışıksız (saf bir halde) okuyup dururken nasıl ehl-i kitaba soru sorabiliyorsunuz! Allah size ehl-i kitabın, Allah'ın yazdığını değiştirdiklerini ve Kitaplarını elleriyle tahrif ederek, az bir bedelle değiştirmek için "Bu Allah'ın katındandır" dediklerini bildirmedi mi? Size gelen ilim, onlara soru sormayı size yasaklamıyor mu? Vallahi! Biz bu güne değin, onlardan tek bir kişinin gelip de size ne indirildi diye sorduğunu görmedik"
Nu'man b. Beşir r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah’ın koyduğu sınırlarını gözetmeyenlerle, sınırlar içinde kalanlar şuna benzerler: Bir topluluk düşünün ki gemiyi aralarında paylaşmışlar. Bir kısmı yukarı katta, bir kısmı aşağı katta oturuyor. Aşağıdakiler yukarıya çıkıp kendileri için su alıyorlar ve yukarıdakiler bundan rahatsız oluyorlar. Bunun üzerine aşağıdakiler ellerine baltayı alıp geminin dibini delmeye kalkışıyor. Yukarıdakiler onların yanına gelerek "Niye böyle yapıyorsunuz?" diyorlar. Onlar da "Siz bizden rahatsız oldunuz, ama bize de su lazım" diyorlar. Şimdi diğerleri onların elini tutar yaptıklarına engel olurlarsa hem onları, hem de kendilerini kurtarırlar. Onları kendi hallerine bırakırlarsa hem onların, hem de kendilerinin ölümüne sebep olurlar
Harice b. Zeyd el-Ensari r.a.'den rivayet edilmiştir: Ensar kadınlarından Ummü'l-A'la' adında, Nebi s.a.v.'e biat veren bir kadın ona şunu bildirmişti: Ensar, muhacirleri evlerinde barındırmak için kur'a çektiklerinde Osman b. Maz'un da bizim payımıza çıkmıştı. -Ümmü'l-Ala şöyle devam ediyor-: Osman b. Maz'un bizim evimizde oturdu. Hastalandı ve hastabakıcılığını yaptık. Sonra vefat edip de onu kefenine sardığımız zaman Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evimize geldi. Ben: "Saib'in babası! Allah'ın rahmeti üzerine olsun. Şahitlik ederim ki Allah seni yüceltti" dedim. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kim bilir, belki de onu yüceltmiştir" buyurdu. "Anam babam sana feda olsun, elbette bilemem, Ey Allah'ın Resulü!" dedim. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ''Vallahi! Bu Osman'a ölüm gelip çattı. Ben onun için iyilik umanm. Vallahi! Ben -ki Allah Resulü'yüm- ona ne yapılacağını bilmiyorum" buyurdu. -Ümmü'l-Ala diyor ki "Vallahi! Ben o günden bu yana hiç kimseyi asla tezkiye etmem (temize çıkarmam). Ayrıca bu beni çok üzdü."- Ümmü'l-Ala devamla şöyle diyor: Uyudum ve rüyamda Osman'ın akan bir pınarı olduğunu gördüm. Hemen Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek haber verdim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O akan pınar Osman'ın dünyada yaptıklarıdır" buyurdu
Aişe r.anha'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem yolculuğa çıkacağı zaman hanımları arasında kur'a çekerdi. Kur'a kime çıkarsa onu da beraberinde götürürdü. Hanımları arasında bir gün ve geceyi paylaştırmıştı. Ancak Sevde binti Zem'a Hz. Nebi'i memnun etmek ümidiyle, gecesini ve gündüzünü hanımı Aişe'ye bağışlamıştı