Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bana İbrâhîm b. Muhammed b. Ar'ara es-Sâmî de rivayet etti: Bize Haramî b. Umâre tahdîs etti: Bize Şu'be, Alkame b. Mersed'den, o Süleyman b. Büreyde'den, o babasından şöyle rivayet etti: Bir adam Peygamber'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) geldi ve ona namaz vakitlerini sordu. Bunun üzerine (Peygamber): "Bizimle birlikte namaza hazır ol" buyurdu. Sonra Bilâl'e emretti; o da alaca karanlıkta ezan okudu ve (Peygamber) fecir doğduğunda sabah namazını kıldı. Sonra güneş göğün ortasından batıya kaydığında ona öğle (namazını okumasını) emretti. Sonra güneş yüksekte iken ona ikindi (namazını) emretti. Sonra güneş battığında ona akşam (namazını) emretti. Sonra şafak kaybolduğunda ona yatsı (namazını) emretti. Sonra ertesi gün, ortalık aydınlandığında sabah namazını (kılmasını) emretti. Sonra ona öğleyi emretti, o da sıcağın serinlemesini bekledi. Sonra güneş beyaz ve parlak iken, henüz sarılık karışmamışken ona ikindiyi emretti. Sonra şafak kaybolmadan önce ona akşamı emretti. Sonra gecenin üçte biri (yahut bir kısmı) geçtiğinde ona yatsıyı emretti. (Bu tereddüt Haramî'ye aittir.) Sabah olunca (Peygamber) şöyle buyurdu: "Soru soran nerede? Gördüğün (bu iki uç) arasındaki (süre) vakittir."