Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe tahdis etti, bize el-Fadl b. Dükeyn, Ebü'l-Umeys'ten, o Alî b. el-Akmer'den, o Ebü'l-Ahvas'tan, o Abdullah'tan (b. Mes'ûd) rivayet etti; şöyle dedi: Kim yarın Allah'a Müslüman olarak kavuşmak isterse, bu namazlara ezan okundukları yerde devam etsin. Çünkü Allah, Peygamberinize -sallallahu aleyhi ve sellem- hidayet yollarını (sünenü'l-hüdâ) meşru kılmıştır ve bunlar (bu namazlar) da hidayet yollarındandır. Eğer siz, şu (cemaatten) geri kalanın evinde namaz kıldığı gibi evlerinizde namaz kılacak olsanız, Peygamberinizin sünnetini terk etmiş olursunuz; Peygamberinizin sünnetini terk ederseniz de sapıtırsınız. Bir kimse abdest alıp abdestini güzelce alır, sonra da bu mescitlerden birine yönelirse, Allah mutlaka onun attığı her adım karşılığında ona bir hasene yazar, o adımla onu bir derece yükseltir ve onunla ondan bir günahı düşürür. Andolsun, biz öyle bir zaman gördük ki, namazdan (cemaatten) ancak nifakı bilinen bir münafık geri kalırdı. Öyle ki adam iki kişinin arasında (koltuklarına girilerek) taşınıp desteklene desteklene getirilir, tâ ki safta ayağa dikilirdi.