Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bize Dâvûd b. Rüşeyd rivayet etti; bize Velîd -yani İbn Müslim- rivayet etti; bize Abdurrahmân b. Yezîd b. Câbir rivayet etti; (dedi ki:) Bana Benî Fezâre’nin mevlâsı -ki o Ruzeyk b. Hayyân’dır- haber verdi ki, o, Avf b. Mâlik el-Eşcaî’nin amcasının oğlu Müslim b. Karaza’yı şöyle derken işitmiş: Avf b. Mâlik el-Eşcaî’yi şöyle derken işittim: Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Yöneticilerinizin en hayırlıları, sizin onları sevdiğiniz ve onların sizi sevdiği, sizin onlara dua ettiğiniz ve onların size dua ettiği kimselerdir. Yöneticilerinizin en kötüleri ise, sizin onlara buğzettiğiniz ve onların size buğzettiği, sizin onlara lânet ettiğiniz ve onların size lânet ettiği kimselerdir.” Dediler ki: “Ey Allah’ın Resûlü! Bu durumda onlara karşı ayaklanmayalım mı?” dedik. Buyurdu ki: “Aranızda namazı ikame ettikleri müddetçe hayır; aranızda namazı ikame ettikleri müddetçe hayır. Dikkat edin! Kimin başına bir vali gelir de onu, Allah’a isyandan bir şey işlerken görürse, Allah’a isyandan işlediği o şeyden hoşlanmasın (ona buğzetsin); fakat sakın itaatten el çekmesin.” İbn Câbir dedi ki: Bana bu hadisi rivayet ettiğinde -yani Ruzeyk’e- dedim ki: “Allah aşkına ey Ebü’l-Mikdâm! Bunu sana gerçekten (Müslim) mi rivayet etti, yoksa sen bunu Müslim b. Karaza’dan ‘Avf’ı şöyle derken işittim: Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) işittim’ derken mi duydun?” (İbn Câbir) dedi ki: Bunun üzerine (Ruzeyk) dizleri üzerine çöktü, kıbleye yöneldi ve şöyle dedi: “Evet, kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki, ben bunu Müslim b. Karaza’dan, o ‘Avf b. Mâlik’i şöyle derken işittim: Resûlullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) işittim’ derken elbette işittim.”