Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bana Muhammed b. el-Müsennâ tahdis etti, bize Sâlim b. Nûh el-Attâr tahdis etti, el-Cüreyrî'den, o Ebû Osman'dan, o Abdurrahman b. Ebî Bekr'den (naklen). (Abdurrahman) dedi ki: Bize misafirlerimiz geldi (indi). Babam geceleyin Resûlullah (s.a.v) ile sohbet ederdi. (Babam) gitti ve: 'Ey Abdurrahman, misafirlerinin işini bitir (onları ağırla)' dedi. Akşam olunca onların ikramını getirdik. Onlar (yemeyi) reddettiler ve: 'Ev sahibimiz gelip bizimle beraber yemek yiyinceye kadar (yemeyiz)' dediler. Onlara: 'O sert bir adamdır; eğer (yemeyi) yapmazsanız ondan bana bir eziyet gelmesinden korkarım' dedim. Yine reddettiler. (Babam) gelince onlardan önce başka hiçbir şeyle başlamadı ve: 'Misafirlerinizin işini bitirdiniz mi?' dedi. (Ev halkı): 'Hayır, vallahi bitirmedik' dediler. (Babam): 'Ben Abdurrahman'a emretmedim mi?' dedi. Ben ondan uzaklaştım (çekildim). (Babam): 'Ey Abdurrahman!' dedi. Ben (yine) uzaklaştım. (Babam): 'Ey ahmak! Sana yemin veriyorum, sesimi işitiyorsan mutlaka gel!' dedi. Ben geldim ve: 'Vallahi benim bir suçum yok; bunlar senin misafirlerin, onlara sor. Ben onlara ikramlarını getirdim ama sen gelinceye kadar yemeyi reddettiler' dedim. (Babam misafirlere): 'Size ne oluyor, bizden ikramınızı kabul etmiyor musunuz?' dedi. Ebû Bekr: 'Vallahi bu gece onu yemeyeceğim' dedi. Onlar da: 'Vallahi sen yemedikçe biz de yemeyeceğiz' dediler. (Ebû Bekr): 'Bu geceki gibi bir kötülük hiç görmedim! Yazıklar olsun size! Size ne oluyor da bizden ikramınızı kabul etmiyorsunuz?' dedi. Sonra: 'İlkine (ilk yeminime) gelince, o şeytandandı; ikramınızı getirin' dedi. Yemek getirildi; (Ebû Bekr) besmele çekip yedi, onlar da yedi. Sabah olunca Peygamber'e (s.a.v) erkenden gitti ve: 'Ey Allah'ın Resûlü, onlar (yeminlerinde) durdular, ben ise (yeminimi) bozdum' dedi. Ona (durumu) anlattı. (Peygamber): 'Bilakis sen onların en iyisi ve en hayırlısısın' buyurdu. (Ravi) dedi ki: Bana (bir) keffâret (yaptığına dair haber) ulaşmadı.