Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bize Yahya b. Yahya et-Temimi ile Katan b. Nüseyr tahdis etti -lafız Yahya'nındır-: Bize Cafer b. Süleyman, Said b. İyas el-Cüreyri'den, o Ebu Osman en-Nehdi'den, o Hanzala el-Üseyyidi'den haber verdi; -ki o Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in katiplerindendi- dedi ki: Ebu Bekr benimle karşılaştı ve: "Nasılsın ey Hanzala?" dedi. Ben: "Hanzala münafık oldu" dedim. O: "Sübhanallah! Ne diyorsun sen?" dedi. Ben: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yanında oluyoruz; bize cehennemi ve cenneti hatırlatıyor, öyle ki adeta gözümüzle görür gibi oluyoruz. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yanından çıkınca da eşlerle, çocuklarla ve geçim işleriyle uğraşıyor, çoğunu unutuyoruz" dedim. Ebu Bekr: "Vallahi biz de bunun aynısıyla karşılaşıyoruz" dedi. Bunun üzerine ben ve Ebu Bekr gidip Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yanına girdik. Ben: "Hanzala münafık oldu, ey Allah'ın Resulü" dedim. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "O da nedir?" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü! Senin yanında oluyoruz; bize cehennemi ve cenneti hatırlatıyorsun, öyle ki adeta gözümüzle görür gibi oluyoruz. Senin yanından çıkınca da eşlerle, çocuklarla ve geçim işleriyle uğraşıp çoğunu unutuyoruz" dedim. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Nefsim elinde olana yemin olsun ki, eğer benim yanımda ve zikirde bulunduğunuz hal üzere devam etseydiniz, melekler yataklarınızda ve yollarınızda sizinle musafaha ederdi. Fakat ey Hanzala, bir saat (böyle), bir saat (öyle)" buyurdu. (Bunu) üç kere (söyledi).