Fitneler ve Kıyamet Alâmetleri
Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bana, Merv ahalisinden Muhammed b. Abdillah b. Kuhzâz tahdis etti; bize Abdullah b. Osmân, Ebû Hamza'dan, o Kays b. Vehb'den, o Ebü'l-Veddâk'tan, o Ebû Saîd el-Hudrî'den (naklen) tahdis etti; (Ebû Saîd) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «Deccâl çıkar; mü'minlerden bir adam ona doğru yönelir. Yolda ona Deccâl'in silahlı muhafızları (öncü karakolları) rastlar ve: Nereye gidiyorsun? derler. O: Şu çıkan kişiye gidiyorum, der.» Buyurdu ki: «Ona: Sen bizim rabbimize iman etmiyor musun? derler. O: Bizim Rabbimizde gizli/kapalı bir şey yoktur (Rabbimiz apaçıktır), der. Bunun üzerine: Onu öldürün! derler. İçlerinden bazıları bazılarına: Rabbiniz (Deccâl), kendisine götürmeden hiç kimseyi öldürmenizi yasaklamadı mı? der.» Buyurdu ki: «Onu Deccâl'e götürürler. Mü'min onu görünce: Ey insanlar! İşte bu, Rasûlullah'ın (s.a.v.) söz ettiği Deccâl'dir, der.» Buyurdu ki: «Deccâl onun yatırılıp gerilmesini emreder; o da yere serilip gerilir. Deccâl: Onu tutun ve başını yarın! der; böylece sırtı ve karnı bol bol dövülür.» Buyurdu ki: «Deccâl: Bana iman etmiyor musun? der. O: Sen yalancı Mesih'sin, der.» Buyurdu ki: «Onun hakkında emir verilir; başının tepesinden (saç ayrımından) testereyle biçilir, nihayet iki bacağının arası ayrılır (ikiye bölünür).» Buyurdu ki: «Sonra Deccâl iki parçanın arasında yürür; sonra ona: Kalk! der; o da doğrulup ayağa kalkar.» Buyurdu ki: «Sonra ona: Bana iman ediyor musun? der. O: Senin hakkındaki basiretim ancak arttı, der.» Buyurdu ki: «Sonra o mü'min: Ey insanlar! O, benden sonra hiç kimseye böyle yapamayacak, der.» Buyurdu ki: «Deccâl onu boğazlamak için tutar; fakat boynundan köprücük kemiğine kadarki kısmı bakır kılınır, böylece ona bir yol (güç) bulamaz.» Buyurdu ki: «Bunun üzerine onun iki elinden ve iki ayağından tutup onu fırlatır. İnsanlar onu ateşe attı sanır; oysa o, cennete atılmıştır.» Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): «Bu kişi, âlemlerin Rabbi katında şehadeti (şehitliği) insanların en büyüğü olandır» buyurdu.