Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bize Abdullah b. Muhammed b. Esmâ ed-Dubaî rivayet etti (dedi ki): Bize Mehdî b. Meymûn rivayet etti (dedi ki): Bize Ebû Uyeyne'nin azatlısı Vâsıl, Yahyâ b. Ukayl'den, o Yahyâ b. Ya'mer'den, o Ebü'l-Esved ed-Dîlî'den, o da Ebû Zer'den rivayet etti ki: Peygamber'in (s.a.v.) ashabından bazı kimseler Peygamber'e (s.a.v.): 'Ey Allah'ın Resûlü! Servet sahipleri sevapları alıp götürdüler. Bizim namaz kıldığımız gibi namaz kılıyorlar, bizim oruç tuttuğumuz gibi oruç tutuyorlar ve mallarının fazlasından sadaka veriyorlar' dediler. (Peygamber) şöyle buyurdu: 'Allah size de kendisiyle sadaka verebileceğiniz şeyler kılmadı mı? Şüphesiz her tesbih (sübhânallâh demek) bir sadakadır, her tekbir (Allâhu ekber demek) bir sadakadır, her tahmîd (elhamdülillâh demek) bir sadakadır, her tehlîl (lâ ilâhe illallâh demek) bir sadakadır, iyiliği emretmek bir sadakadır, kötülükten sakındırmak bir sadakadır ve birinizin eşiyle cinsel birleşmesinde de bir sadaka vardır.' 'Ey Allah'ın Resûlü! Birimiz şehvetini giderdiğinde bunda ona sevap mı olur?' dediler. (Peygamber): 'Ne dersiniz, onu harama koysaydı bunda ona günah olmaz mıydı? İşte bunun gibi, onu helâle koyunca da ona sevap olur' buyurdu.