Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bana Süveyd b. Saîd rivayet etti (dedi ki): Bana Hafs b. Meysere, Mûsâ b. Ukbe'den, o Ebü'z-Zinâd'dan, o A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber'den (s.a.v.) rivayet etti; (Peygamber) buyurdu ki: 'Bir adam: Bu gece mutlaka bir sadaka vereceğim, dedi. Sadakasıyla çıkıp onu bir fahişenin (zâniye) eline koydu. Sabahleyin insanlar: Bu gece bir fahişeye sadaka verildi, diye konuşmaya başladılar. (Adam): Allah'ım! Bir fahişeye (verdiğim için) sana hamd olsun. Mutlaka (yine) bir sadaka vereceğim, dedi. Sadakasıyla çıkıp onu bir zenginin eline koydu. Sabahleyin insanlar: Bir zengine sadaka verildi, diye konuştular. (Adam): Allah'ım! Bir zengine (verdiğim için) sana hamd olsun. Mutlaka bir sadaka vereceğim, dedi. Sadakasıyla çıkıp onu bir hırsızın eline koydu. Sabahleyin insanlar: Bir hırsıza sadaka verildi, diye konuştular. (Adam): Allah'ım! Bir fahişeye, bir zengine ve bir hırsıza (verdiğim için) sana hamd olsun, dedi. Derken ona (bir melek) gelip şöyle denildi: Sadakana gelince, o kabul edildi. Fahişeye gelince, belki o (sadaka) sayesinde zinasından iffetli kalır (vazgeçer); zengin belki ibret alır da Allah'ın kendisine verdiğinden infak eder; hırsız da belki (o sadaka sayesinde) hırsızlığından iffetli kalır.'