Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bize Yahyâ b. Yahyâ tahdis etti; bize Huşeym, Seyyâr'dan, o da Şa'bî'den, o da Câbir b. Abdullah'tan haber verdi. (Câbir) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte bir gazvede idik. Dönerken ben ağır yürüyen (yavaş) bir devemin üzerinde acele ettim. Arkamdan bir binici bana yetişti ve yanındaki bir aneze (kısa mızrak/demir uçlu değnek) ile devemi dürttü. Bunun üzerine devem, görebileceğin develerin en iyisi gibi (hızla) gitti. Dönüp baktığımda bir de ne göreyim, Rasûlullah (s.a.v.)! 'Seni acele ettiren nedir ey Câbir?' dedi. 'Ey Allah'ın Rasûlü, ben yeni evliyim' dedim. 'Onunla bâkire ile mi evlendin, yoksa dul ile mi?' dedi. (Câbir) dedi ki: 'Bilakis dul ile' dedim. 'Kendisiyle oynaşacağın ve seninle oynaşacak bir kız (almalı değil miydin)?' buyurdu. (Câbir) dedi ki: Medine'ye vardığımızda (evlerimize) girmek için gittik; (Rasûlullah): 'Geceleyin -yani yatsı vakti- girinceye kadar bekleyin; ta ki saçı dağınık olan (kadın) taransın, kocası (uzakta) gurbette olan (kadın) da (etek) temizliğini yapsın' buyurdu. (Câbir) dedi ki: Ve: 'Vardığında akıllı ol, akıllı ol (el-keys, el-keys)' buyurdu.