Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bize Ebû Küreyb rivayet etti, bize İbn Numeyr, Hişâm'dan rivayet etti, bana babam, Âişe'den haber verdi ki: Sa'd -yarası iyileşmeye yüz tutup (kabuk bağlayıp) kapanmaya başlamıştı- şöyle dedi: Allah'ım! Sen biliyorsun ki, Resûlünü (s.a.v.) yalanlayan ve onu (yurdundan) çıkaran bir kavme karşı Senin yolunda cihat etmemden bana daha sevimli hiçbir şey yoktur. Allah'ım! Eğer Kureyş ile savaştan geriye bir şey kaldıysa, beni yaşat da Senin yolunda onlarla cihat edeyim. Allah'ım! Zannediyorum ki Sen bizimle onlar arasındaki savaşı bitirdin. Eğer bizimle onlar arasındaki savaşı bitirdiysen, onu (yaramı) patlat (aç) ve ölümümü onda (o yarada) kıl. Bunun üzerine (yara) göğsünün üstünden (gırtlak çukurundan) patladı. Mescitte onunla beraber Benî Gıfâr'dan bir çadır vardı; kan kendilerine akana kadar onları (bir şey) ürkütmedi (farkına varmadılar). Onlar: Ey çadır ehli! Sizin taraftan bize gelen bu (şey) nedir? dediler. Bir de baktılar ki Sa'd; yarası kan fışkırtıyor. Nihayet (Sa'd) ondan (o yaradan) öldü.