Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bize İshak b. Mûsâ b. Abdullah b. Mûsâ b. Abdullah b. Yezîd el-Ensârî tahdis etti, bize Enes b. İyâz tahdis etti, bana el-Hâris b. Ebî Zübâb, Yezîd'den -ki o İbn Hürmüz'dür- ve Abdurrahman el-A'rec'den (naklen) tahdis etti; ikisi dediler ki: Ebû Hüreyre'yi işittik, dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: 'Âdem ile Mûsâ -ikisine de selâm olsun- Rablerinin huzurunda tartıştılar (delil getirdiler); Âdem, Mûsâ'ya delille üstün geldi. Mûsâ dedi ki: Sen, Allah'ın kendi eliyle yarattığı, sana kendi ruhundan üflediği, meleklerini sana secde ettirdiği ve seni cennetine yerleştirdiği Âdem'sin; sonra sen hatanla insanları yeryüzüne indirdin. Âdem dedi ki: Sen, Allah'ın risâletiyle ve kelâmıyla seçkin kıldığı, sana içinde her şeyin açıklaması bulunan levhaları verdiği ve seni fısıldaşan (mahrem konuşan) bir kimse olarak kendisine yaklaştırdığı Mûsâ'sın. Peki, Allah'ın Tevrat'ı, ben yaratılmadan ne kadar önce yazdığını buldun (biliyorsun)? Mûsâ: Kırk yıl önce, dedi. Âdem dedi ki: Peki onda {Âdem Rabbine isyan etti de yolunu şaşırdı} (ifadesini) buldun mu? (Mûsâ) evet, dedi. (Âdem) dedi ki: Öyleyse Allah'ın, beni yaratmasından kırk yıl önce yapmamı üzerime yazdığı bir ameli yaptığım için mi beni kınıyorsun? Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: 'Böylece Âdem, Mûsâ'ya delille üstün geldi.'