Bu Türkçe çeviri yapay zekâ destekli olarak hazırlanmıştır.
Bize Ubeydullah b. Muâz el-Anberî tahdis etti, bize babam tahdis etti, bize Şu'be, Ebû İshâk'tan, o Ebû Bürde b. Ebî Mûsâ el-Eş'arî'den, o babasından, o da Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'den (rivayet etti) ki, o şu dua ile dua ederdi: 'Allah'ım! Hatamı, cehaletimi, işimdeki aşırılığımı (israfımı) ve senin benden daha iyi bildiğin (kusurlarımı) bağışla. Allah'ım! Ciddiyetimi ve şakamı, hatamı ve kastımı bağışla; bütün bunlar bende (mevcut) vardır. Allah'ım! Öne aldığımı (geçmişte yaptığımı) ve sona bıraktığımı (sonraya ertelediğimi), gizlediğimi ve açığa vurduğumu ve senin benden daha iyi bildiğin (şeyleri) bağışla. Öne alan sensin, sona bırakan (erteleyen) sensin ve sen her şeye kâdirsin.'