İçeriğe atla
Untold Serenity

102. At-Takathur

The Rivalry in world increase · Mekkî · 8 âyet · Nüzul sırası 16

التكاثر

The Surah takes its name from the word at takathur in the first verse.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

102:1

أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ

Bayraktar Bayraklı

1,2. Ta ki ölüp kabre gelinceye kadar, çoklukla övünmek sizi oyaladı.

Cemal Külünkoğlu

Mal mülk ve evladın çokluğuyla övünmek sizi oyalayıp durdu.

Mehmet Türk

1,2. Aranızdaki çokluk yarışı, sizleri, (ölüp) kabre girinceye kadar oyaladı.

102:2

حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ

Bayraktar Bayraklı

1,2. Ta ki ölüp kabre gelinceye kadar, çoklukla övünmek sizi oyaladı.

Cemal Külünkoğlu

Öyle ki mezarlıklara varıncaya kadar onlarla övünüyorsunuz.

Mehmet Türk

1,2. Aranızdaki çokluk yarışı, sizleri, (ölüp) kabre girinceye kadar oyaladı.

102:3

كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ

Bayraktar Bayraklı

3,4. Hayır! Yakında bileceksiniz! Yine hayır! Yakında bileceksiniz.!

Cemal Külünkoğlu

Hayır! (Bunun doğru olmadığını) yakında göreceksiniz!

Mehmet Türk

Sakın böyle olmayın! İleride bileceksiniz.

102:4

ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ

Bayraktar Bayraklı

3,4. Hayır! Yakında bileceksiniz! Yine hayır! Yakında bileceksiniz.!

Cemal Külünkoğlu

Evet, evet! Siz, (bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu) yakında bileceksiniz!

Mehmet Türk

Sonra doğrusu! İleride (daha da iyi) bileceksiniz.

102:5

كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ

Bayraktar Bayraklı

Hayır! Gerçeği kesin bilgi ile bilseydiniz.

Cemal Külünkoğlu

İş, sizin bildiğiniz gibi değil! Eğer siz bu övünmenin neye mal olduğunu tam kavramış olsaydınız (böyle yapmaz, mal mülk ve evlat gibi dünyalıklarla övünmezdiniz).

Mehmet Türk

5,6. Doğrusu! Keşke cehennemi kesinlikle göreceğinize (dünyadayken) kesin bir bilgi ile tam olarak inansaydınız.

102:6

لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ

Bayraktar Bayraklı

6,7. “Elbette cehennemi önceden görecektiniz. Evet onu çıplak gözle göreceksiniz.”

Cemal Külünkoğlu

Elbette ki (siz bu yersiz övünmelerinizden dolayı) dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz!

Mehmet Türk

5,6. Doğrusu! Keşke cehennemi kesinlikle göreceğinize (dünyadayken) kesin bir bilgi ile tam olarak inansaydınız.

102:7

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ

Bayraktar Bayraklı

6,7. “Elbette cehennemi önceden görecektiniz. Evet onu çıplak gözle göreceksiniz.”

Cemal Külünkoğlu

Daha sonra, onu (cehennemi) kendi gözlerinizle kesin olarak (ahirette) göreceksiniz!

Mehmet Türk

Yemin olsun ki daha sonra, cehennemi (âhirette) gözlerinizle göreceksiniz.

102:8

ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ

Bayraktar Bayraklı

“Nihayet o gün nimetlerden elbette hesaba çekileceksiniz.”

Cemal Külünkoğlu

Nihayet o gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!

Mehmet Türk

Sonra da yemin olsun ki o gün, (size verilen) bütün nîmetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.