ٱلۡقَارِعَةُ
Kapı çalan!
Gürültü koparacak olan büyük felaket!
1,2. O çok şiddetli bir belâ, (var ya!) Nedir o çok şiddetli belâ?
The Calamity · Mekkî · 11 âyet · Nüzul sırası 30
The Surah takes its name from its first word al-qari'ah. This is not only a name but also the title of its subject matter, for the Surah is devoted to the subject of the Resurrection.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
ٱلۡقَارِعَةُ
Kapı çalan!
Gürültü koparacak olan büyük felaket!
1,2. O çok şiddetli bir belâ, (var ya!) Nedir o çok şiddetli belâ?
مَا ٱلۡقَارِعَةُ
Nedir o kapı çalan?
O ne korkunç bir felakettir.
1,2. O çok şiddetli bir belâ, (var ya!) Nedir o çok şiddetli belâ?
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ
O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?
Bilir misin, nedir o büyük felaket?
Bu “Karia”nın tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki?
يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ
O gün insanlar, saçılmış kelebekler gibi olurlar.
O öyle bir gündür ki; o gün insanlar, çırpınarak etrafa yayılan küçük kelebekleri andıracak.
İşte o gün insanlar, (ateş etrafında) çırpınıp yayılan pervâneler gibi olacaklar.
وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ
Dağlar atılmış yün gibi olurlar.
Dağlar da atılmış renkli yünler gibi savrulacak.
Dağlar ise (etrafa didilerek) atılmış rengârenk yünler gibi olacak.
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ
6,7. Tartıları ağır gelenler, mutlu bir yaşam içerisinde olacaklardır.
6-7. İşte (o gün) kimin tartı(da iyilik)leri ağır gelirse, işte o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacak.
6,7. Artık (o gün,) kimin (sevap) tartısı ağır basarsa o, cennette hoşnut kalacağı bir hayat içerisinde yaşayacak.
فَهُوَ فِي عِيشَةࣲ رَّاضِيَةࣲ
6,7. Tartıları ağır gelenler, mutlu bir yaşam içerisinde olacaklardır.
6-7. İşte (o gün) kimin tartı(da iyilik)leri ağır gelirse, işte o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacak.
6,7. Artık (o gün,) kimin (sevap) tartısı ağır basarsa o, cennette hoşnut kalacağı bir hayat içerisinde yaşayacak.
وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ
8,9. Fakat tartıları hafif gelenler ise, onların da yeri Hâviye'dir.
8-9. Fakat kimin de tartı(da iyilik)leri hafif gelirse, onun yeri “Haviye”dir.
8,9. (O gün) kimin de (sevap) tartısı hafif gelirse, onun (kucağına sığınacağı) anası, hâviye’dir.
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةࣱ
8,9. Fakat tartıları hafif gelenler ise, onların da yeri Hâviye'dir.
8-9. Fakat kimin de tartı(da iyilik)leri hafif gelirse, onun yeri “Haviye”dir.
8,9. (O gün) kimin de (sevap) tartısı hafif gelirse, onun (kucağına sığınacağı) anası, hâviye’dir.
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ
Hâviye'nin ne olduğunu sen ne bilirsin?
Bilir misin, nedir o “Haviye”?
Bu “haviye”nin tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki?
نَارٌ حَامِيَةُۢ
O, son derece kızgın bir ateştir.
O, yakıp kavuran bir ateştir.
O, (cehennem çukurundaki) çok şiddetli bir ateştir.