'Nuh' is the name of this Surah as well as the title of its subject matter, for in it, from beginning to the end, the story of the Prophet Noah has been related.
Şüphesiz biz Nûh'u, kendilerine acıklı bir azap gelmeden önce toplumunu uyarması için toplumuna peygamber olarak gönderdik.
Cemal Külünkoğlu
Doğrusu biz Nuh’u, “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmezden önce milletini uyarsın” diye kavmine (elçi olarak) gönderdik.
Mehmet Türk
Şüphesiz Biz Nûh’u, toplumuna; “Kendilerine acı bir azap gelmeden önce kavmini uyar!” diye (Peygamber olarak) gönderdik.
71:2
قَالَ يَٰقَوۡمِ إِنِّي لَكُمۡ نَذِيرࣱ مُّبِينٌ
Bayraktar Bayraklı
2,3,4. Nûh, onlara şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!”
Cemal Külünkoğlu
O da “Ey halkım!” dedi, “Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Mehmet Türk
O da (toplumuna): “Ey Kavmim! Gerçekten ben, size (gönderilen) apaçık bir uyarıcıyım.” dedi.
2,3,4. Nûh, onlara şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!”
Cemal Külünkoğlu
“Yalnız Allah’a kulluk edin, O’na karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki,
Mehmet Türk
(Ve devamla): “Yani Allah’a kulluk edin, Ona karşı hata etmekten sakının ve bana itaat edin.” ki,
2,3,4. Nûh, onlara şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!”
Cemal Külünkoğlu
(Allah) Günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte, yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah’ın takdir ettiği ecel (ölüm) gelince, asla ertelenmez. Keşke bunu bilseniz (de imam etseniz)!”
Mehmet Türk
“(Allah) günâhlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve size (belirlediği) süreye kadar ömür versin. Eğer bilirseniz, Allah’ın belirlediği süre, kesinlikle ertelenmez.” dedi.
5,6,7,8,9. Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
Cemal Külünkoğlu
Nihayet, (uzun zaman süren tebliğin ardından Nuh) şöyle münacatta bulundu: “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim.
Mehmet Türk
(Nuh Rabbine): “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz demedim (sürekli) davet ettim.” dedi.
71:6
فَلَمۡ يَزِدۡهُمۡ دُعَآءِيٓ إِلَّا فِرَارࣰ ا
Bayraktar Bayraklı
5,6,7,8,9. Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
Cemal Külünkoğlu
Fakat benim davetim, onları daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramadı.”
Mehmet Türk
(Ve devamla): “Benim davetim ancak onların (îman etmekten) kaçışlarını artırdı.”
5,6,7,8,9. Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
Cemal Külünkoğlu
“Doğrusu ben senin onları bağışlaman için kendilerini her çağrışımda, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (beni görmemek için) örtülerini başlarına çektiler, (hakka karşı) direndiler, büyük bir kibir gösterdiler.”
Mehmet Türk
“Doğrusu ben, Senin onları bağışlaman için ne kadar davet ettimse onlar, (davetimi duymamak için) parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler, (küfürlerinde) direndiler ve çok fazla büyüklük tasladılar.”
71:8
ثُمَّ إِنِّي دَعَوۡتُهُمۡ جِهَارࣰ ا
Bayraktar Bayraklı
5,6,7,8,9. Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
Cemal Külünkoğlu
“Sonra onları daha açık bir şekilde imana davet ettim.”
Mehmet Türk
“Sonra ben, onlara açıktan açığa da davette bulundum.”
5,6,7,8,9. Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
Cemal Külünkoğlu
“Daha sonra onlara hem açıktan açığa tebliğ ettim hem de gizliden gizliye (bir bir, yüz yüze) kendileriyle konuştum.”
Mehmet Türk
“(Hatta) sonra (davetimi) onlara açıktan açığa, gizliden gizliye (defalarca) söyledim.”
15,16. “Allah'ın yedi göğü birbiri ile nasıl uyumlu yarattığını görmüyor musunuz? Ayı, bunlar içinde bir nur yaptı ve güneşi bir kandil haline getirdi.”
Cemal Külünkoğlu
“Görmüyor musunuz, Allah yedi göğü uyumlu bir bütün olarak nasıl yarattı?”
Mehmet Türk
15,16. “Siz, Allah’ın yedi göğü birbirleriyle uyumlu olarak nasıl yarattığını, ayı bunlar içerisinde bir nur kıldığını, güneşi de bir ışık kaynağı, olarak yarattığını hiç görmüyor musunuz?”
15,16. “Allah'ın yedi göğü birbiri ile nasıl uyumlu yarattığını görmüyor musunuz? Ayı, bunlar içinde bir nur yaptı ve güneşi bir kandil haline getirdi.”
Cemal Külünkoğlu
“Aralarında Ay’a aydınlık verdi ve Güneş’in ışık saçmasını sağladı.”
Mehmet Türk
15,16. “Siz, Allah’ın yedi göğü birbirleriyle uyumlu olarak nasıl yarattığını, ayı bunlar içerisinde bir nur kıldığını, güneşi de bir ışık kaynağı, olarak yarattığını hiç görmüyor musunuz?”
71:17
وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ نَبَاتࣰ ا
Bayraktar Bayraklı
17,18. “Allah sizi bir bitki olarak yerden bitirdi. Sonra sizi oraya gönderecek ve yine oradan çıkaracaktır.”
Cemal Külünkoğlu
“Allah, bitkilerde olduğu gibi sizi (Âdem’i) de yerden bitirdi (topraktan yarattı.)”
Mehmet Türk
“Sizi yerden ot (bitirir) gibi (başkası değil) Allah bitirmiştir.”
21,22. Nûh şöyle dedi: “Ey Rabbim! Bunlar bana karşı geldiler. Malı ve çocukları kendi zararını arttırmaktan başka işe yarayamayan kişiye uydular ve büyük tuzaklar kurdular.”
Cemal Külünkoğlu
Nuh devamla (Allah’a yönelerek); “Ya Rabbi!” dedi, “Hep bana başkaldırdılar. Malı ve evladı kendilerini hüsrana sürüklemekten başka işe yaramayan (servet ve güç sahibi kodaman)lara uydular.
Mehmet Türk
21,22. Nûh (Rabbine yönelerek): “Ey Rabbim! Gerçekten onlar bana isyan edip, malı ve çocuğu, sadece küfürlerini artıran ve çok büyük tuzaklar kuran kimselere uydular.” dedi.
71:22
وَمَكَرُواْ مَكۡرࣰ ا كُبَّارࣰ ا
Bayraktar Bayraklı
21,22. Nûh şöyle dedi: “Ey Rabbim! Bunlar bana karşı geldiler. Malı ve çocukları kendi zararını arttırmaktan başka işe yarayamayan kişiye uydular ve büyük tuzaklar kurdular.”
Cemal Külünkoğlu
“Üstelik (bana) büyük büyük tuzaklar kurdular.
Mehmet Türk
21,22. Nûh (Rabbine yönelerek): “Ey Rabbim! Gerçekten onlar bana isyan edip, malı ve çocuğu, sadece küfürlerini artıran ve çok büyük tuzaklar kuran kimselere uydular.” dedi.
Dediler ki: “Sakın ilâhlarınızı bırakmayınız, hele Vedd'den; Süva‘'dan, Ye‘ûs'tan, Ye‘ûk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyiniz.”
Cemal Külünkoğlu
Bir de (birbirlerine) şöyle dediler: “Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın! Hele (en büyükleri olan) Vedd’i, Suvâ’ı, Yeğûs’u, Ye’ûk’u, Nesr’i, asla bırakmayın!”
Mehmet Türk
“Ve: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın, özellikle Vedd’i, Suva’ı, Yeğus’u, Ye’ûk’u ve Nesr’i hiç bırakmayın.’ dediler.”
Onlar hataları yüzünden boğuldular. Ardından ateşe atılacaklar. Allah'a karşı kendilerine yardım edecek kimseler bulamayacaklar.
Cemal Külünkoğlu
Bunlar, hataları (inkâr ve isyanları) yüzünden (tufan ile) suda boğuldular, sonra ateşe sokuldular (cehenneme girdiler) ve kendilerini Allah’a karşı koruyacak bir yardımcı bulamadılar.
Mehmet Türk
İşte bunlar sadece bu hatalarından dolayı suda boğuldular, sonra da cehenneme sokuldular. Ve kendilerini Allaha kar-şı koruyacak bir yardımcı da bulamadılar.
26,27. “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbirini bırakma! Çünkü onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Yalnızca ahlaksızlığa ve inkâra yol verirler.”
Cemal Külünkoğlu
Nuh, duasını şöyle tamamladı: “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde orada mesken tutacak kimseyi bırakma!
Mehmet Türk
Nûh: “Ey Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden yurt sahibi hiç bir kimse bırakma.” dedi.
26,27. “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbirini bırakma! Çünkü onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Yalnızca ahlaksızlığa ve inkâra yol verirler.”
Cemal Külünkoğlu
“Çünkü sen onları bırakırsan, sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar.
Mehmet Türk
Ve: “Eğer Sen onları bırakırsan onlar, Senin kullarını saptırırlar ve sadece kötülük ve kâfirlik üretirler.”
“Ey Rabbim! Beni, anne babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla. Bu zâlimlerin de helâklerinden başka bir şeyini arttırma!”
Cemal Külünkoğlu
“Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimleri de tez elden helak et.”
Mehmet Türk
“Ey Rabbim! Beni, anne ve babamı, inanarak evime gireni, inanan erkek ve inanan kadınları bağışla ve bu zâlimlerin sadece helâkini artır.” (diye dua etti.)