İçeriğe atla
Untold Serenity

74. Al-Muddaththir

The Cloaked One · Mekkî · 56 âyet · Nüzul sırası 4

المدثر

The Surah takes its name from the word al-muddaththir in the first verse. This also is only a name, not a title of its subject matter.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

74:1

يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡمُدَّثِّرُ

Bayraktar Bayraklı

Ey vahye bürünen!

Cemal Külünkoğlu

Ey vahye bürünen (Peygamber)!

Mehmet Türk

Ey o (yalnızlığa) bürünen kişi!

74:2

قُمۡ فَأَنذِرۡ

Bayraktar Bayraklı

Kalk ve uyar!

Cemal Külünkoğlu

Kalk ve (insanları) uyar!

Mehmet Türk

Kalk ve hemen (insanları) uyar.

74:3

وَرَبَّكَ فَكَبِّرۡ

Bayraktar Bayraklı

Sadece Rabbini yücelt!

Cemal Külünkoğlu

Ve sadece Rabbini yücelt!

Mehmet Türk

Sadece Rabbini yücelt.

74:4

وَثِيَابَكَ فَطَهِّرۡ

Bayraktar Bayraklı

Öz benliğini temiz tut!

Cemal Külünkoğlu

Kendini (gönlünü, öz benliğini) temiz tut (şirke ve inkâra bulaşma)!

Mehmet Türk

Ve yakınlarını, (kötülükten) temizle.

74:5

وَٱلرُّجۡزَ فَٱهۡجُرۡ

Bayraktar Bayraklı

Bütün pisliklerden kaçın!

Cemal Külünkoğlu

Azaba ve kötülüğe yol açacak şeylerden kaçın!

Mehmet Türk

Bütün pisliklerden uzaklaş.

74:6

وَلَا تَمۡنُن تَسۡتَكۡثِرُ

Bayraktar Bayraklı

Yaptığını çok göstererek başa kakma!

Cemal Külünkoğlu

Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma (kendine kazanç aracı kılma)!

Mehmet Türk

(Yaptıklarını) çok görerek başa kakma.

74:7

وَلِرَبِّكَ فَٱصۡبِرۡ

Bayraktar Bayraklı

Rabbin için sabret!

Cemal Külünkoğlu

Rabbinin rızasını kazanmak için sabret (her şeye katlanarak mücadeleye devam et)!

Mehmet Türk

Ve Rabbinin (rızası) için sabret!

74:8

فَإِذَا نُقِرَ فِي ٱلنَّاقُورِ

Bayraktar Bayraklı

8,9,10. Sûr'a üfürüldüğünde, işte o gün, çok çetin, çok zorlu bir gündür. Kâfirler için kolay değildir.

Cemal Külünkoğlu

(Kıyamet için) o Sur’a üflendiği zaman,

Mehmet Türk

Sûr’a üfürüldüğü zaman var ya,

74:9

فَذَٰلِكَ يَوۡمَئِذࣲ يَوۡمٌ عَسِيرٌ

Bayraktar Bayraklı

8,9,10. Sûr'a üfürüldüğünde, işte o gün, çok çetin, çok zorlu bir gündür. Kâfirler için kolay değildir.

Cemal Külünkoğlu

İşte o gün çok zor bir gün olacak,

Mehmet Türk

9,1. İşte o gün, gerçekten kâfirler için, hiç de kolay olmayan, zor bir gündür.

74:10

عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ غَيۡرُ يَسِيرࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

8,9,10. Sûr'a üfürüldüğünde, işte o gün, çok çetin, çok zorlu bir gündür. Kâfirler için kolay değildir.

Cemal Külünkoğlu

İnkârcılar için (hiç de) kolay olmayacak.

Mehmet Türk

9,1. İşte o gün, gerçekten kâfirler için, hiç de kolay olmayan, zor bir gündür.

74:11

ذَرۡنِي وَمَنۡ خَلَقۡتُ وَحِيدࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için nimetleri serdikçe serdiğim o kişiyi bana bırak!

Cemal Külünkoğlu

Yarattığımda tek başına (yapayalnız) olan kişiyi sen bana bırak!

Mehmet Türk

11,12,13,14. Bırakın Bana! O kendi ellerimle yarattığım, kendisine bolca servet ve gözünün önünde duran oğullar verdiğim ve önüne imkân ve fırsatlar serdiğim adamı.

74:12

وَجَعَلۡتُ لَهُۥ مَالࣰ ا مَّمۡدُودࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için nimetleri serdikçe serdiğim o kişiyi bana bırak!

Cemal Külünkoğlu

Ona ardı arkası gelmeyen servetler verdim.

Mehmet Türk

11,12,13,14. Bırakın Bana! O kendi ellerimle yarattığım, kendisine bolca servet ve gözünün önünde duran oğullar verdiğim ve önüne imkân ve fırsatlar serdiğim adamı.

74:13

وَبَنِينَ شُهُودࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için nimetleri serdikçe serdiğim o kişiyi bana bırak!

Cemal Külünkoğlu

Gözü önünden ayrılmayan evlatlar (lütfettim).

Mehmet Türk

11,12,13,14. Bırakın Bana! O kendi ellerimle yarattığım, kendisine bolca servet ve gözünün önünde duran oğullar verdiğim ve önüne imkân ve fırsatlar serdiğim adamı.

74:14

وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمۡهِيدࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için nimetleri serdikçe serdiğim o kişiyi bana bırak!

Cemal Külünkoğlu

Ayrıca rahat yaşaması için her türlü imkânı önüne serdim.

Mehmet Türk

11,12,13,14. Bırakın Bana! O kendi ellerimle yarattığım, kendisine bolca servet ve gözünün önünde duran oğullar verdiğim ve önüne imkân ve fırsatlar serdiğim adamı.

74:15

ثُمَّ يَطۡمَعُ أَنۡ أَزِيدَ

Bayraktar Bayraklı

Bütün bunlardan sonra, kendisine verdiklerimi daha da arttırmamı istiyor.

Cemal Külünkoğlu

Buna rağmen o, hala ihtirasla verdiğimden daha fazlasını istiyor (dünyalık nimetlerin ebedi olmasını arzuluyor).

Mehmet Türk

(Buna rağmen) hâlâ verdiğimden daha da fazlasını istiyor.

74:16

كَلَّآۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِأٓيَٰتِنَا عَنِيدࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Hayır, iş sanıldığı gibi değil. O, bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi.

Cemal Külünkoğlu

Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim ayetlerimizi inatla inkâra/yalanlamaya kalkıştı.

Mehmet Türk

Bunu, asla (ummasın)! Çünkü o, Bizim âyetlerimize, hep karşı çıktı.

74:17

سَأُرۡهِقُهُۥ صَعُودًا

Bayraktar Bayraklı

Ben onu dik bir yokuşa süreceğim.

Cemal Külünkoğlu

Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.

Mehmet Türk

Ben de onu, sarp bir yokuşa süreceğim.

74:18

إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

Bayraktar Bayraklı

18,19,20. Zira o, düşündü ve ölçtü biçti. Geberesice, nasıl ölçtü biçti! Lanet olası nasıl ölçtü biçti!

Cemal Külünkoğlu

Çünkü o, (Kur’an’a nasıl karşı çıkacağını) düşündü ve plan yaptı.

Mehmet Türk

Zirâ o, düşündü, ölçtü-biçti,

74:19

فَقُتِلَ كَيۡفَ قَدَّرَ

Bayraktar Bayraklı

18,19,20. Zira o, düşündü ve ölçtü biçti. Geberesice, nasıl ölçtü biçti! Lanet olası nasıl ölçtü biçti!

Cemal Külünkoğlu

Kahrolası nasıl da düşündü ve plan yaptı!

Mehmet Türk

(Ama) kahrolası! Nasıl da ölçtü-biçti?

74:20

ثُمَّ قُتِلَ كَيۡفَ قَدَّرَ

Bayraktar Bayraklı

18,19,20. Zira o, düşündü ve ölçtü biçti. Geberesice, nasıl ölçtü biçti! Lanet olası nasıl ölçtü biçti!

Cemal Külünkoğlu

Yine kahrolası, nasıl düşündü ve uydurdu?

Mehmet Türk

Yine o kahrolası! Ne de ölçtü-biçti ya!

74:21

ثُمَّ نَظَرَ

Bayraktar Bayraklı

21,22,23,24,25. Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”

Cemal Külünkoğlu

Sonra (Kur’an hakkında yeni dayanaklar bulmak için çevresine) baktı (düşündü).

Mehmet Türk

Arkasından (etrafına) bakındı,

74:22

ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

Bayraktar Bayraklı

21,22,23,24,25. Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”

Cemal Külünkoğlu

Sonra (söyleyecek söz bulamayınca) suratını astı ve kaşlarını çattı.

Mehmet Türk

Sonra kaşlarını dürdü ve suratın astı.

74:23

ثُمَّ أَدۡبَرَ وَٱسۡتَكۡبَرَ

Bayraktar Bayraklı

21,22,23,24,25. Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”

Cemal Külünkoğlu

Sonra da arkasını dönüp büyüklük taslayarak gitti.

Mehmet Türk

Daha sonra böbürlenerek sırtını döndü.

74:24

فَقَالَ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرࣱ يُؤۡثَرُ

Bayraktar Bayraklı

21,22,23,24,25. Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”

Cemal Külünkoğlu

Ve “Bu Kur’an eskilerden aktarılan bir büyüdür

Mehmet Türk

24,25. Ve hemen (hiç düşünmeden): “Bu, sadece aldatıcı bir büyüdür ve bu, bir insan sözünden başka bir şey değildir.” dedi.

74:25

إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا قَوۡلُ ٱلۡبَشَرِ

Bayraktar Bayraklı

21,22,23,24,25. Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”

Cemal Külünkoğlu

Ve bu, (Allah sözü değil) ancak insan sözüdür” dedi.

Mehmet Türk

24,25. Ve hemen (hiç düşünmeden): “Bu, sadece aldatıcı bir büyüdür ve bu, bir insan sözünden başka bir şey değildir.” dedi.

74:26

سَأُصۡلِيهِ سَقَرَ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. İşte ben onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu nereden bileceksin? Bırakmayan ve terk etmeyen bir ateştir. İnsanın derisini kavurur; orada on dokuz bekçi vardır.

Cemal Külünkoğlu

Ben de muhakkak onu “Sakar’a atacağım.

Mehmet Türk

Ben onu (âhirette) Sekar’a atacağım.

74:27

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سَقَرُ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. İşte ben onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu nereden bileceksin? Bırakmayan ve terk etmeyen bir ateştir. İnsanın derisini kavurur; orada on dokuz bekçi vardır.

Cemal Külünkoğlu

Sakar’ın ne olduğunu bilir misin?

Mehmet Türk

O Sekar’ın gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki?

74:28

لَا تُبۡقِي وَلَا تَذَرُ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. İşte ben onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu nereden bileceksin? Bırakmayan ve terk etmeyen bir ateştir. İnsanın derisini kavurur; orada on dokuz bekçi vardır.

Cemal Külünkoğlu

O ne yaşatır ne de öldürür,

Mehmet Türk

28,29. O, her şeyi yakan, insanın yakasını asla bırakmayan ve derilerini kavuran (bir cehennem)dir.

74:29

لَوَّاحَةࣱ لِّلۡبَشَرِ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. İşte ben onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu nereden bileceksin? Bırakmayan ve terk etmeyen bir ateştir. İnsanın derisini kavurur; orada on dokuz bekçi vardır.

Cemal Külünkoğlu

O, durmadan derileri yakıp kavurur.

Mehmet Türk

28,29. O, her şeyi yakan, insanın yakasını asla bırakmayan ve derilerini kavuran (bir cehennem)dir.

74:30

عَلَيۡهَا تِسۡعَةَ عَشَرَ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. İşte ben onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu nereden bileceksin? Bırakmayan ve terk etmeyen bir ateştir. İnsanın derisini kavurur; orada on dokuz bekçi vardır.

Cemal Külünkoğlu

Üzerinde on dokuz vardır onun.

Mehmet Türk

Onun üzerinde on dokuz vardır.

74:31

وَمَا جَعَلۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةࣰۖ وَمَا جَعَلۡنَا عِدَّتَهُمۡ إِلَّا فِتۡنَةࣰ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ لِيَسۡتَيۡقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَيَزۡدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِيمَٰنࣰ ا وَلَا يَرۡتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضࣱ وَٱلۡكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلࣰ اۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَمَا يَعۡلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡبَشَرِ

Bayraktar Bayraklı

Biz cehennemin bekçilerini sırf melekler kıldık. Sayılarını da, inkâr edenlere bir imtihan yaptık ki, kendilerine kitap verilenler Kur'ân vahyinin doğruluğundan emin olsunlar; inananların imanı artsın; kitap verilenler ve inananlar şüphe etmesinler; kalplerinde inanç sorunu olanlar ve inkâr edenler de, “Allah bu örnekle ne demek istedi?” desinler. Allah dileyeni böyle saptırır, dileyeni de doğru yola ulaştırır. Rabbinin ordularını kendisinden başka kimse bilemez. Bunlar insana sadece bir öğüttür.

Cemal Külünkoğlu

Biz o cehennemin muhafızlarını hep meleklerden ibaret kıldık. Sayılarını da ancak inkârcılar için bir sınav yaptık. Kendilerine kitap verilenler de Kur’an’ın hak olduğuna inansınlar (çünkü onların kitaplarında da bu meleklerin sayısı on dokuzdur). İnananlar da imanlarını artırsın. Kendilerine kitap verilenlerle mü’minler (böylece) şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık olan münafıklar ile inkârcılar da neticede: “Allah, bu örnek ile ne anlatmak istemiş olabilir?” desinler. Böylece Allah dileyeni sapıklıkta bırakır, dileyeni de doğru yola iletir. Rabbinin ordularını kendisinden başka kimse bilemez. Bu, insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir.

Mehmet Türk

Biz cehennemin görevlilerini sadece meleklerden kıldık. Biz onların sayısını sadece kâfirler için bir imtihan (vesilesi) yaptık ki böylece kendilerine kitap verilenler iyice inansın, îman edenler îmanlarını artırsın, bir de kendilerine kitap verilenler ve îman edenler, şüpheye düşmesin, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: “Allah bu misalle ne demek istiyor?” desinler. İşte Allah böylece dilediğini şaşırtır, dilediğini de hak yola yöneltir. Rabbinin ordularını, kendisinden başka kimse bilemez. Bütün bunlar, insanlık için ancak bir öğüttür.

74:32

كَلَّا وَٱلۡقَمَرِ

Bayraktar Bayraklı

32,33,34. Hayır! Öyle değil, aya, uzaklaştığında geceye ve ağardığında sabaha andolsun.

Cemal Külünkoğlu

Hayır (onlar öğüt almazlar)! Ay’a (yemin olsun)!

Mehmet Türk

32,33,34. (Ama onlar) asla (öğüt almazlar.) Aya, döndüğü zaman geceye ve ağardığı zaman sabaha, yemin olsun ki,

74:33

وَٱلَّيۡلِ إِذۡ أَدۡبَرَ

Bayraktar Bayraklı

32,33,34. Hayır! Öyle değil, aya, uzaklaştığında geceye ve ağardığında sabaha andolsun.

Cemal Külünkoğlu

Çekilip giderken geceye,

Mehmet Türk

32,33,34. (Ama onlar) asla (öğüt almazlar.) Aya, döndüğü zaman geceye ve ağardığı zaman sabaha, yemin olsun ki,

74:34

وَٱلصُّبۡحِ إِذَآ أَسۡفَرَ

Bayraktar Bayraklı

32,33,34. Hayır! Öyle değil, aya, uzaklaştığında geceye ve ağardığında sabaha andolsun.

Cemal Külünkoğlu

Ağardığı zaman sabaha (söken şafağa) yemin olsun ki,

Mehmet Türk

32,33,34. (Ama onlar) asla (öğüt almazlar.) Aya, döndüğü zaman geceye ve ağardığı zaman sabaha, yemin olsun ki,

74:35

إِنَّهَا لَإِحۡدَى ٱلۡكُبَرِ

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz o Sekar, büyük felâketlerden biridir.

Cemal Külünkoğlu

O (cehennem) gerçekten büyük (bir uyarı) dır.

Mehmet Türk

35,36,37. Gerçekten o (cehennem) sizden öne geçmek veya geride kalmak isteyen insanlar için, büyük uyarılardan birisidir.

74:36

نَذِيرࣰ ا لِّلۡبَشَرِ

Bayraktar Bayraklı

İnsanlık için bir uyarıcıdır.

Cemal Külünkoğlu

(O cehennem) insan için (bir uyarıcıdır).

Mehmet Türk

35,36,37. Gerçekten o (cehennem) sizden öne geçmek veya geride kalmak isteyen insanlar için, büyük uyarılardan birisidir.

74:37

لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَتَقَدَّمَ أَوۡ يَتَأَخَّرَ

Bayraktar Bayraklı

Sizden, ilerlemek ya da geri kalmak isteyenler için.

Cemal Külünkoğlu

Sizden iyilikler yaparak önde gitmeyi veya küfür yüzünden cehennemde kalmayı seçen her biriniz için bir uyarıcıdır.

Mehmet Türk

35,36,37. Gerçekten o (cehennem) sizden öne geçmek veya geride kalmak isteyen insanlar için, büyük uyarılardan birisidir.

74:38

كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا كَسَبَتۡ رَهِينَةٌ

Bayraktar Bayraklı

Herkes, kazandığına karşılık bir rehindir.

Cemal Külünkoğlu

(İyi bilin ki; hesap günü) herkes (dünyada) yaptıklarının esiri olacaktır.

Mehmet Türk

38,39. Sağ taraftakilerin dışında, herkes(in karşılığı) kendi kazandığına bağlıdır.

74:39

إِلَّآ أَصۡحَٰبَ ٱلۡيَمِينِ

Bayraktar Bayraklı

39,40,41,42. Ancak sağdakiler hariçtir. Onlar cennetlerde olacak ve suçlulara soracaklardır. “Sizi Sekar'a sürükleyen nedir?”

Cemal Külünkoğlu

Yalnız dürüstlüğü ve erdemli olmayı başararak âhiret mutluluğuna erenler hariç.

Mehmet Türk

38,39. Sağ taraftakilerin dışında, herkes(in karşılığı) kendi kazandığına bağlıdır.

74:40

فِي جَنَّٰتࣲ يَتَسَآءَلُونَ

Bayraktar Bayraklı

39,40,41,42. Ancak sağdakiler hariçtir. Onlar cennetlerde olacak ve suçlulara soracaklardır. “Sizi Sekar'a sürükleyen nedir?”

Cemal Külünkoğlu

40-41. Onlar cennetlerde olacaklar ve oradan suçlulara soracaklar.

Mehmet Türk

40,41,42. Onlar, cennetlerdedir ve günâhkârlara: “Sizi şu cehenneme sürükleyen nedir?” diye sorarlar.

74:41

عَنِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

Bayraktar Bayraklı

39,40,41,42. Ancak sağdakiler hariçtir. Onlar cennetlerde olacak ve suçlulara soracaklardır. “Sizi Sekar'a sürükleyen nedir?”

Cemal Külünkoğlu

40-41. Onlar cennetlerde olacaklar ve oradan suçlulara soracaklar.

Mehmet Türk

40,41,42. Onlar, cennetlerdedir ve günâhkârlara: “Sizi şu cehenneme sürükleyen nedir?” diye sorarlar.

74:42

مَا سَلَكَكُمۡ فِي سَقَرَ

Bayraktar Bayraklı

39,40,41,42. Ancak sağdakiler hariçtir. Onlar cennetlerde olacak ve suçlulara soracaklardır. “Sizi Sekar'a sürükleyen nedir?”

Cemal Külünkoğlu

“Sizi şu Sakar’a (cehenneme) sürükleyen nedir?” (diye soracaklar.)

Mehmet Türk

40,41,42. Onlar, cennetlerdedir ve günâhkârlara: “Sizi şu cehenneme sürükleyen nedir?” diye sorarlar.

74:43

قَالُواْ لَمۡ نَكُ مِنَ ٱلۡمُصَلِّينَ

Bayraktar Bayraklı

43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”

Cemal Külünkoğlu

Cehennemlikler diyecekler ki: “Biz musallîn (Hak’tan yana olanlardan) değildik.”

Mehmet Türk

43,44. Onlar da: “Biz namaz kılmazdık, yoksula yedirmezdik.” derler.

74:44

وَلَمۡ نَكُ نُطۡعِمُ ٱلۡمِسۡكِينَ

Bayraktar Bayraklı

43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”

Cemal Külünkoğlu

Yoksullara yedirmezdik.”

Mehmet Türk

43,44. Onlar da: “Biz namaz kılmazdık, yoksula yedirmezdik.” derler.

74:45

وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلۡخَآئِضِينَ

Bayraktar Bayraklı

43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”

Cemal Külünkoğlu

“Kendilerini günaha kaptıran günahkârlarla birlikte günaha dalardık.”

Mehmet Türk

45,46,47. (Bir de): “Ölüm bize gelinceye kadar, (bâtıla) dalanlarla beraber (kendimizden geçer) biz de dalar giderdik, din gününü de yalanlardık.” derler.

74:46

وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ

Bayraktar Bayraklı

43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”

Cemal Külünkoğlu

Hesap gününü de yalan sayardık.”

Mehmet Türk

45,46,47. (Bir de): “Ölüm bize gelinceye kadar, (bâtıla) dalanlarla beraber (kendimizden geçer) biz de dalar giderdik, din gününü de yalanlardık.” derler.

74:47

حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلۡيَقِينُ

Bayraktar Bayraklı

43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”

Cemal Külünkoğlu

“(Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.

Mehmet Türk

45,46,47. (Bir de): “Ölüm bize gelinceye kadar, (bâtıla) dalanlarla beraber (kendimizden geçer) biz de dalar giderdik, din gününü de yalanlardık.” derler.

74:48

فَمَا تَنفَعُهُمۡ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ

Bayraktar Bayraklı

Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.

Cemal Külünkoğlu

Artık şimdi onlara hiç kimsenin şefaati fayda vermeyecektir.

Mehmet Türk

Artık onlara, şefâat edenlerin de bir yararı olmaz.

74:49

فَمَا لَهُمۡ عَنِ ٱلتَّذۡكِرَةِ مُعۡرِضِينَ

Bayraktar Bayraklı

49,50,51,52. Öyleyken, onlara ne oluyor ki âdeta arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, öğütten yüz çeviriyorlar? Daha doğrusu onların her biri, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.

Cemal Külünkoğlu

49-50-51. Böyle iken onlara ne oluyor da aslandan korkup kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi (Kur’an’daki) öğütten yüz çevirip kaçıyorlar?

Mehmet Türk

49,50,51. Buna rağmen, o (kâfirlere) ne oluyor da; aslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, (haktan) yüz çeviriyorlar?

74:50

كَأَنَّهُمۡ حُمُرࣱ مُّسۡتَنفِرَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

49,50,51,52. Öyleyken, onlara ne oluyor ki âdeta arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, öğütten yüz çeviriyorlar? Daha doğrusu onların her biri, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.

Cemal Külünkoğlu

49-50-51. Böyle iken onlara ne oluyor da aslandan korkup kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi (Kur’an’daki) öğütten yüz çevirip kaçıyorlar?

Mehmet Türk

49,50,51. Buna rağmen, o (kâfirlere) ne oluyor da; aslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, (haktan) yüz çeviriyorlar?

74:51

فَرَّتۡ مِن قَسۡوَرَةِۭ

Bayraktar Bayraklı

49,50,51,52. Öyleyken, onlara ne oluyor ki âdeta arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, öğütten yüz çeviriyorlar? Daha doğrusu onların her biri, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.

Cemal Külünkoğlu

49-50-51. Böyle iken onlara ne oluyor da aslandan korkup kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi (Kur’an’daki) öğütten yüz çevirip kaçıyorlar?

Mehmet Türk

49,50,51. Buna rağmen, o (kâfirlere) ne oluyor da; aslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, (haktan) yüz çeviriyorlar?

74:52

بَلۡ يُرِيدُ كُلُّ ٱمۡرِيࣲٕ مِّنۡهُمۡ أَن يُؤۡتَىٰ صُحُفࣰ ا مُّنَشَّرَةࣰ‏

Bayraktar Bayraklı

49,50,51,52. Öyleyken, onlara ne oluyor ki âdeta arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, öğütten yüz çeviriyorlar? Daha doğrusu onların her biri, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.

Cemal Külünkoğlu

(Onlar bunca uyarıya rağmen hala) istiyorlar ki; her birine ayrı ayrı hitap eden birer kitap verilsin.

Mehmet Türk

Bir de onlardan her biri, kendisine okunmaya hazır kutsal sayfalar inmesini istiyor.

74:53

كَلَّاۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ

Bayraktar Bayraklı

Hayır! Aslında onlar âhiretten korkmuyorlar.

Cemal Külünkoğlu

Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.

Mehmet Türk

53,54. Asla! (Böyle olmaz.) Onlar, âhiretten de korkmuyorlar. Hayır! (Şunu iyi bilsinler ki) o (Kur’ân), elbette bir öğüttür.

74:54

كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذۡكِرَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

54,55. Asla! Doğrusu Kur'ân bir hatırlatmadır. Dileyen ondan öğüt alır.

Cemal Külünkoğlu

Evet, Muhakkak ki Kur’an (Allah’tan) bir öğüttür.

Mehmet Türk

53,54. Asla! (Böyle olmaz.) Onlar, âhiretten de korkmuyorlar. Hayır! (Şunu iyi bilsinler ki) o (Kur’ân), elbette bir öğüttür.

74:55

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

54,55. Asla! Doğrusu Kur'ân bir hatırlatmadır. Dileyen ondan öğüt alır.

Cemal Külünkoğlu

Artık kim dilerse ondan düşünür öğüt alır.

Mehmet Türk

Dileyen, (düşünüp) ondan öğüt alır.

74:56

وَمَا يَذۡكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ هُوَ أَهۡلُ ٱلتَّقۡوَىٰ وَأَهۡلُ ٱلۡمَغۡفِرَةِ

Bayraktar Bayraklı

Böylece zaten onlar Allah'ın dilediğini ancak öğüt almış olurlar. Çünkü saygı duyulması gereken O'dur. Bağışlayacak olan da O'dur.

Cemal Külünkoğlu

(Ne var ki) Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) ondan ders almazlar. Saygıyla direktiflerine itaat edilmeye layık olan ancak O’dur, affetmeye ehil/yetkili olan da O’dur.

Mehmet Türk

Allah dilemedikçe, o (kâfirler ondan) öğüt almazlar. Gerçekten, sakınılmaya lâyık olan da bağışlamaya ehil olan da Odur.