İçeriğe atla
Untold Serenity

75. Al-Qiyamah

The Resurrection · Mekkî · 40 âyet · Nüzul sırası 31

القيامة

The Surah has been so named after the word al-Qiyamah in the first verse. This is not only the name but also the title of this Surah, for it is devoted to Resurrection itself.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

75:1

لَآ أُقۡسِمُ بِيَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ

Bayraktar Bayraklı

Hayır! Kıyamet gününe yemin ederim.

Cemal Külünkoğlu

Andolsun kıyamet gününe,

Mehmet Türk

Hayır! (artık başka söze lüzum yok!) kıyamet gününe yemin ederim ki,

75:2

وَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلنَّفۡسِ ٱللَّوَّامَةِ

Bayraktar Bayraklı

Hayır! Sürekli olarak kendini kınayan nefse yemin ederim.

Cemal Külünkoğlu

Kendini kınayan nefse (yaptığı yanlışları fark edip pişmanlığını yaşayan bilince) de andolsun (ki öldükten sonra diriltilip hesaba çekileceksiniz).

Mehmet Türk

Ve yine hayır! (Kaybettikleri için) pişmanlık duyan nefse yemin ederim ki,

75:3

أَيَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجۡمَعَ عِظَامَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

İnsan bizim, onun kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

Cemal Külünkoğlu

İnsan, kemiklerini yeniden bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

Mehmet Türk

İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya getiremeyeceğimizi mi zannediyor?

75:4

بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّيَ بَنَانَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

Evet, bizim onun parmak uçlarına varıncaya kadar bir araya getirmeye gücümüz yeter.

Cemal Külünkoğlu

Hayır, Biz, parmak uçları(na varıncaya kadar onun vücudunu tam olarak) yeniden kurmaya muktediriz.

Mehmet Türk

Evet! Bizim gücümüz, parmak uçlarına varıncaya kadar, onu yeniden yaratmaya yeter.

75:5

بَلۡ يُرِيدُ ٱلۡإِنسَٰنُ لِيَفۡجُرَ أَمَامَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

5,6. Doğrusu insan, önündeki kıyameti inkâr etmek ister: “Kıyamet günü ne zamanmış?” diye sorar.

Cemal Külünkoğlu

Fakat insan (dünyada istediği gibi yaşamak için) önünde duran (kıyamet ve âhiret) gerçeğini yalanlamak ister.

Mehmet Türk

Fakat o insan sürekli olarak (Rabbine karşı) terbiyesizliğini sürdürmek ister.

75:6

يَسۡـَٔلُ أَيَّانَ يَوۡمُ ٱلۡقِيَٰمَةِ

Bayraktar Bayraklı

5,6. Doğrusu insan, önündeki kıyameti inkâr etmek ister: “Kıyamet günü ne zamanmış?” diye sorar.

Cemal Külünkoğlu

“O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.

Mehmet Türk

(Bir de kalkar): “Kıyamet günü de ne zamanmış?” diye sorar.

75:7

فَإِذَا بَرِقَ ٱلۡبَصَرُ

Bayraktar Bayraklı

7,8,9. İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya geldiği zaman!

Cemal Külünkoğlu

Gözler korkudan şimşek çaktığı,

Mehmet Türk

7,8,9,10. Ama gözlerin kamaştığı, ayın karardığı, güneşin ve ayın bir araya toplandığı zaman var ya! İşte o gün, o insan: “Kaçacak bir delik yok mu?” der.

75:8

وَخَسَفَ ٱلۡقَمَرُ

Bayraktar Bayraklı

7,8,9. İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya geldiği zaman!

Cemal Külünkoğlu

Ay tutulduğu

Mehmet Türk

7,8,9,10. Ama gözlerin kamaştığı, ayın karardığı, güneşin ve ayın bir araya toplandığı zaman var ya! İşte o gün, o insan: “Kaçacak bir delik yok mu?” der.

75:9

وَجُمِعَ ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ

Bayraktar Bayraklı

7,8,9. İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya geldiği zaman!

Cemal Külünkoğlu

Güneş ile Ay bir araya getirildiği zaman.

Mehmet Türk

7,8,9,10. Ama gözlerin kamaştığı, ayın karardığı, güneşin ve ayın bir araya toplandığı zaman var ya! İşte o gün, o insan: “Kaçacak bir delik yok mu?” der.

75:10

يَقُولُ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذٍ أَيۡنَ ٱلۡمَفَرُّ

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. O gün insan, “Kaçacak yer neresidir?” diyecektir. Hayır hayır! Kaçıp sığınacak yer yoktur! O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

Cemal Külünkoğlu

O gün insan: “Kaçacak yer yok mu?” diyecek.

Mehmet Türk

7,8,9,10. Ama gözlerin kamaştığı, ayın karardığı, güneşin ve ayın bir araya toplandığı zaman var ya! İşte o gün, o insan: “Kaçacak bir delik yok mu?” der.

75:11

كَلَّا لَا وَزَرَ

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. O gün insan, “Kaçacak yer neresidir?” diyecektir. Hayır hayır! Kaçıp sığınacak yer yoktur! O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

Cemal Külünkoğlu

Hayır, (o günün dehşetinden kurtulmak için) sığınılacak hiçbir yer yoktur.

Mehmet Türk

11,12. (Ona) “Hayır! Herhangi bir sığınak yok. Bugün sığınılacak tek yer, ancak Rabbinin huzurudur.” (denilir.)

75:12

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمُسۡتَقَرُّ

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. O gün insan, “Kaçacak yer neresidir?” diyecektir. Hayır hayır! Kaçıp sığınacak yer yoktur! O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

Cemal Külünkoğlu

O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

Mehmet Türk

11,12. (Ona) “Hayır! Herhangi bir sığınak yok. Bugün sığınılacak tek yer, ancak Rabbinin huzurudur.” (denilir.)

75:13

يُنَبَّؤُاْ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذِۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ

Bayraktar Bayraklı

O gün, insana, yaptıkları da yapmadıkları da haber verilir.

Cemal Külünkoğlu

O gün insana, yaptığı ve (yapmak zorunda olduğu halde) yapmadığı her şey bir bir bildirilecektir.

Mehmet Türk

O gün insana, (dünya hayatında) yaptığı ve yapmadığı her şey bildirilir.

75:14

بَلِ ٱلۡإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦ بَصِيرَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu insan, kendi öz benliğinin gözlemcisidir.

Cemal Külünkoğlu

Aslında insan bizzat kendinin gözeticisidir.

Mehmet Türk

14,15. Aslında insanoğlu (her ne kadar) mazeretlerini ortaya atsa da kendi kendisinin ne olduğunu, çok iyi bilir.

75:15

وَلَوۡ أَلۡقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

Her türlü özrünü sayıp dökse de.

Cemal Külünkoğlu

Birtakım mazeretler ileri sürse de (kendi yaptıklarına karşı şahit olacak).

Mehmet Türk

14,15. Aslında insanoğlu (her ne kadar) mazeretlerini ortaya atsa da kendi kendisinin ne olduğunu, çok iyi bilir.

75:16

لَا تُحَرِّكۡ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعۡجَلَ بِهِۦٓ

Bayraktar Bayraklı

Vahyi ezberlemek için dilini acele kıpırdatma!

Cemal Külünkoğlu

(Yaşadıklarını görünce, heyecandan ne yapacağını şaşıracak ve ona denilecek ki:) Amel defterini okurken (yaşadıklarını seyrederken) telaşla dilini dolaştırıp durma (ne diyeceğini şaşırma)!

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) O (Kur’an’ı Cebrâil sana okurken, unutmamak için) acele edip dilini onunla beraber hareket ettirip durma.

75:17

إِنَّ عَلَيۡنَا جَمۡعَهُۥ وَقُرۡءَانَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz onu kalbinde toplamak ve sana okutturmak yalnızca bize aittir.

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz bütün yaptıklarını bir araya getirmek ve onları sana okumak Bize aittir.

Mehmet Türk

Şüphesiz onu, (Kur’an halinde) toplayarak okutmak, Bize aittir.

75:18

فَإِذَا قَرَأۡنَٰهُ فَٱتَّبِعۡ قُرۡءَانَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

Biz onu okuttuğumuz zaman, onun okunuşunu takip et!

Cemal Külünkoğlu

O halde, Biz sana o defterden (Sabit Diskten) neleri okuyor (gösteriyor)sak, onları takip et/seyret.

Mehmet Türk

Şu halde Biz, onu okuduğumuz zaman sen sadece onun okunuşunu takip et.

75:19

ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا بَيَانَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

Sonra onu açıklamak da yalnız bize düşer.

Cemal Külünkoğlu

Sonra (hatırlamadıkların olursa) onları açıklamak ve detaylandırmak bize aittir.

Mehmet Türk

Sonra onu açıklamak Bize aittir.

75:20

كَلَّا بَلۡ تُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ

Bayraktar Bayraklı

20,21. Hayır! Öyle değil, doğrusu sizler bu dünyayı seviyorsunuz ve âhireti bırakıyorsunuz.

Cemal Külünkoğlu

Hayır; (Ey insanlar boşuna mazeret ileri sürmeyin!) Sizler şu (kısa süreli) dünyayı seviyorsunuz

Mehmet Türk

Hayır! (Böyle olmaz.) Çünkü siz, geçici dünya arzularını seviyorsunuz.

75:21

وَتَذَرُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ

Bayraktar Bayraklı

20,21. Hayır! Öyle değil, doğrusu sizler bu dünyayı seviyorsunuz ve âhireti bırakıyorsunuz.

Cemal Külünkoğlu

Ahireti göz ardı ediyorsunuz (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).

Mehmet Türk

Ve âhireti (bir kenara) bırakıyorsunuz.

75:22

وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ نَّاضِرَةٌ

Bayraktar Bayraklı

22,23,24,25. Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felâkete uğrayacağını anlar.

Cemal Külünkoğlu

O gün birtakım yüzler sevinçten parlayacak.

Mehmet Türk

22,23. İşte o gün, öyle pırıl pırıl yüzler vardır ki onlar, Rablerine bakarlar (ve bakmaya doyamazlar.)

75:23

إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

22,23,24,25. Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felâkete uğrayacağını anlar.

Cemal Külünkoğlu

Ve Rablerinin kendilerine lütfedeceği nimetleri bekleyecekler.

Mehmet Türk

22,23. İşte o gün, öyle pırıl pırıl yüzler vardır ki onlar, Rablerine bakarlar (ve bakmaya doyamazlar.)

75:24

وَوُجُوهࣱ يَوۡمَئِذِۭ بَاسِرَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

22,23,24,25. Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felâkete uğrayacağını anlar.

Cemal Külünkoğlu

O gün birtakım yüzler de asık olacak.

Mehmet Türk

24,25. O gün, öyle yüzler de vardır ki burnunun sürtüleceğini anlayıp, somurtur kalırlar.

75:25

تَظُنُّ أَن يُفۡعَلَ بِهَا فَاقِرَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

22,23,24,25. Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felâkete uğrayacağını anlar.

Cemal Külünkoğlu

Çünkü (onlar) bellerini bükecek bir felakete uğratılacaklarını anlayacaklar.

Mehmet Türk

24,25. O gün, öyle yüzler de vardır ki burnunun sürtüleceğini anlayıp, somurtur kalırlar.

75:26

كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِيَ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, “Kim tedavi edecektir?” dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.

Cemal Külünkoğlu

Aklınızı başınıza devşirin (ey insanlar!). Can boğaza gelip dayandığı zaman,

Mehmet Türk

26,27. Hayır! (Dikkat edin!) Can köprücük kemiğine gelip dayanınca ve “bir kurtarıcı yok mu?” denilmeye başlanılınca,

75:27

وَقِيلَ مَنۡۜ رَاقࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, “Kim tedavi edecektir?” dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.

Cemal Külünkoğlu

“Yok mu buna bir çare (ölümü engelleyecek birileri yok mu)?” diye feryat edilecek.

Mehmet Türk

26,27. Hayır! (Dikkat edin!) Can köprücük kemiğine gelip dayanınca ve “bir kurtarıcı yok mu?” denilmeye başlanılınca,

75:28

وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلۡفِرَاقُ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, “Kim tedavi edecektir?” dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.

Cemal Külünkoğlu

Artık (dünyaya veda etmesi gereken kişi) ayrılma vaktinin geldiğini anlayacak

Mehmet Türk

28,29. (Kâfir sevdiklerinden) ayrılma vaktinin geldiğini anlar ve (ölüm korkusundan) eli ayağına dolaşır.

75:29

وَٱلۡتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, “Kim tedavi edecektir?” dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.

Cemal Külünkoğlu

Ve (ölüm heyecanıyla) bacakları birbirine dolaşacak.

Mehmet Türk

28,29. (Kâfir sevdiklerinden) ayrılma vaktinin geldiğini anlar ve (ölüm korkusundan) eli ayağına dolaşır.

75:30

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمَسَاقُ

Bayraktar Bayraklı

26,27,28,29,30. Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, “Kim tedavi edecektir?” dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.

Cemal Külünkoğlu

O gün yalnız Rabbine doğru sevkiyat vardır.

Mehmet Türk

(İşte o gün) gidilecek tek yer, Rabbinin huzurudur.

75:31

فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34,35. Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

Cemal Külünkoğlu

İşte o, (Peygamber’in getirdiğini) tasdik etmemiş, Allah’tan (Hak’tan) yana olmamıştı (yönünü Allah’a dönmemişti).

Mehmet Türk

31,32. Hani o adam (dünyada) sadaka vermediği, namaz kılmadığı gibi bir de inkâr edip, (hakka) arkasını dönüyordu.

75:32

وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34,35. Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

Cemal Külünkoğlu

Aksine (Hak adına her şeyi) yalanlamış ve (itaat etmekten) yüz çevirmişti.

Mehmet Türk

31,32. Hani o adam (dünyada) sadaka vermediği, namaz kılmadığı gibi bir de inkâr edip, (hakka) arkasını dönüyordu.

75:33

ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34,35. Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

Cemal Külünkoğlu

Sonra da böbürlenerek ailesine gitmişti.

Mehmet Türk

Sonra da övünerek, çalım satarak, evine (keyif çatmaya) gidiyordu.

75:34

أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰ

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34,35. Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

Cemal Külünkoğlu

Yazıklar olsun sana, yazıklar (ey insan)!

Mehmet Türk

(Ey böyle kimse!) Sana (böyle bir azap) lâyıktır, oh olsun sana!

75:35

ثُمَّ أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34,35. Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

Cemal Külünkoğlu

Evet, yazıklar olsun sana, yazıklar!

Mehmet Türk

Zâten sen, buna layıksın, yazıklar olsun sana.

75:36

أَيَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَن يُتۡرَكَ سُدًى

Bayraktar Bayraklı

İnsanoğlu kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanıyor?

Cemal Külünkoğlu

İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?

Mehmet Türk

İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?

75:37

أَلَمۡ يَكُ نُطۡفَةࣰ مِّن مَّنِيࣲّ يُمۡنَىٰ

Bayraktar Bayraklı

37,38,39,40. O, akıtılan bir meni damlası değil miydi? Sonra döllenmiş hücre. Bu safhada Allah onu yaratıp ona şekil vermişti. Ondan iki cinsi, erkeği ve dişiyi var etmişti. Bunları yapan Allah'ın, ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Cemal Külünkoğlu

O, (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?

Mehmet Türk

(Bir zamanlar) o, (ana rahmine) akıtılan bir damla su, değil miydi?

75:38

ثُمَّ كَانَ عَلَقَةࣰ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ

Bayraktar Bayraklı

37,38,39,40. O, akıtılan bir meni damlası değil miydi? Sonra döllenmiş hücre. Bu safhada Allah onu yaratıp ona şekil vermişti. Ondan iki cinsi, erkeği ve dişiyi var etmişti. Bunları yapan Allah'ın, ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Cemal Külünkoğlu

Sonra bu, bir “alaka” oldu (embriyoya dönüştü). Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.

Mehmet Türk

Sonra o, pıhtılaşmış kan oldu, derken (Allah ona) rûh verip yarattı ve bir şekil verdi.

75:39

فَجَعَلَ مِنۡهُ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

37,38,39,40. O, akıtılan bir meni damlası değil miydi? Sonra döllenmiş hücre. Bu safhada Allah onu yaratıp ona şekil vermişti. Ondan iki cinsi, erkeği ve dişiyi var etmişti. Bunları yapan Allah'ın, ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Cemal Külünkoğlu

Sonra ondan erkek ve dişi çiftler türetti.

Mehmet Türk

Ondan da erkek ve dişi olmak üzere iki eşi, var etti.

75:40

أَلَيۡسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحۡـِۧيَ ٱلۡمَوۡتَىٰ

Bayraktar Bayraklı

37,38,39,40. O, akıtılan bir meni damlası değil miydi? Sonra döllenmiş hücre. Bu safhada Allah onu yaratıp ona şekil vermişti. Ondan iki cinsi, erkeği ve dişiyi var etmişti. Bunları yapan Allah'ın, ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Cemal Külünkoğlu

Peki, (bunları yapan) Allah’ın ölüleri tekrar diriltmeye gücü yetmez mi?

Mehmet Türk

Öyleyse (bunları yapan Allah’ın) ölüleri diriltmeye hiç gücü yetmez mi?