İçeriğe atla
Untold Serenity

79. An-Nazi'at

Those who drag forth · Mekkî · 46 âyet · Nüzul sırası 81

النازعات

It is derived from the word wan-nazi`at with which the Surah opens.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

79:1

وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرۡقࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5. Andolsun doğup batan yıldızlara, yörüngelerinden çıkmadan hareket edenlere, uzayda sakin sakin yüzenlere, hayırda yarışanlara, işini mükemmel yapanlara.

Cemal Külünkoğlu

(İnkârcıların ruhlarını) şiddetle çekip alanlara,

Mehmet Türk

1,2,3,4,5. (Kâfirlerin rûhlarını) boğarak şiddetle söküp çıkaran, (Müslümanların rûhlarını) kolaylıkla alan, (Allah’ın emirlerini) sür’atle yerine getiren, (bunun) için hemen harekete geçen ve (Allah’ın emriyle) kâinatı idare eden (melek)lere yemin olsun ki!

79:2

وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشۡطࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5. Andolsun doğup batan yıldızlara, yörüngelerinden çıkmadan hareket edenlere, uzayda sakin sakin yüzenlere, hayırda yarışanlara, işini mükemmel yapanlara. 713714

Cemal Külünkoğlu

(İnananların ruhlarını) kolaylıkla alanlara,

Mehmet Türk

1,2,3,4,5. (Kâfirlerin rûhlarını) boğarak şiddetle söküp çıkaran, (Müslümanların rûhlarını) kolaylıkla alan, (Allah’ın emirlerini) sür’atle yerine getiren, (bunun) için hemen harekete geçen ve (Allah’ın emriyle) kâinatı idare eden (melek)lere yemin olsun ki!

79:3

وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبۡحࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5. Andolsun doğup batan yıldızlara, yörüngelerinden çıkmadan hareket edenlere, uzayda sakin sakin yüzenlere, hayırda yarışanlara, işini mükemmel yapanlara. 713714

Cemal Külünkoğlu

(Yörüngelerinde) yüzüp giden (gezegen)lere,

Mehmet Türk

1,2,3,4,5. (Kâfirlerin rûhlarını) boğarak şiddetle söküp çıkaran, (Müslümanların rûhlarını) kolaylıkla alan, (Allah’ın emirlerini) sür’atle yerine getiren, (bunun) için hemen harekete geçen ve (Allah’ın emriyle) kâinatı idare eden (melek)lere yemin olsun ki!

79:4

فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبۡقࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5. Andolsun doğup batan yıldızlara, yörüngelerinden çıkmadan hareket edenlere, uzayda sakin sakin yüzenlere, hayırda yarışanlara, işini mükemmel yapanlara. 713714

Cemal Külünkoğlu

(Hizmet için) öncü olarak yarışıp geçenlere,

Mehmet Türk

1,2,3,4,5. (Kâfirlerin rûhlarını) boğarak şiddetle söküp çıkaran, (Müslümanların rûhlarını) kolaylıkla alan, (Allah’ın emirlerini) sür’atle yerine getiren, (bunun) için hemen harekete geçen ve (Allah’ın emriyle) kâinatı idare eden (melek)lere yemin olsun ki!

79:5

فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5. Andolsun doğup batan yıldızlara, yörüngelerinden çıkmadan hareket edenlere, uzayda sakin sakin yüzenlere, hayırda yarışanlara, işini mükemmel yapanlara. 713714

Cemal Külünkoğlu

Ve işleri düzene koyanlara (yemin olsun ki kıyamet kopacak ve siz hesaba çekileceksiniz).

Mehmet Türk

1,2,3,4,5. (Kâfirlerin rûhlarını) boğarak şiddetle söküp çıkaran, (Müslümanların rûhlarını) kolaylıkla alan, (Allah’ın emirlerini) sür’atle yerine getiren, (bunun) için hemen harekete geçen ve (Allah’ın emriyle) kâinatı idare eden (melek)lere yemin olsun ki!

79:6

يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

Bayraktar Bayraklı

6,7. O gün, deprem sarsar, onu ikinci bir sarsıntı izler.

Cemal Külünkoğlu

O gün (Sur’a) ilk üfürüş şiddetle sarsacak (ilk ölüm ve kıyametin birinci kopuşu gerçekleşecek).

Mehmet Türk

O (kıyamet) günü(nün) şiddetli sarsıntısı, mutlaka olacaktır.

79:7

تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

Bayraktar Bayraklı

6,7. O gün, deprem sarsar, onu ikinci bir sarsıntı izler.

Cemal Külünkoğlu

Arkasından onu daha büyük bir sarsıntı izleyecek (ikinci kıyamet kopacak ve insanların dirilişi gerçekleşecek).

Mehmet Türk

Arkasından da onu (birçok) sarsıntı izleyecektir.

79:8

قُلُوبࣱ يَوۡمَئِذࣲ وَاجِفَةٌ

Bayraktar Bayraklı

8,9. Bazı yürekler o gün çarpar; gözleri korkudan aşağı kayar.

Cemal Külünkoğlu

O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacak.

Mehmet Türk

8,9. İşte o gün (korkudan) yürekleri hoplayanların, bakışları yere saplanıp kalacaktır.

79:9

أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

8,9. Bazı yürekler o gün çarpar; gözleri korkudan aşağı kayar.

Cemal Külünkoğlu

Gözler korkudan yere bakıp kalacak.

Mehmet Türk

8,9. İşte o gün (korkudan) yürekleri hoplayanların, bakışları yere saplanıp kalacaktır.

79:10

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. Onlar şöyle diyorlar: “Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür.”

Cemal Külünkoğlu

(O inkârcılar) diyorlar ki: Şimdi biz şu halimize geri mi döndürüleceğiz?

Mehmet Türk

10,11. (Onlar hâlâ): “Gerçekten biz ölüp, kabirlerde çürümüş kemik yığını haline geldikten sonra, tekrar diriltilecek miyiz?” diyorlar.

79:11

أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمࣰ ا نَّخِرَةࣰ‏

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. Onlar şöyle diyorlar: “Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür.”

Cemal Külünkoğlu

“Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı (biz eski durumumuza getirileceğiz)?

Mehmet Türk

10,11. (Onlar hâlâ): “Gerçekten biz ölüp, kabirlerde çürümüş kemik yığını haline geldikten sonra, tekrar diriltilecek miyiz?” diyorlar.

79:12

قَالُواْ تِلۡكَ إِذࣰ ا كَرَّةٌ خَاسِرَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. Onlar şöyle diyorlar: “Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür.”

Cemal Külünkoğlu

Öyle ise biz yanmışız (desenize) dediler.”

Mehmet Türk

Ve: “demek ki bu, çok zararlı bir dönüş!” diye de (alay ediyorlar.)

79:13

فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

13,14. Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.

Cemal Külünkoğlu

Hâlbuki o (diriliş), sadece bir haykırıştan (Sur’un üfürülmesinden) ibarettir.

Mehmet Türk

13,14. Oysa o, korkunç bir çığlıktan ibarettir ve o anda onlar, (kabirlerinden) meydana çıkıverirler.

79:14

فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

Bayraktar Bayraklı

13,14. Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.

Cemal Külünkoğlu

Bir de (bakmışsın onlar) kendilerini mahşer meydanında buluvermişler.

Mehmet Türk

13,14. Oysa o, korkunç bir çığlıktan ibarettir ve o anda onlar, (kabirlerinden) meydana çıkıverirler.

79:15

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

Mûsâ'nın haberi sana geldi mi?

Cemal Külünkoğlu

(Ey Muhammed!) Musa’nın haberi sana geldi mi?

Mehmet Türk

Sana Mûsa’nın haberi geldi mi?

79:16

إِذۡ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوًى

Bayraktar Bayraklı

16,17,18,19. Hani, Rabbi ona Kutsal Vâdide, Tuvâ'da şöyle seslenmişti: “Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: “Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın.”

Cemal Külünkoğlu

Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:

Mehmet Türk

Bir zamanlar Rabbi ona, kutsal “Tuvâ vadisinde” (şöyle) seslenmişti.

79:17

ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

Bayraktar Bayraklı

16,17,18,19. Hani, Rabbi ona Kutsal Vâdide, Tuvâ'da şöyle seslenmişti: “Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: “Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın.”

Cemal Külünkoğlu

“Haydi, Firavuna git! Çünkü o azmıştır.”

Mehmet Türk

(Ey Mûsa!): “(Şimdi) sen Firavun’a git. Çünkü o gerçekten azıttı.”

79:18

فَقُلۡ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

Bayraktar Bayraklı

16,17,18,19. Hani, Rabbi ona Kutsal Vâdide, Tuvâ'da şöyle seslenmişti: “Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: “Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın.”

Cemal Külünkoğlu

(Ona) de ki: “İster misin (küfürden) temizlenesin?

Mehmet Türk

18,19. “Ona: ‘senin (günâhlarından) temizlenme niyetin var mı? Sana saygı duyup korkman için Rabbini tanıtayım mı?’ de”

79:19

وَأَهۡدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخۡشَىٰ

Bayraktar Bayraklı

16,17,18,19. Hani, Rabbi ona Kutsal Vâdide, Tuvâ'da şöyle seslenmişti: “Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: “Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın.”

Cemal Külünkoğlu

Rabbine giden yolu göstereyim ki O’na saygı duyup O’ndan sakınasın!”

Mehmet Türk

18,19. “Ona: ‘senin (günâhlarından) temizlenme niyetin var mı? Sana saygı duyup korkman için Rabbini tanıtayım mı?’ de”

79:20

فَأَرَىٰهُ ٱلۡأٓيَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ

Bayraktar Bayraklı

Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Cemal Külünkoğlu

Derken (Musa) ona, en büyük mucizeyi (asanın ejderha oluşunu) gösterdi.

Mehmet Türk

(Mûsa) ona en büyük mûcizeyi gösterdi.

79:21

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

Bayraktar Bayraklı

O ise hemen yalanladı ve isyan etti.

Cemal Külünkoğlu

Fakat o, (Musa’yı ve dinini) yalanladı ve isyan etti.

Mehmet Türk

Fakat o, (hemen) yalanladı ve şiddetle reddetti.

79:22

ثُمَّ أَدۡبَرَ يَسۡعَىٰ

Bayraktar Bayraklı

Sonra yüz çevirip mücadele etmeye çalıştı.

Cemal Külünkoğlu

Sonra sırtını dönerek (iman etmekten) yüz çevirdi.

Mehmet Türk

Sonra da sırtını döndü (ve Mûsa’nın aleyhine) çalışmağa başladı.

79:23

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

Bayraktar Bayraklı

23,24. Derhal adamlarını topladı ve onlara şöyle seslendi: “Ben sizin en yüce rabbinizim!”

Cemal Külünkoğlu

Hemen (adamlarını) topladı ve onlara (şöyle) seslendi:

Mehmet Türk

23,24. Sonra (halkını) toplayıp, haykırarak; “ben, sizin en yüce Rabbinizim.” dedi.

79:24

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلۡأَعۡلَىٰ

Bayraktar Bayraklı

23,24. Derhal adamlarını topladı ve onlara şöyle seslendi: “Ben sizin en yüce rabbinizim!”

Cemal Külünkoğlu

“Ben, sizin en yüce Efendinizim!”

Mehmet Türk

23,24. Sonra (halkını) toplayıp, haykırarak; “ben, sizin en yüce Rabbinizim.” dedi.

79:25

فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلۡأٓخِرَةِ وَٱلۡأُولَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

Böylece Allah, onu âhiret ve dünya azabıyla cezalandırdı.

Cemal Külünkoğlu

Allah da onu (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

Mehmet Türk

Allah da onu hem âhiret hem de dünya azabı vermek için derhal helâk etti.

79:26

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةࣰ لِّمَن يَخۡشَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz bunda, Allah'a saygı duyanlara bir ders vardır.

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz bunda Allah’a karşı gelmekten sakınan bir kimse için bir ibret vardır.

Mehmet Türk

İşte bütün bunlarda; Allah’tan korkan kimseler için, birer ibret vardır.

79:27

ءَأَنتُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُۚ بَنَىٰهَا

Bayraktar Bayraklı

27,28,29. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

Cemal Külünkoğlu

(Öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı zor, yoksa göğü (yaratmak) mı? Onu Allah bina etti.

Mehmet Türk

(Ey Kâfirler!) Sizi yaratmak mı, yoksa (Allah’ın) göğü bina etmesi mi? (daha zordur.)

79:28

رَفَعَ سَمۡكَهَا فَسَوَّىٰهَا

Bayraktar Bayraklı

27,28,29. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

Cemal Külünkoğlu

(Allah gökyüzünü) yükseltti/genişletti ve onu (mükemmel yasalarıyla) düzene koydu.

Mehmet Türk

Çünkü O, onu enine boyuna yükseltip bir düzene koydu.

79:29

وَأَغۡطَشَ لَيۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا

Bayraktar Bayraklı

27,28,29. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

Cemal Külünkoğlu

O göğün gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlattı.

Mehmet Türk

Gecesini yavaş yavaş gidererek, gündüzünü yaydı.

79:30

وَٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

Bayraktar Bayraklı

30,31,32,33. Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

Cemal Külünkoğlu

Ve onun ardından yeryüzünü döşeyip yaşamaya elverişli hale getirdi.

Mehmet Türk

Sonra da yeryüzünü (hamur bezesi gibi) yuvarladı.

79:31

أَخۡرَجَ مِنۡهَا مَآءَهَا وَمَرۡعَىٰهَا

Bayraktar Bayraklı

30,31,32,33. Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

Cemal Külünkoğlu

Orada sular fışkırttı ve otlaklar meydana getirdi.

Mehmet Türk

31,32,33. (Daha sonra) sizin ve hayvanlarınızın yaşaması için, ondan suyunu ve bitki örtüsünü çıkarttı ve dağlarını yerleştirdi.

79:32

وَٱلۡجِبَالَ أَرۡسَىٰهَا

Bayraktar Bayraklı

30,31,32,33. Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

Cemal Külünkoğlu

Dağları da sağlam bir şekilde olması gereken yerlere yerleştirdi.

Mehmet Türk

31,32,33. (Daha sonra) sizin ve hayvanlarınızın yaşaması için, ondan suyunu ve bitki örtüsünü çıkarttı ve dağlarını yerleştirdi.

79:33

مَتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ

Bayraktar Bayraklı

30,31,32,33. Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

Cemal Külünkoğlu

Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın yararı için yaptı.

Mehmet Türk

31,32,33. (Daha sonra) sizin ve hayvanlarınızın yaşaması için, ondan suyunu ve bitki örtüsünü çıkarttı ve dağlarını yerleştirdi.

79:34

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلۡكُبۡرَىٰ

Bayraktar Bayraklı

34,35. O en büyük felâket geldiğinde, o gün insan, neyin uğruna çalıştığını hatırlayacaktır.

Cemal Külünkoğlu

Her şeyi altüst eden o büyük felâket (kıyamet) geldiği zaman.

Mehmet Türk

O en büyük felaket (olan kıyamet) geldiği zaman (var ya!)

79:35

يَوۡمَ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

Bayraktar Bayraklı

34,35. O en büyük felâket geldiğinde, o gün insan, neyin uğruna çalıştığını hatırlayacaktır.

Cemal Külünkoğlu

O gün insan, (dünya hayatında) yaptıklarını bir bir hatırlayacak.

Mehmet Türk

İşte o gün insan (o güne kadar) neyin peşinde koştuğunu çok iyi anlar.

79:36

وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

Bayraktar Bayraklı

Cehennem, her görenin göreceği şekilde ortaya çıkarılacaktır.

Cemal Külünkoğlu

Cehennem ehline gidecekleri yer gösterilecek.

Mehmet Türk

(O gün) cehennem de oraya girecek (kâfir)ler için sergilenir.

79:37

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

Bayraktar Bayraklı

37,38,39. İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Cemal Külünkoğlu

Artık her kim azgınlık etmişse,

Mehmet Türk

37,38,39. Artık kim azıtır ve dünya hayatını seçerse, şüphesiz (onun) varacağı yer, cehennemdir.

79:38

وَءَاثَرَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا

Bayraktar Bayraklı

37,38,39. İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Cemal Külünkoğlu

Ve dünya hayatını (ahirete) tercih etmişse,

Mehmet Türk

37,38,39. Artık kim azıtır ve dünya hayatını seçerse, şüphesiz (onun) varacağı yer, cehennemdir.

79:39

فَإِنَّ ٱلۡجَحِيمَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

Bayraktar Bayraklı

37,38,39. İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz onun varıp barınacağı yer cehennem olacaktır.

Mehmet Türk

37,38,39. Artık kim azıtır ve dünya hayatını seçerse, şüphesiz (onun) varacağı yer, cehennemdir.

79:40

وَأَمَّا مَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفۡسَ عَنِ ٱلۡهَوَىٰ

Bayraktar Bayraklı

40,41. Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

Cemal Külünkoğlu

Ancak kim Rabbinin huzurunda durup hesap vermekten ürkmüş ve nefsini kötü heveslerden uzak tutmuşsa,

Mehmet Türk

40,41. Kim de Rabbinin hükümranlığından korkar ve kendisini kötülükten alıkoyarsa, şüphesiz onun varacağı yer de cennettir.

79:41

فَإِنَّ ٱلۡجَنَّةَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

Bayraktar Bayraklı

40,41. Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

Cemal Külünkoğlu

İşte onun varacağı yer de cennet olacaktır.

Mehmet Türk

40,41. Kim de Rabbinin hükümranlığından korkar ve kendisini kötülükten alıkoyarsa, şüphesiz onun varacağı yer de cennettir.

79:42

يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرۡسَىٰهَا

Bayraktar Bayraklı

42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

Cemal Külünkoğlu

Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.

79:43

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ

Bayraktar Bayraklı

42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

Cemal Külünkoğlu

Sen nerede, onu(n vaktini) bilmek nerede?

Mehmet Türk

Bu ne (demek)? Sen zâten, onun alametlerindensin.

79:44

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

Bayraktar Bayraklı

42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

Cemal Külünkoğlu

Onun nihai bilgisi, yalnızca Rabbine aittir.

Mehmet Türk

Onunla ilgili en son bilgi ise Rabbine aittir.

79:45

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخۡشَىٰهَا

Bayraktar Bayraklı

42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

Cemal Külünkoğlu

Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.

Mehmet Türk

Sen sadece Rablerinden (sevgiye dayalı bir korku ile) korkanlar için bir uyarıcısın.

79:46

كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَهَا لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا عَشِيَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا

Bayraktar Bayraklı

42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

Cemal Külünkoğlu

Onlar onu (kıyameti) gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olacaklar.

Mehmet Türk

Onlar o (kıyamet gününü) gördükleri zaman (dünyada) bir akşam veya kuşluk vaktinden fazla kalmamışa dönecekler.