İçeriğe atla
Untold Serenity

78. An-Naba

The Tidings · Mekkî · 40 âyet · Nüzul sırası 80

النبإ

The Surah derived its name from the word an-Naba in the second verse. This is not only a name but also a title of its subject matter, for Naba implies the news of Resurrection and Hereafter and the whole Surah is devoted to the same theme.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

78:1

عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ

Bayraktar Bayraklı

Birbirlerine neyi soruyorlar?

Cemal Külünkoğlu

(Bu müşrikler) birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?

Mehmet Türk

1,2,3. (Şu müşrikler,) hakkında kendi aralarında bile anlaşamadıkları o büyük haberden birbirlerine neyi sorup duruyorlar?

78:2

عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ

Bayraktar Bayraklı

2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi mi?

Cemal Külünkoğlu

2-3. Üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları o büyük (kıyamet) haberi(ni) mi?

Mehmet Türk

1,2,3. (Şu müşrikler,) hakkında kendi aralarında bile anlaşamadıkları o büyük haberden birbirlerine neyi sorup duruyorlar?

78:3

ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ

Bayraktar Bayraklı

2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi mi?

Cemal Külünkoğlu

2-3. Üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları o büyük (kıyamet) haberi(ni) mi?

Mehmet Türk

1,2,3. (Şu müşrikler,) hakkında kendi aralarında bile anlaşamadıkları o büyük haberden birbirlerine neyi sorup duruyorlar?

78:4

كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ

Bayraktar Bayraklı

4,5. Hayır! İleride anlayacaklardır. Yine hayır! İleride anlayacaklardır.

Cemal Külünkoğlu

Hayır! Boşuna sorup durmasınlar! Yakında bilecekler.

Mehmet Türk

Hayır! O, (onların dedikleri gibi değil!) Bunu yakında bilecekler.

78:5

ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ

Bayraktar Bayraklı

4,5. Hayır! İleride anlayacaklardır. Yine hayır! İleride anlayacaklardır.

Cemal Külünkoğlu

Evet, evet. Yakında (hiçbir şeyin düşündükleri gibi olmadığını) bilecekler.

Mehmet Türk

Sonra yine hayır! O, (onların dedikleri gibi değil!) Bunu çok yakında anlayacaklar.

78:6

أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?

Mehmet Türk

6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık kılmadık mı?

78:7

وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?708

Cemal Külünkoğlu

Dağları da (yeryüzünü tutan) birer kazık (sütun) kılmadık mı?

Mehmet Türk

6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık kılmadık mı?

78:8

وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Sizi çifter çifter yaratmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

Sizleri (erkekli dişili) çiftler hâlinde yaratmadık mı?

Mehmet Türk

Sizi de çifter çifter yaratmadık mı?

78:9

وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Uykunuzu dinlenme vasıtası yapmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

Uykunuzu, dinlenmenizi sağlayıcı/ölümü hatırlatıcı kılmadık mı?

Mehmet Türk

Uykunuzu bir dinlenme kılmadık mı?

78:10

وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Geceyi örtü gibi yapmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

Geceyi bir örtü kılmadık mı?

Mehmet Türk

Geceyi de bir örtü yapmadık mı?

78:11

وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Gündüzünüzü, geçiminizi sağlama vakti yapmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

Gündüzü de bir geçim vakti yapmadık mı?

Mehmet Türk

Gündüzü ise (geçiminiz için) çalışıp kazanma zamanı kılmadık mı?

78:12

وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعࣰ ا شِدَادࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Üzerinize sağlam yedi göğü yaratmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

Üstünüze sapasağlam yedi gök bina etmedik mi?

Mehmet Türk

Ve üzerinize de sapasağlam yedi (göğü) bina etmedik mi?

78:13

وَجَعَلۡنَا سِرَاجࣰ ا وَهَّاجࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Güneşi ışık ve enerji kaynağı olarak yaratmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

Ve oraya parlak kandiller yerleştirmedik mi?

Mehmet Türk

(Güneşi) oraya parıl parıl parlayan bir ışık kaynağı kılmadık mı?

78:14

وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءࣰ ثَجَّاجࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

14,15,16. Yağmurla taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için, yoğunlaşmış bulutlardan bolca yağan yağmur yağdırmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

14-15-16. Size tohumlar, bitkiler, sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için rüzgârların sıkıştırıp yoğunlaştırdığı bulutlardan şarıl şarıl su indirmedik mi?

Mehmet Türk

14,15,16. Yağmur yağdırma zamanı gelmiş bulutlardan da kendisiyle tohumlar, bitkiler ve ağaçları birbirine girmiş bahçeler yetiştirmek için şarıl şarıl akan sular indirmedik mi?

78:15

لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبࣰّ ا وَنَبَاتࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

14,15,16. Yağmurla taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için, yoğunlaşmış bulutlardan bolca yağan yağmur yağdırmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

14-15-16. Size tohumlar, bitkiler, sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için rüzgârların sıkıştırıp yoğunlaştırdığı bulutlardan şarıl şarıl su indirmedik mi?

Mehmet Türk

14,15,16. Yağmur yağdırma zamanı gelmiş bulutlardan da kendisiyle tohumlar, bitkiler ve ağaçları birbirine girmiş bahçeler yetiştirmek için şarıl şarıl akan sular indirmedik mi?

78:16

وَجَنَّٰتٍ أَلۡفَافًا

Bayraktar Bayraklı

14,15,16. Yağmurla taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için, yoğunlaşmış bulutlardan bolca yağan yağmur yağdırmadık mı?

Cemal Külünkoğlu

14-15-16. Size tohumlar, bitkiler, sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için rüzgârların sıkıştırıp yoğunlaştırdığı bulutlardan şarıl şarıl su indirmedik mi?

Mehmet Türk

14,15,16. Yağmur yağdırma zamanı gelmiş bulutlardan da kendisiyle tohumlar, bitkiler ve ağaçları birbirine girmiş bahçeler yetiştirmek için şarıl şarıl akan sular indirmedik mi?

78:17

إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, hüküm gününün vakti belirlenmiştir.

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz ki, (doğru ile yanlışın, haklı ile haksızın ayırt edileceği) o ayrılma gününün (kıyametin) belirlenmiş bir vakti vardır.

Mehmet Türk

Şüphesiz, (mü’min’i kâfirden) ayırt etme günü (olan kıyamet), belirlenmiş bir vakittir.

78:18

يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Sûr'a üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.

Cemal Külünkoğlu

O gün, Sur’a üflenir ve siz (menzillerinizden kalkıp mahşere) gruplar halinde gelirsiniz.

Mehmet Türk

O gün (ikinci) sur’a üfürülünce, hepiniz dalga dalga (mahşere) geleceksiniz.

78:19

وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.

Cemal Külünkoğlu

O gün gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.

Mehmet Türk

O sırada gökyüzü açılacak ve orada kapılar oluşacaktır.

78:20

وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا

Bayraktar Bayraklı

Dağlar yürütülür, serap haline gelir.

Cemal Külünkoğlu

Dağlar yürütülür, serap haline gelir (yeryüzü dümdüz olur).

Mehmet Türk

Artık dağlar yürütülmüş ve birer hayal oluvermiştir.

78:21

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

21,22. Azgınların barınağı olacak Cehennem, pusuda beklemektedir.

Cemal Külünkoğlu

İşte o zaman cehennem (suçlular için) beklemeye başlar.

Mehmet Türk

21,22,23. (O gün) cehennem, (dünyada) azgınlık yapanlar için gerçekten bir gözetleme ve ebedî olarak kalacakları, son varış yeridir.

78:22

لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

21,22. Azgınların barınağı olacak Cehennem, pusuda beklemektedir.

Cemal Külünkoğlu

Orası taşkınlık edip azanlar için son varış yeridir.

Mehmet Türk

21,22,23. (O gün) cehennem, (dünyada) azgınlık yapanlar için gerçekten bir gözetleme ve ebedî olarak kalacakları, son varış yeridir.

78:23

لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Azgınlar, çağlar boyu orada kalırlar.

Cemal Külünkoğlu

Orada uzun zaman/asırlarca kalacaklar.

Mehmet Türk

21,22,23. (O gün) cehennem, (dünyada) azgınlık yapanlar için gerçekten bir gözetleme ve ebedî olarak kalacakları, son varış yeridir.

78:24

لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدࣰ ا وَلَا شَرَابًا

Bayraktar Bayraklı

24,25,26,27,28. Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

Cemal Külünkoğlu

Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!

Mehmet Türk

24,25,26. (Onlar) orada, (dünyada) yaptıklarına tam uygun bir cezâ olarak kaynar sudan ve irinden başka, hiç bir serinlik ve içecek tadamayacaklar.

78:25

إِلَّا حَمِيمࣰ ا وَغَسَّاقࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

24,25,26,27,28. Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

Cemal Külünkoğlu

Yalnızca kaynar su ve irin (içecekler).

Mehmet Türk

24,25,26. (Onlar) orada, (dünyada) yaptıklarına tam uygun bir cezâ olarak kaynar sudan ve irinden başka, hiç bir serinlik ve içecek tadamayacaklar.

78:26

جَزَآءࣰ وِفَاقًا

Bayraktar Bayraklı

24,25,26,27,28. Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

Cemal Külünkoğlu

(Bütün bunlar yaptıklarına) uygun bir ceza olarak (verilecek).

Mehmet Türk

24,25,26. (Onlar) orada, (dünyada) yaptıklarına tam uygun bir cezâ olarak kaynar sudan ve irinden başka, hiç bir serinlik ve içecek tadamayacaklar.

78:27

إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

24,25,26,27,28. Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

Cemal Külünkoğlu

Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

Mehmet Türk

Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini hiç ummuyorlardı.

78:28

وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

24,25,26,27,28. Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

Cemal Külünkoğlu

Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamış (ve kendi kafalarına göre yaşamış)lardı.

Mehmet Türk

Ve âyetlerimizi, sürekli yalanlıyorlardı.

78:29

وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Oysa biz, her şeyi en ince detayına kadar kaydetmişizdir.

Cemal Külünkoğlu

Oysa biz, (yaptıkları) her şeyi bir bir kayda almışızdır.

Mehmet Türk

Ama Biz de; (yaptıkları) her şeyi bir kitaba yazıyorduk.

78:30

فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا

Bayraktar Bayraklı

Onlara, “Azabı tadınız. Size azabımızı arttırmaktan başka bir şey yapmayacağız” denir.

Cemal Külünkoğlu

(O inkârcılara şöyle denilecek:) “Şimdi tadın (bakalım azabı), artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”

Mehmet Türk

(O gün onlara): “Haydi şimdi (cezanızı) çekin bakalım. Artık size, azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız.” (denilecek.)

78:31

إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34. Allah'a saygı duyanlar için umdukları yer, muhteşem bahçeler ve bağlar, müthiş uyumlu harika eşler ve dolup taşan kadehler vardır.

Cemal Külünkoğlu

Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için de büyük bir kurtuluş ve mutluluk vardır.

Mehmet Türk

31,32,33,34. Şüphesiz, (Allah’a) karşı hata etmekten sakınanlar için, içerisinde bahçeler, bağlar, gepegenç, olağanüstü güzellikte eşler ve dopdolu kadehler bulunan cennet vardır.

78:32

حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34. Allah'a saygı duyanlar için umdukları yer, muhteşem bahçeler ve bağlar, müthiş uyumlu harika eşler ve dolup taşan kadehler vardır.

Cemal Külünkoğlu

(Cennette) nice bahçeler ve üzüm bağları (vardır).

Mehmet Türk

31,32,33,34. Şüphesiz, (Allah’a) karşı hata etmekten sakınanlar için, içerisinde bahçeler, bağlar, gepegenç, olağanüstü güzellikte eşler ve dopdolu kadehler bulunan cennet vardır.

78:33

وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34. Allah'a saygı duyanlar için umdukları yer, muhteşem bahçeler ve bağlar, müthiş uyumlu harika eşler ve dolup taşan kadehler vardır.

Cemal Külünkoğlu

(Onlara hizmet vermek için orada) genç ve yaşıt eşler (vardır).

Mehmet Türk

31,32,33,34. Şüphesiz, (Allah’a) karşı hata etmekten sakınanlar için, içerisinde bahçeler, bağlar, gepegenç, olağanüstü güzellikte eşler ve dopdolu kadehler bulunan cennet vardır.

78:34

وَكَأۡسࣰ ا دِهَاقࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

31,32,33,34. Allah'a saygı duyanlar için umdukları yer, muhteşem bahçeler ve bağlar, müthiş uyumlu harika eşler ve dolup taşan kadehler vardır.

Cemal Külünkoğlu

(Onlar için orada içildiğinde ferahlatacak) dolu dolu kâseler vardır.

Mehmet Türk

31,32,33,34. Şüphesiz, (Allah’a) karşı hata etmekten sakınanlar için, içerisinde bahçeler, bağlar, gepegenç, olağanüstü güzellikte eşler ve dopdolu kadehler bulunan cennet vardır.

78:35

لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوࣰ ا وَلَا كِذَّٰبࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

35,36. Orada, ne boş söz ne de yalan duyacaklar. Bütün bunlar, Rabbinin katından hesaplarının karşılığı verilenlerdir.

Cemal Külünkoğlu

Orada ne boş bir söz işitilir ne de bir yalan.

Mehmet Türk

(Onlar) orada, asla boş söz ve yalan işitmezler.

78:36

جَزَآءࣰ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

35,36. Orada, ne boş söz ne de yalan duyacaklar. Bütün bunlar, Rabbinin katından hesaplarının karşılığı verilenlerdir.

Cemal Külünkoğlu

Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına karşılığı verilenlerdir.

Mehmet Türk

36,37. (İşte bütün bunlar); göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların, Rahman olan ve kimsenin kendisine hitâp etmeye gücü yetmeyen Rabbinden, bir karşılık ve fazlasıyla yeterli bir mükâfattır.

78:37

رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi'dir. O, rahmetin kaynağıdır. O gün insanlar, O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.

Cemal Külünkoğlu

O, göklerin yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Rahman’dır; şefkat ve merhametiyle yarattıklarına nimetler lütfedendir. Ve o gün hiç kimse O’na karşı sesini yükseltme (itiraz etme) gücüne sahip değildir.

Mehmet Türk

36,37. (İşte bütün bunlar); göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların, Rahman olan ve kimsenin kendisine hitâp etmeye gücü yetmeyen Rabbinden, bir karşılık ve fazlasıyla yeterli bir mükâfattır.

78:38

يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ صَفࣰّ اۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

Rûh ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz, konuşan da doğruyu söyler.

Cemal Külünkoğlu

O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler, yalnız) doğruyu söyleyecek.

Mehmet Türk

O gün Cebrâil ve melekler, saflar halinde duracaklar ve ancak Rahman olan (Allah)’ın izin verdikleri, Onun uygun gördükleri hakkında (şefâat için) konuşabileceklerdir.

78:39

ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا

Bayraktar Bayraklı

İşte o, kesin olarak gelecek olan gündür. O halde dileyen, Rabbine varan bir yol tutsun.

Cemal Külünkoğlu

İşte bu kıyamet günü, geleceği kesin olan bir gündür. Artık dileyen, Rabbine varacak bir yol edinsin (inansın ve Allah için faydalı işler yapsın).

Mehmet Türk

İşte bu gün, kesinlikle gerçektir. Ona göre dileyen Rabbine bir yol tutsun.

78:40

إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابࣰ ا قَرِيبࣰ ا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا

Bayraktar Bayraklı

Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kâfir, “Keşke toprak olsaydım!” diyecektir.

Cemal Külünkoğlu

Biz, gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve herkes, dünyada yapıp ettiği bütün işleri önünde bulacaktır. İşte o zaman inanmayan kimse: “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım!” diyecek.

Mehmet Türk

İşte böylece Biz size, çok yakın bir azabı haber vermiş olduk. O gün belirli kişiler, dünyada elleriyle yaptıklarına bakacak ve (sonunda) bu kâfirler: “Ah ne olurdu keşke ben de bir toprak olsaydım!” diyecekler.