İçeriğe atla
Untold Serenity

81. At-Takwir

The Overthrowing · Mekkî · 29 âyet · Nüzul sırası 7

التكوير

It is derived from the word kuwwirat in the first verse. Kuwwirat is passive voice from takwir in the past tense, and means 'that which is folded up', thereby implying that it is a Surah in which the 'folding up' has been mentioned.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

81:1

إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Güneş katlanıp karanlığa gömüldüğünde,

Cemal Külünkoğlu

Güneş dürüldüğü (ve ziyası söndürüldüğü),

Mehmet Türk

Güneş söndürüldüğü zaman,

81:2

وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Yıldızlar dökülüp ışıklarını yitirdiğinde,

Cemal Külünkoğlu

Yıldızlar kararıp döküldüğü,

Mehmet Türk

Yıldızlar (yere) döküldüğü zaman,

81:3

وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Dağlar yürütülüp kaybolduğunda,

Cemal Külünkoğlu

Dağlar yürütüldüğü,

Mehmet Türk

Dağlar yürütüldüğü zaman,

81:4

وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Değerli mallar terkedildiğinde,

Cemal Külünkoğlu

Gebe develer kendi başlarına terk edildiği,

Mehmet Türk

En nefis malların bile yüzüne bakılmadığı zaman,

81:5

وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Yabani hayvanlar bir araya toplandığında,

Cemal Külünkoğlu

Vahşi hayvanlar (korkudan) bir araya geldiği,

Mehmet Türk

Vahşi hayvanların (yuvalarından fırlayıp) bir araya toplandığı zaman,

81:6

وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Denizler kaynayıp kabardığında,

Cemal Külünkoğlu

Denizler kaynayıp birbirine karıştığı,

Mehmet Türk

Denizler kaynatıldığı zaman,

81:7

وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Canlar bedenlerle birleştirildiğinde,

Cemal Külünkoğlu

Ruhlar (yeni) bedenlerle birleştirildiği,

Mehmet Türk

Herkes (inancında ve yaşayışında benzerleriyle) eşleştirildiği zaman,

81:8

وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ

Bayraktar Bayraklı

8,9. Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda,

Cemal Külünkoğlu

Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda,

Mehmet Türk

8,9. Diri diri toprağa gömülen kıza, “hangi suçtan dolayı öldürüldüğü” sorulduğu zaman,

81:9

بِأَيِّ ذَنۢبࣲ قُتِلَتۡ

Bayraktar Bayraklı

8,9. Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda,

Cemal Külünkoğlu

“Hangi suçtan dolayı öldürüldüğü”

Mehmet Türk

8,9. Diri diri toprağa gömülen kıza, “hangi suçtan dolayı öldürüldüğü” sorulduğu zaman,

81:10

وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Amel defterleri açıldığında,

Cemal Külünkoğlu

Amel defterleri (Sabit Diskler) açıldığı,

Mehmet Türk

10,11. (Yapılanların yazıldığı) defterler, açıldığı zaman, gök sıyrılıp açıldığı zaman,

81:11

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Gökyüzü sıyrıldığında,

Cemal Külünkoğlu

Göğün örtüsü sıyrıldığı (her şeyin gün yüzüne çıktığı),

Mehmet Türk

10,11. (Yapılanların yazıldığı) defterler, açıldığı zaman, gök sıyrılıp açıldığı zaman,

81:12

وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Cehennem tutuşturulduğunda,

Cemal Külünkoğlu

Cehennem (suçlular için) körüklendiği,

Mehmet Türk

Cehennem tutuşturulduğu zaman,

81:13

وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Cennet yaklaştırıldığında,

Cemal Külünkoğlu

Cennet (inananlara) yaklaştırıldığı zaman,

Mehmet Türk

Ve cennet yaklaştırıldığı zaman, (var ya!)

81:14

عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّآ أَحۡضَرَتۡ

Bayraktar Bayraklı

Her can, kendine ne hazırladığını bilecektir.

Cemal Külünkoğlu

Herkes, önceden (iyi ve kötü) ne hazırlamışsa (onu) görecektir.

Mehmet Türk

(İşte o an) herkes, (âhiret için) ne hazırladığını anlar.

81:15

فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ

Bayraktar Bayraklı

15,16. Kara deliklere, ak deliklere yemin olsun,

Cemal Külünkoğlu

Hayır (iş onların sandığı gibi değil)! Yemin olsun donup duran yıldızlara,

Mehmet Türk

15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,

81:16

ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ

Bayraktar Bayraklı

15,16. Kara deliklere, ak deliklere yemin olsun,

Cemal Külünkoğlu

Yörüngelerinde akan ve kaybolan gezegenlere,

Mehmet Türk

15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,

81:17

وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ

Bayraktar Bayraklı

17,18. Çöken geceye, söken şafaklara yemin olsun ki,

Cemal Külünkoğlu

Karanlık çöken geceye,

Mehmet Türk

15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,

81:18

وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ

Bayraktar Bayraklı

17,18. Çöken geceye, söken şafaklara yemin olsun ki,

Cemal Külünkoğlu

Teneffüs eden (seher yeli esmeye başlayan) sabaha ki,

Mehmet Türk

15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,

81:19

إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

19,20. Kur'ân kesinlikle değerli bir elçinin/Cebrail'in peygambere ilettiği sözdür. Arşın sahibinin katında güçlü ve değerli elçinin/Cebrail'in -ki o yüksek makam sahibidir-.

Cemal Külünkoğlu

Bu Kur’an (Allah katında) kerim (şerefli) olan bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.

Mehmet Türk

Kesinlikle o (Kur’an), şerefli bir elçi (olan Cebrâil’in, Allah’tan getirdiği) sözdür.

81:20

ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

19,20. Kur'ân kesinlikle değerli bir elçinin/Cebrail'in peygambere ilettiği sözdür. Arşın sahibinin katında güçlü ve değerli elçinin/Cebrail'in -ki o yüksek makam sahibidir-.

Cemal Külünkoğlu

O elçi, güçlüdür. Kudret ve egemenlik tahtının sahibi (olan Allah) katında çok itibarlıdır.

Mehmet Türk

O elçi (Cebrâil) çok güçlüdür ve Arş’ın sahibinin yanında çok itibarlıdır.

81:21

مُّطَاعࣲ ثَمَّ أَمِينࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

İtaatli ve de güvenilir elçidir.

Cemal Külünkoğlu

O, (bütün meleklerce) saygı gören ve güvenilen biridir.

Mehmet Türk

(Ve) o, orada (kendisine) itaat edilen, güvenilen (bir elçi)dir.

81:22

وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

22,23,24. Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

Cemal Külünkoğlu

(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir (vahyi böyle güvenilir ve saygın bir melek vasıtasıyla almıştır).

Mehmet Türk

(Ey Kâfirler!) Arkadaşınız (Muhammed) de kesinlikle mecnun değildir.

81:23

وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ

Bayraktar Bayraklı

22,23,24. Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz (Muhammed) onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.

Mehmet Türk

Yemin olsun o (Peygamber), Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.

81:24

وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

22,23,24. Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

Cemal Külünkoğlu

Kaldı ki O (Cebrail), aldığı gayb bilgilerinin hiçbirini gizlemez (bu konuda töhmet altında bırakılamaz).

Mehmet Türk

O, ğayb bilgilerini kıskançlık yapıp da (sizden) esirgemez.

81:25

وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

Bu Kur'ân, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

Cemal Külünkoğlu

O (Kur’an, iddia ettiğiniz gibi) asla kovulmuş şeytanın sözü değildir.

Mehmet Türk

O (Kur’an) lânetlenmiş şeytanın sözü değildir.

81:26

فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ

Bayraktar Bayraklı

O halde nereye gidiyorsunuz?

Cemal Külünkoğlu

O halde, (ey insanlar), hakikat buyken nereye gidiyorsunuz?

Mehmet Türk

(Ey Kâfirler!) Siz (bu gerçekleri bırakıp da) nereye gidiyorsunuz?

81:27

إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَٰلَمِينَ

Bayraktar Bayraklı

27,28. Bu Kur'ân, sizden doğru yola gitmek isteyenleriniz için, bütün insanlara bir öğütten ibarettir.

Cemal Külünkoğlu

O (Kur’an), bütün âlemler için bir öğüttür.

Mehmet Türk

27,28. O (Kur’an) içinizden dosdoğru yolda gitmek isteyenler için, (akıllılar) âlemine bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir.

81:28

لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ

Bayraktar Bayraklı

27,28. Bu Kur'ân, sizden doğru yola gitmek isteyenleriniz için, bütün insanlara bir öğütten ibarettir.

Cemal Külünkoğlu

Özellikle de içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için (bir hidayet ve rahmet kaynağıdır).

Mehmet Türk

27,28. O (Kur’an) içinizden dosdoğru yolda gitmek isteyenler için, (akıllılar) âlemine bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir.

81:29

وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Bayraktar Bayraklı

Siz zaten ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah'ın dilediğini dilersiniz.

Cemal Külünkoğlu

Zaten siz ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde, iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz.

Mehmet Türk

Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz.