لِإِيلَٰفِ قُرَيۡشٍ
Kureyş'i alıştırdığı için.
(Rabbin,) Kâbe’yi koruduğu için Kureyş Kabilesine birtakım imkânlar lütfetmiş,
1,2. Bizim kendilerine kış ve yaz seferlerinde (verdiğimiz nîmetlere) karşılık Kureyş’in şu yaptığına bir bakın.
Quraysh · Mekkî · 4 âyet · Nüzul sırası 29
The Surah has been titled after the word Quraish in the very first verse.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
لِإِيلَٰفِ قُرَيۡشٍ
Kureyş'i alıştırdığı için.
(Rabbin,) Kâbe’yi koruduğu için Kureyş Kabilesine birtakım imkânlar lütfetmiş,
1,2. Bizim kendilerine kış ve yaz seferlerinde (verdiğimiz nîmetlere) karşılık Kureyş’in şu yaptığına bir bakın.
إِۦلَٰفِهِمۡ رِحۡلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيۡفِ
Onları kış ve yaz yolculuklarına alıştırdığı için.
Böylece onların Kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları ticari seferleri (Allah’ın yardımıyla) güven içinde devam etmiştir.
1,2. Bizim kendilerine kış ve yaz seferlerinde (verdiğimiz nîmetlere) karşılık Kureyş’in şu yaptığına bir bakın.
فَلۡيَعۡبُدُواْ رَبَّ هَٰذَا ٱلۡبَيۡتِ
Bu evin Rabbine kulluk etsinler.
O halde onlar şu evin (Kâbe’nin) Rabbini layıkıyla tanıyıp O’na kulluk etsinler!
3,4. Hâlbuki onların kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren, şu Kâbe’nin Rabbine hemen kulluk etmeleri gerekir.
ٱلَّذِيٓ أَطۡعَمَهُم مِّن جُوعࣲ وَءَامَنَهُم مِّنۡ خَوۡفِۭ
O ki onları yedirip açlıktan kurtardı ve onları korkudan güvene kavuşturdu.
O Rab ki, onları açlığa rağmen doyurmuş, her tür tehlike ve tehdide rağmen güvende kılmıştır.
3,4. Hâlbuki onların kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren, şu Kâbe’nin Rabbine hemen kulluk etmeleri gerekir.