İçeriğe atla
Untold Serenity

66. At-Tahrim

The Prohibition · Medenî · 12 âyet · Nüzul sırası 107

التحريم

The Surah derived its name from the words lima tuharrimu of the very first verse. This too is not a title of its subject matter, but the name implies that it is the Surah in which the incident of tahrim (prohibition, forbiddance) has been mentioned.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

66:1

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكَۖ تَبۡتَغِي مَرۡضَاتَ أَزۡوَٰجِكَۚ وَٱللَّهُ غَفُورࣱ رَّحِيمࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

“Ey Peygamber! Niçin Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi, eşlerinin hatırı için haram kılıyorsun? Allah affedendir; merhamet sahibidir.”

Cemal Külünkoğlu

Ey nebi! Eşlerinden bazılarının rızasını kazanmak için, Allah’ın sana helâl kıldığı şeyleri niçin kendine haram kılıyorsun? Oysa Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Mehmet Türk

Ey Peygamber! Hanımlarının rızasını gözeterek, Allah’ın helal kıldığı bir şeyi kendine niçin haram ediyorsun? Allah, çok bağışlayandır, pek esirgeyendir.

66:2

قَدۡ فَرَضَ ٱللَّهُ لَكُمۡ تَحِلَّةَ أَيۡمَٰنِكُمۡۚ وَٱللَّهُ مَوۡلَىٰكُمۡۖ وَهُوَ ٱلۡعَلِيمُ ٱلۡحَكِيمُ

Bayraktar Bayraklı

Allah, yeminlerinizi nasıl bozabileceğinizi size açıklamıştır. Allah sizin mevlânızdır. O her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.

Cemal Külünkoğlu

Allah size yeminlerinizi nasıl bozabileceğinizi size açıklamıştır. Allah sizin dostunuzdur (sahibinizdir). O, (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Mehmet Türk

Allah yeminlerinizi (keffaretle) çözmeyi size meşru kılmıştır. Çünkü Allah, sizin sahibinizdir ve O her şeyi bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.

66:3

وَإِذۡ أَسَرَّ ٱلنَّبِيُّ إِلَىٰ بَعۡضِ أَزۡوَٰجِهِۦ حَدِيثࣰ ا فَلَمَّا نَبَّأَتۡ بِهِۦ وَأَظۡهَرَهُ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ عَرَّفَ بَعۡضَهُۥ وَأَعۡرَضَ عَنۢ بَعۡضࣲۖ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِۦ قَالَتۡ مَنۡ أَنۢبَأَكَ هَٰذَاۖ قَالَ نَبَّأَنِيَ ٱلۡعَلِيمُ ٱلۡخَبِيرُ

Bayraktar Bayraklı

Bir gün Peygamber, eşlerinden birine bir sır vermişti. Ama sırdaşı hanım, bunu kumasına anlatınca Allah, Peygamberini durumdan haberdar etmişti. Peygamber de ayrıntıya girmeden, durumu sırdaşı hanımına bildirmişti. Peygamber durumu bu şekilde anlatınca, sırdaşı, “Bunu sana kim söyledi?” diye sormuş, Peygamber de, “Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah” demişti.

Cemal Külünkoğlu

Hani, Nebi eşlerinden birine (Hafsa’ya), gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi (Aişe) o sözü (kumalarına) haber verip Allah da bunu ona (Resulü’ne) açıklayınca, o da bunun bir kısmını (hanımı Hafsa’ya) bildirmiş, bir kısmından da (fazla mahcup olmaması için) vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan Aişe’ye) söyleyince (hanımı): “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. (Peygamber de:) “Bunu bana, (her şeyi) hakkıyla bilen ve (her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” demişti.

Mehmet Türk

Hani Peygamber eşlerinden birine bir sır söylemiş, o da bunu (başkalarına) haber vermişti. Allah da bunu Peygamber’e açıklayınca, (Peygamber) de (bu sırrın) bir kısmını açıklamış, bir kısmını da (açıklamaktan) vazgeçmişti. Peygamber sonunda bu durumu (eşine) söyleyince (eşi): “Bunu sana kim haber verdi?” demişti. Peygamber de: “Bana (her şeyi) çok iyi bilen, (her şeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi.” demişti.

66:4

إِن تَتُوبَآ إِلَى ٱللَّهِ فَقَدۡ صَغَتۡ قُلُوبُكُمَاۖ وَإِن تَظَٰهَرَا عَلَيۡهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ مَوۡلَىٰهُ وَجِبۡرِيلُ وَصَٰلِحُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۖ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ بَعۡدَ ذَٰلِكَ ظَهِيرٌ

Bayraktar Bayraklı

“Ey hanımlar! İkiniz de Allah'a tövbe etmelisiniz. Çünkü kalbinizi bozdunuz. Eğer Peygambere karşı iş birliği yaparsanız, Allah onun koruyucusudur. Cibrîl, duyarlı müminler ve melekler, ona sahip çıkacaktır.”

Cemal Külünkoğlu

(Ey Nebi’nin eşleri!) Eğer siz ikiniz (Hafsa ve Aişe) Allah’a tevbe ederseniz, kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer ona karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır. Cebrail de mü’minlerin iyi ve samimi olanları da (onun yardımcılarıdır). Ayrıca melekler de onun destekçisidir.

Mehmet Türk

(Ey Peygamber eşleri!) Kalpleriniz eğildiği için eğer ikiniz de Allah’a tevbe ederseniz (ne âlâ!) Yok, eğer ona karşı birbirinize destekçi olmağa kalkışırsanız, şunu iyi bilin ki Allah onun dostu, Ondan başka Cebrâil, iyi Müslümanlar ve melekler de onun yardımcısıdır.

66:5

عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبۡدِلَهُۥٓ أَزۡوَٰجًا خَيۡرࣰ ا مِّنكُنَّ مُسۡلِمَٰتࣲ مُّؤۡمِنَٰتࣲ قَٰنِتَٰتࣲ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتࣲ سَٰٓئِحَٰتࣲ ثَيِّبَٰتࣲ وَأَبۡكَارࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

“Peygamber sizi boşayacak olursa, belki de, Rabbi ona sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verir.”

Cemal Külünkoğlu

Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Allah’a veren, inanan, gönülden itaat eden, hatada ısrar etmeyen, yalnız O’na kulluk eden, hayır yolunda koşan dul ve bakire eşler nasip eder.

Mehmet Türk

Eğer o (Peygamber,) sizi boşasaydı, Rabbi ona sizlerden daha hayırlı, Müslüman, gönülden inanan, itaat eden, tevbe eden, ibâdetini tam yapan, (hayır için) her işe koşan, gerek dul, gerekse bakire eşler verebilirdi.

66:6

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قُوٓاْ أَنفُسَكُمۡ وَأَهۡلِيكُمۡ نَارࣰ ا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلۡحِجَارَةُ عَلَيۡهَا مَلَٰٓئِكَةٌ غِلَاظࣱ شِدَادࣱ لَّا يَعۡصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمۡ وَيَفۡعَلُونَ مَا يُؤۡمَرُونَ

Bayraktar Bayraklı

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz! O ateşin başında, acımasız/sert, güçlü, Allah'ın kendilerine emrettiğine karşı gelmeyen, emrolunduklarını yerine getiren melekler vardır.”

Cemal Külünkoğlu

Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve (yanıcı) taşlar olan ateşten (cehennemden) koruyun! Onun başında bulunanlar, emrettiği hiçbir şeyde Allah’a karşı gelmeyen, ama (daima) kendilerinden isteneni yapan kararlı (ve) azimli meleklerdir.

Mehmet Türk

Ey îman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı yakıtı insanlar ve taşlar olan ve başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini derhal yapan meleklerin bulunduğu cehennemin ateşinden koruyun.

66:7

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَا تَعۡتَذِرُواْ ٱلۡيَوۡمَۖ إِنَّمَا تُجۡزَوۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Bayraktar Bayraklı

“Ey inkâr edenler! Bugün özür dilemeyiniz. Size ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.”

Cemal Külünkoğlu

Ey inkârcılar! Bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin! (Dünyada iken) ne yapmışsanız, bugün onun karşılığını göreceksiniz” (denir).

Mehmet Türk

(O melekler ki, cehennemliklere): “Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin. Çünkü siz, sadece yaptıklarınızla cezâlandırılıyorsunuz.” derler.

66:8

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ تُوبُوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ تَوۡبَةࣰ نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمۡ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمۡ سَيِّـَٔاتِكُمۡ وَيُدۡخِلَكُمۡ جَنَّٰتࣲ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ يَوۡمَ لَا يُخۡزِي ٱللَّهُ ٱلنَّبِيَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥۖ نُورُهُمۡ يَسۡعَىٰ بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَبِأَيۡمَٰنِهِمۡ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتۡمِمۡ لَنَا نُورَنَا وَٱغۡفِرۡ لَنَآۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ قَدِيرࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

“Ey iman edenler! Gönülden gelen bir tövbe ile Allah'a yöneliniz. Belki Rabbiniz kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla beraber iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların önlerinden ve sağlarından nurları aydınlatıp gider de, ‘Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi affet, çünkü senin her şeye gücün yeter' derler.”

Cemal Külünkoğlu

Ey inananlar! Allah’a içtenlikle (bir daha yapmamaya karar vererek) tevbe edin! (Böyle yaparsanız) umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, nebiyi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların nuru (o gün), önlerini ve yanlarını aydınlatacak ve onlar hep şöyle dua edecekler: “Ey Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla (cennete girinceye kadar sönmesin). Ve bizi bağışla! Çünkü sen her şeye gücü yetensin!”

Mehmet Türk

Ey îman edenler! Allah’a gönülden tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz, kötülüklerinizi örter. Allah’ın Peygamberini ve onunla beraber inanmış olanları utandırmayacağı günde, sizi zemîninden ırmaklar akan cennetlere sokar. (O gün) onların (îmanlarının) nuru, önlerinden ve sağ taraflarından koşarken: “Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Doğrusu, senin gücün her şeye yeter.” derler.

66:9

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ جَٰهِدِ ٱلۡكُفَّارَ وَٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱغۡلُظۡ عَلَيۡهِمۡۚ وَمَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ

Bayraktar Bayraklı

“Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara sert davran! Onların varacakları yer cehennemdir. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!”

Cemal Külünkoğlu

Ey Nebi! Kâfirlerle ve münafıklarla amansızca mücadele et ve onlara karşı sert ve tavizsiz davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.

Mehmet Türk

Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münâfıklarla savaş ve onlara karşı sert davran. Onların barınma yerleri, gidilecek yerlerin en kötüsü olan cehennemdir.

66:10

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلࣰ ا لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱمۡرَأَتَ نُوحࣲ وَٱمۡرَأَتَ لُوطࣲۖ كَانَتَا تَحۡتَ عَبۡدَيۡنِ مِنۡ عِبَادِنَا صَٰلِحَيۡنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمۡ يُغۡنِيَا عَنۡهُمَا مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـࣰٔ ا وَقِيلَ ٱدۡخُلَا ٱلنَّارَ مَعَ ٱلدَّٰخِلِينَ

Bayraktar Bayraklı

Allah, kâfirlere, Nûh'un eşi ile Lût'un eşini örnek olarak vermektedir. Bu iki kadın, kullarımızdan iki iyi kişinin nikâhında iken onlara hainlik ettiler. Kocaları, Allah'tan gelen hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denilecek.

Cemal Külünkoğlu

Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denildi.

Mehmet Türk

Allah, kâfirlere; kullarımızdan iki iyi insanın nikâhları altında iken, onlara hainlik eden ve (sonunda kocaları) onlara Allah’tan gelen azabı engelleyemeyen, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek olarak veriyor. Zîrâ sonunda o ikisine de: “Haydi, ateşe giren herkesle beraber siz de (cehenneme) girin.” denilecek.

66:11

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلࣰ ا لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱمۡرَأَتَ فِرۡعَوۡنَ إِذۡ قَالَتۡ رَبِّ ٱبۡنِ لِي عِندَكَ بَيۡتࣰ ا فِي ٱلۡجَنَّةِ وَنَجِّنِي مِن فِرۡعَوۡنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِي مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Bayraktar Bayraklı

Allah, inananlara da Firavun'un hanımını örnek gösterdi. O şöyle demişti: “Ey Rabbim! Bana katında cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun kötü işinden koru; beni zâlimler topluluğundan kurtar!”

Cemal Külünkoğlu

Allah, inananlara, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o: “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.

Mehmet Türk

Allah îman edenlere de Firavun’un; “Ey Rabbim! Bana kendi katında olan cennette bir ev yap, beni Firavundan ve onun yaptıklarından koru ve beni şu zâlimler topluluğundan kurtar.” diyen karısını, örnek olarak veriyor.

66:12

وَمَرۡيَمَ ٱبۡنَتَ عِمۡرَٰنَ ٱلَّتِيٓ أَحۡصَنَتۡ فَرۡجَهَا فَنَفَخۡنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتۡ بِكَلِمَٰتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِۦ وَكَانَتۡ مِنَ ٱلۡقَٰنِتِينَ

Bayraktar Bayraklı

İffetini korumuş olan, İmran kızı Meryem'i de Allah örnek verdi. “Biz ona ruhumuzdan üfledik.” Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O gönülden itaat edenlerdendi.

Cemal Külünkoğlu

(Yine inananlara) ırzını ve iffetini korumuş olan, İmran kızı Meryem’i de Allah örnek verdi. Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Meryem Rabbinin sözlerini ve vahyettiklerinin doğruluğunu kabul etmiş ve (Rabbine) gönülden bağlananlardan olmuştu.

Mehmet Türk

Ve; iffetini koruyan, ona kendi rûhumuzdan bir rûh (olarak İsa’yı) üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik eden ve (Rabbine) gönülden bağlananlardan olan, İmran kızı Meryem’i de (örnek olarak veriyor.)