Hanginizin daha güzel/iyi amel yapacağınızı denemek için yoklukla varlığı yaratan, O'dur. O mutlak galiptir; affedicidir.
Cemal Külünkoğlu
O, davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini sınamak için ölümü ve (ve her iki âlemde) hayatı yarattı. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Mehmet Türk
O, ölümü ve hayatı; hanginizin daha güzel iş yapacağını denemek için yarattı ve O çok güçlüdür, çok bağışlayandır.
Yedi kat göğü birbiri üzerine tabaka tabaka yaratan da O'dur. Rahmân'ın yaratmasında bir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bak, bir bozukluk görüyor musun?
Cemal Külünkoğlu
Yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratan O’dur. O Rahman’ın yarattıklarında herhangi bir uyuşmazlık, çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! (Orada) bir çatlak ve kusur görüyor musun?
Mehmet Türk
O (Allah) birbiriyle uyumlu yedi göğü (öyle) yaratmıştır ki, Rahman olan Allah’ın tüm yarattıklarında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, orada bir uyumsuzluk görebiliyor musun?
Sonra tekrar tekrar yine bak; sonunda göz, aradığı bozukluğu bulamayıp güçsüz ve bitkin bir halde sana geri dönecektir.
Cemal Külünkoğlu
Sonra gözünü iki kez daha çevir bak. Göz aradığı -ki kesinlikle olmayan- kusuru, çelişkiyi bulmaktan umudu keserek yorgun ve bitkin olarak sana dönecektir.
Mehmet Türk
Sonra gözünü döndürüp oraya tekrar tekrar bak. Göz(ün uyumsuzluk bulmaktan) umudunu keserek, bitkin bir halde sana geri dönecektir.
Andolsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Cemal Külünkoğlu
Andolsun ki Biz yeryüzüne en yakın olan göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanların boş ve anlamsız spekülasyonlarına vesile yaptık. Ve onlar için ateşli bir azap hazırladık.
Mehmet Türk
Şüphesiz Biz, (size) yakın olan gökyüzünü parlak kandillerle donattık ve bunları, şeytanlar için zanna dayanarak, rasgele konuşma aracı kıldık ve onlar için (bir de) çılgın ateşin azabını hazırladık.
Neredeyse öfkeden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir grup atılsa, onun bekçileri onlara, “Size uyarıcı bir peygamber gelmemiş miydi?” diye soracaklar.
Cemal Külünkoğlu
(Cehennem, inkârcıların durumuna) neredeyse öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara: “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi (ne diye cehenneme geldiniz)?” diye sorarlar.
Mehmet Türk
Öfkesinden neredeyse patlayacak gibi olan (cehenneme) atılan her bir gruba, onun bekçileri: “Size (dünyada) bir uyarıcı gelmedi mi?” diye soracaklar.
Onlar şöyle cevap verecekler: “Evet, doğrusu bize uyarıcı bir peygamber gelmişti; fakat biz onu yalanlamış ve ‘Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa, bir sapıklık içindesiniz!' demiştik.”
Cemal Külünkoğlu
(Onlar:) “Evet, gerçekten bize (bu azabı haber veren) uyarıcı geldi. Fakat biz (o uyarıcıyı) yalanladık ve (ona) Allah hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz” dedik.
Mehmet Türk
Onlar da: “Evet! Gerçekten bize bir uyarıcı geldi, fakat biz, onu yalanladık ve ona; ‘Allah hiç bir şey indirmedi, siz sadece büyük bir sapkınlık içerisindesiniz,’ dedik.” diyecekler.
Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık o alevli cehennemin mahkûmları rahmetten mahrumdurlar.
Cemal Külünkoğlu
Böylece (onlar) günahlarını itiraf ederler. (Onların yüzlerine karşı şöyle denir:) Çılgınca yanan ateşe müstahak olanlar (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun!
Mehmet Türk
Kahrolsun! Şu, çılgınca yanan cehennemin günâhlarını itiraf eden halkı.
Allah, yeryüzünü yaşanmaya elverişli bir yer yapmıştır. Öyleyse onun her tarafını dolaşıp Allah'ın verdiği rızıktan yiyiniz. Dönüşünüzün O'na olacağını unutmayınız.
Cemal Külünkoğlu
Yeryüzünü sizin (istifadeniz) için yaşamanıza elverişli kılan O’dur. O halde, arzın sırtlarında (dağlarında, tepelerinde, ovalarında) yürüyün de O’nun rızkından yararlanın. (Ve unutmayın ki) sonunda diriliş ve dönüş O’na olacaktır.
Mehmet Türk
O (Allah) yeryüzünü sadece size boyun eğdirdi. Öyleyse haydi onun omuzla rında yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. (Sonunda) dönüş Onadır.
Göktekinin sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? O zaman yer şiddetle sarsılır.
Cemal Külünkoğlu
Gökte olduğunu zannettiğiniz (ama her yerde olan) Allah’ın, (yaptıklarınız yüzünden) sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? (Ey Mekkeliler!) O vakit bir de bakarsınız, arz çalkalanıp duruyor.
Mehmet Türk
Gökte olan (Allah)’ın, o (yeryüzü) çalkalanırken sizi yere geçirmeyeceğinden emin misiniz?
Yoksa, göktekinin başınıza taş yağdırmasından emin mi oldunuz? İşte bu uyarılarımın ne olduğunu yakında anlayacaksınız.
Cemal Külünkoğlu
Evet o gökte olduğunu zannettiğiniz Allah’ın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? (Siz o zaman) tehdidim nasılmış bileceksiniz!
Mehmet Türk
Yoksa gökte olan (Allah)’ın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? İşte o zaman Benim uyarmam nasılmış öğrenirsiniz.
Üstlerinde kanatlarını açıp kapayarak uçan kuşları görmezler mi? Onları havada, Rahmân olan Allah'tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi görmektedir.
Cemal Külünkoğlu
Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman (olan Allah) tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.
Mehmet Türk
Onlar üzerlerinde (kanatlarını) açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları (orada) ancak Rahman (olan Allah) tutuyor. Şüphesiz O her şeyi hakkıyla görendir.
De ki: “Hiç düşündünüz mü; Allah, beni ve benimle beraber olanları helâk ederse ya da bize merhamet ederse, inkâr edenleri acıklı bir azaptan kim kurtarabilir?”
Cemal Külünkoğlu
De ki: (Söyleyin bana: Farzedin ki) Allah beni ve benimle beraber olan mü’minlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki, (söyler misiniz) ya inkârcıları o acıklı azaptan kim kurtaracak?
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!): “Söyleyin bakalım! Eğer Allah, beni ve benimle birlikte olanları helâk etse ya da bizi esirgerse (sizin için ne fark eder?) Bu durumda kâfirleri acıklı azaptan kim kurtaracak?” de.
De ki: “Bizim Rabbimiz Rahmân'dır. O'na inandık ve yalnız O'na güvendik. Yakında, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz.”
Cemal Külünkoğlu
De ki: “O (Allah), Rahmandır (varlık âleminde bulunan bütün yarattıklarına merhamet edip nimet verendir). Biz O’na inanmış ve O’na güvenmişiz. Siz kimin apaçık sapıklıkta olduğunu yakında öğreneceksiniz!”
Mehmet Türk
(Onlara yine): “Bizim inandığımız ve kendisine güvendiğimiz, ancak Rahman olan Allah’tır. Artık siz, kimin apaçık bir sapkınlık içerisinde olduğunu pek yakında öğreneceksiniz.” de.
De ki: “Suyunuz çekilirse, söyleyin bakalım! Size kim bir akarsu getirebilir?”
Cemal Külünkoğlu
De ki: “(Söyleyin bakalım): Suyunuz çekiliverse, size kim akarsu kaynağı getirecek?”
Mehmet Türk
(Onlara bir de): “Söyleyin bakalım! Eğer (bir sabah) suyunuz yerin dibine çekiliverecek olursa, bu durumda size bir kaynak suyunu kim getirebilir?” de.