İçeriğe atla
Untold Serenity

84. Al-Inshiqaq

The Sundering · Mekkî · 25 âyet · Nüzul sırası 83

الإنشقاق

It is derived from the word inshaqqat in the first verse. Inshaqqat is infinitive which means to split asunder, thereby implying that it is the Surah in which mention has been made of the splitting asunder of the heavens.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

84:1

إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ

Bayraktar Bayraklı

1,2. Gökyüzü parçalara ayrıldığında, tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,

Cemal Külünkoğlu

Gök yarıldığında,

Mehmet Türk

Gök yarıldığı zaman,

84:2

وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ

Bayraktar Bayraklı

1,2. Gökyüzü parçalara ayrıldığında, tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,

Cemal Külünkoğlu

O’na yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde,

Mehmet Türk

Rabbinin emrini dinleyip, kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman,

84:3

وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ

Bayraktar Bayraklı

3,4,5. Yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde, içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında ve tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,

Cemal Külünkoğlu

Yer de dümdüz olduğunda,

Mehmet Türk

Yeryüzü dümdüz edildiği zaman,

84:4

وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ

Bayraktar Bayraklı

3,4,5. Yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde, içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında ve tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,

Cemal Külünkoğlu

(Yeryüzü) içindekileri fırlatıp attığında

Mehmet Türk

4,5. İçindekileri dışarıya atıp, tamamen boşalarak Rabbinin emrini dinleyip, kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman, (var ya!)

84:5

وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ

Bayraktar Bayraklı

3,4,5. Yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde, içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında ve tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,

Cemal Külünkoğlu

Ona yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde,

Mehmet Türk

4,5. İçindekileri dışarıya atıp, tamamen boşalarak Rabbinin emrini dinleyip, kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman, (var ya!)

84:6

يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدۡحࣰ ا فَمُلَٰقِيهِ

Bayraktar Bayraklı

“Ey insan! Şüphesiz sen Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın. Sonunda O'na kavuşacaksın.”

Cemal Külünkoğlu

Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp didinerek ömrünü tüketeceksin! Sonunda (bütün yaptıklarında) O’na kavuşacaksın.

Mehmet Türk

“-Ey insan! (Unutma ki) sen, Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalayacaksın. Sonunda da mutlaka Ona kavuşacaksın.-”

84:7

فَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ

Bayraktar Bayraklı

7,8,9. Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.

Cemal Külünkoğlu

O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse,

Mehmet Türk

(O gün,) kitabı sağ eline verilenler,

84:8

فَسَوۡفَ يُحَاسَبُ حِسَابࣰ ا يَسِيرࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

7,8,9. Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.

Cemal Külünkoğlu

O (hiçbir zorlukla karşılaşmadan) pek kolayca hesabını verecek,

Mehmet Türk

Hesabını kolayca verecek,

84:9

وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

7,8,9. Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.

Cemal Külünkoğlu

Ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.

Mehmet Türk

Ve ailesine sevinçli bir şekilde dönecek.

84:10

وَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهۡرِهِۦ

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. Kimin de kitabı arka tarafından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.

Cemal Külünkoğlu

Fakat kime de kitabı (amel defteri) arka tarafından verilirse,

Mehmet Türk

(O gün) kitabı arkasından verilenler ise,

84:11

فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. Kimin de kitabı arka tarafından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.

Cemal Külünkoğlu

(O da) derhal yok olmayı isteyecek,

Mehmet Türk

Derhal, yok olmayı isteyecek,

84:12

وَيَصۡلَىٰ سَعِيرًا

Bayraktar Bayraklı

10,11,12. Kimin de kitabı arka tarafından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.

Cemal Külünkoğlu

(Fakat istese de olmayacak ve derhal) çılgın alevli ateşe atılacaktır.

Mehmet Türk

Ve ardında da cehenneme girecek.

84:13

إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا

Bayraktar Bayraklı

Zira o, ailesi içinde şımarmıştı.

Cemal Külünkoğlu

Hâlbuki o, (dünyada) yandaşlarının yanında iken pek sevinçliydi.

Mehmet Türk

Çünkü o (bir zamanlar) ailesi içerisinde keyif çatıyordu.

84:14

إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ

Bayraktar Bayraklı

14,15. Çünkü o, hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.

Cemal Külünkoğlu

Çünkü o Rabbinin huzuruna hiç dönmeyeceğini sanıyordu.

Mehmet Türk

(Ve) o, rahatının asla bozulmayacağını zannediyordu.

84:15

بَلَىٰٓۚ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

14,15. Çünkü o, hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.

Cemal Külünkoğlu

Oysa gerçek öyle değildi. Rabbi onu(n yaptıklarını çok iyi) görüyordu.

Mehmet Türk

Ama tam tersine Rabbi, onun (ne yaptığını) görüp duruyordu.

84:16

فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ

Bayraktar Bayraklı

16,17,18,19. Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.

Cemal Külünkoğlu

Hayır (boşuna yaratıldığınızı zannetmeyin)! Akşamın alaca karanlığına,

Mehmet Türk

16,17,18. Hayır! (Başka söze lüzum yok!) Akşamın alaca karanlığına, geceye ve içerisinde barındırdığı şeylere ve dolunay haline gelen aya yemin olsun ki;

84:17

وَٱلَّيۡلِ وَمَا وَسَقَ

Bayraktar Bayraklı

16,17,18,19. Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.

Cemal Külünkoğlu

Geceye ve gecenin içinde barındırdığına,

Mehmet Türk

16,17,18. Hayır! (Başka söze lüzum yok!) Akşamın alaca karanlığına, geceye ve içerisinde barındırdığı şeylere ve dolunay haline gelen aya yemin olsun ki;

84:18

وَٱلۡقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ

Bayraktar Bayraklı

16,17,18,19. Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.

Cemal Külünkoğlu

Dolunay halindeki Ay’a yemin ederim ki,

Mehmet Türk

16,17,18. Hayır! (Başka söze lüzum yok!) Akşamın alaca karanlığına, geceye ve içerisinde barındırdığı şeylere ve dolunay haline gelen aya yemin olsun ki;

84:19

لَتَرۡكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

16,17,18,19. Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.

Cemal Külünkoğlu

Muhakkak siz biri diğeriyle bağlantılı olarak halden hale geçeceksiniz.

Mehmet Türk

Elbette siz, halden hale geçeceksiniz.

84:20

فَمَا لَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ

Bayraktar Bayraklı

20,21. Böyleyken, onlar acaba niçin iman etmezler? Kendilerine Kur'ân okununca secde de etmezler?

Cemal Külünkoğlu

Böyleyken onlara ne oluyor da hâlâ iman etmiyorlar?

Mehmet Türk

Bu böyleyken; o (kâfirlere) ne oluyor da inanmıyorlar?

84:21

وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩

Bayraktar Bayraklı

20,21. Böyleyken, onlar acaba niçin iman etmezler? Kendilerine Kur'ân okununca secde de etmezler?

Cemal Külünkoğlu

Ve kendilerine Kur’an okunduğu zaman (Allah’ın mesajı karşısında) teslimiyet gösterip saygı ile boyun eğmiyorlar?

Mehmet Türk

Ve kendilerine Kur’ân okunduğu zaman (niçin) secde etmiyorlar?

84:22

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ

Bayraktar Bayraklı

Aksine, inkâr edenler yalanlıyorlar.

Cemal Külünkoğlu

Tersine, inkârcılar (Kur’an’ı) inkâr ediyorlar.

Mehmet Türk

Tam tersine o kâfirler bir de (onu) yalanlıyorlar.

84:23

وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ

Bayraktar Bayraklı

Halbuki Allah, onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.

Cemal Külünkoğlu

Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.

Mehmet Türk

Oysa Allah onların gönüllerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.

84:24

فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Bayraktar Bayraklı

Onlara acıklı azabı müjdele!

Cemal Külünkoğlu

Artık sen onları elem dolu bir azapla müjdele!

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Artık sen onları acı bir azapla müjdele (de sevinsinler!)

84:25

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونِۭ

Bayraktar Bayraklı

İman edip iyi amel işleyenler müstesnadır. Onlar için arkası kesilmeyen bir ödül vardır.

Cemal Külünkoğlu

Ancak, iman edip faydalı ve güzel işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

Mehmet Türk

Şüphesiz (Allah’ın istediği gibi) îman edip (inandığı) iyi işleri yaşayanlar, bunun dışındadır ve onlara hesapsız bir mükâfat vardır.