İçeriğe atla
Untold Serenity

86. At-Tariq

The Nightcommer · Mekkî · 17 âyet · Nüzul sırası 36

الطارق

The Surah taken its name from the word at-tariq in its first verse.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

86:1

وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Göğe ve Târık'a yemin olsun. Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.

Cemal Külünkoğlu

Göğe ve Târık’a yemin olsun!

Mehmet Türk

O gökyüzüne ve sabahyıldızı’na, yemin olsun.

86:2

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Göğe ve Târık'a yemin olsun. Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın. 744745

Cemal Külünkoğlu

Târık’ın ne olduğunu bilir misin sen?

Mehmet Türk

-Bu târık’ın tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki?

86:3

ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Göğe ve Târık'a yemin olsun. Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın. 744745

Cemal Külünkoğlu

O ışıklar saçarak karanlığı delip geçen bir yıldızdır (Ona yemin olsun ki;).

Mehmet Türk

O (karanlığı delen) parlak ve yüksek bir yıldızdır.-

86:4

إِن كُلُّ نَفۡسࣲ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Göğe ve Târık'a yemin olsun. Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın. 744745

Cemal Külünkoğlu

Üzerinde gözetleyici koruyucu bulunmayan hiçbir kimse yoktur.

Mehmet Türk

Üzerinde kendisini görüp gözeten bir koruyucu bulunmayan hiç kimse yoktur.

86:5

فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ

Bayraktar Bayraklı

İnsan nereden yaratıldığına bir baksın.

Cemal Külünkoğlu

Artık insanoğlu neden yaratıldığına bir baksın!

Mehmet Türk

(Şu insan) neden yaratıldığına bir baksın!

86:6

خُلِقَ مِن مَّآءࣲ دَافِقࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

Atılan bir sudan yaratılmıştır.

Cemal Külünkoğlu

O, (üreme organından rahme atılan) basit bir su damlacığından yaratılmıştır.

Mehmet Türk

6,7. O, (erkeğin ve kadının) beli ile göğüsleri arasından, aniden boşalan (canlı) bir sudan yaratılmıştır.

86:7

يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

Bayraktar Bayraklı

O su, erkeğin belinden, kadının leğen kemiğinden çıkmaktadır.

Cemal Külünkoğlu

O, (erkeğin) bel kemiği ile (kadının) göğüs kemikleri arasından sıçrayarak çıkan (spermalı bir sudur).

Mehmet Türk

6,7. O, (erkeğin ve kadının) beli ile göğüsleri arasından, aniden boşalan (canlı) bir sudan yaratılmıştır.

86:8

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz Allah'ın, insanı öldükten sonra diriltmeye de gücü yeter.

Cemal Külünkoğlu

(İnsanı bu şekilde yaratan) elbette onu (ölümünden sonra) yeniden diriltmeye de kadirdir.

Mehmet Türk

8,9. Şüphesiz Allah’ın gücü, bütün gizliliklerin ortaya döküleceği (mahşer) günü, insanı tekrar yaratmağa elbette yeter.

86:9

يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُ

Bayraktar Bayraklı

9,10. Bütün sırların ortaya serileceği o gün, insanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı olacaktır.

Cemal Külünkoğlu

Bütün sırların ortaya döküleceği o kıyamet günü,

Mehmet Türk

8,9. Şüphesiz Allah’ın gücü, bütün gizliliklerin ortaya döküleceği (mahşer) günü, insanı tekrar yaratmağa elbette yeter.

86:10

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةࣲ وَلَا نَاصِرࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

9,10. Bütün sırların ortaya serileceği o gün, insanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı olacaktır.

Cemal Külünkoğlu

Artık insan için ne bir kuvvet vardır ne de bir yardımcı.

Mehmet Türk

(İşte o gün) insanın gücü de yardımcısı da yoktur.

86:11

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!

Cemal Külünkoğlu

(Halden hale giren ve topladığı buharı yağmura) dönüştüren göğe

Mehmet Türk

11,12. Yağmur yağdıran göğe ve (onunla) yarılıp çatlayan yeryüzüne yemin olsun ki,

86:12

وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!

Cemal Külünkoğlu

Ve (nebat bitirmek için) yarılan/çatlayan yeryüzüne andolsun ki;

Mehmet Türk

11,12. Yağmur yağdıran göğe ve (onunla) yarılıp çatlayan yeryüzüne yemin olsun ki,

86:13

إِنَّهُۥ لَقَوۡلࣱ فَصۡلࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!

Cemal Külünkoğlu

Muhakkak, bu (Kur’an) doğruyu yanlıştan ayıran bir sözdür.

Mehmet Türk

13,14. Şüphesiz o (Kur’an hak ve bâtılı) ayırt edici bir sözdür ve o asla bir şaka değildir.

86:14

وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!

Cemal Külünkoğlu

O, boş ve anlamsız bir lakırdı değildir.

Mehmet Türk

13,14. Şüphesiz o (Kur’an hak ve bâtılı) ayırt edici bir sözdür ve o asla bir şaka değildir.

86:15

إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!

Cemal Külünkoğlu

Elbette o (Kur’an’ı kabule yanaşmaya)nlar, onu engellemek için tuzak üstüne tuzak kuruyorlar.

Mehmet Türk

15,16. O (kâfirler) tuzak kuruyorlarsa, Ben de onların tuzaklarına karşılık veririm.

86:16

وَأَكِيدُ كَيۡدࣰ ا

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!

Cemal Külünkoğlu

Ben de onların tuzaklarını bozarak bütün planlarını boşa çıkarıyorum.

Mehmet Türk

15,16. O (kâfirler) tuzak kuruyorlarsa, Ben de onların tuzaklarına karşılık veririm.

86:17

فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!

Cemal Külünkoğlu

Onun için, sen o inkârcılara biraz daha mühlet ver, onları kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecektir).

Mehmet Türk

Onun için sen kâfirlere mühlet ver ve onlara biraz zaman tanı.