İçeriğe atla
Untold Serenity

89. Al-Fajr

The Dawn · Mekkî · 30 âyet · Nüzul sırası 10

الفجر

The Surah is so designated after the word wal-fajr with which it opens.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

89:1

وَٱلۡفَجۡرِ

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Şafak vaktine, on geceye, her şeyin çiftine ve tekine, geçip giden geceye yemin olsun ki,

Cemal Külünkoğlu

(Karanlığı) yarıp çıkan sabahı düşün!

Mehmet Türk

1,2,3,4. Şafağa, on geceye, çifte ve teke ve geçip gitmekte olan geceye yemin olsun.

89:2

وَلَيَالٍ عَشۡرࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Şafak vaktine, on geceye, her şeyin çiftine ve tekine, geçip giden geceye yemin olsun ki,

Cemal Külünkoğlu

On geceyi düşün!

Mehmet Türk

1,2,3,4. Şafağa, on geceye, çifte ve teke ve geçip gitmekte olan geceye yemin olsun.

89:3

وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Şafak vaktine, on geceye, her şeyin çiftine ve tekine, geçip giden geceye yemin olsun ki,

Cemal Külünkoğlu

Çift olarak yaratılan her şeyi ve tek olan (Allah’)ı düşün!

Mehmet Türk

1,2,3,4. Şafağa, on geceye, çifte ve teke ve geçip gitmekte olan geceye yemin olsun.

89:4

وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَسۡرِ

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4. Şafak vaktine, on geceye, her şeyin çiftine ve tekine, geçip giden geceye yemin olsun ki,

Cemal Külünkoğlu

Kendi yolunda akıp giden geceyi de düşün!

Mehmet Türk

1,2,3,4. Şafağa, on geceye, çifte ve teke ve geçip gitmekte olan geceye yemin olsun.

89:5

هَلۡ فِي ذَٰلِكَ قَسَمࣱ لِّذِي حِجۡرٍ

Bayraktar Bayraklı

Bunda, akıl sahibi için hakikatin sağlam bir kanıtı yok mudur?

Cemal Külünkoğlu

(Düşün ey insan!) Bun(lar)da, akıl sahibi olan(lar) için hakikatin bir kanıtı yok mudur?

Mehmet Türk

Bütün bunlar, tam akıl sahibi birisi için, yemine (değer şeyler) değil midir?

89:6

أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ

Bayraktar Bayraklı

Görmedin mi Rabbin nasıl yaptı ‘Âd kavmine,

Cemal Külünkoğlu

Rabbinin, Ad kavmine (Hûd peygamberin toplumuna) ne yaptığını görmedin mi?

Mehmet Türk

Rabbinin Âd toplumuna ne yaptığını bilmiyor musun?

89:7

إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ

Bayraktar Bayraklı

7,8. Ülkeler arasında eşi yaratılmamış sütunlu İrem'e?

Cemal Külünkoğlu

İrem topluluğuna,

Mehmet Türk

7,8. (Hani şu,) ülkeler içerisinde benzeri yaratılmamış, sütunlu İrem’e!

89:8

ٱلَّتِي لَمۡ يُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِي ٱلۡبِلَٰدِ

Bayraktar Bayraklı

7,8. Ülkeler arasında eşi yaratılmamış sütunlu İrem'e?

Cemal Külünkoğlu

Şehirler içinde benzeri kurulmamış sütunlarla dolu olan (İrem şehri insanlarına),

Mehmet Türk

7,8. (Hani şu,) ülkeler içerisinde benzeri yaratılmamış, sütunlu İrem’e!

89:9

وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُواْ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ

Bayraktar Bayraklı

Vâdide kayaları yontup evler yapan Semûd kavmine?

Cemal Külünkoğlu

Vadide kayaları yontan (Salih’in kavmi) Semûd’a

Mehmet Türk

O, vadide kayaları oyarak, (evler yapan) Semûd toplumuna!

89:10

وَفِرۡعَوۡنَ ذِي ٱلۡأَوۡتَادِ

Bayraktar Bayraklı

Saltanat sahibi Firavun'a.

Cemal Külünkoğlu

Ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavuna (neler yaptığını görmedin mi?)

Mehmet Türk

Ve kazıklar sahibi Firavun’a!

89:11

ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.

Cemal Külünkoğlu

Onların hepsi de memleketlerinde azgınlık eden kimselerdi.

Mehmet Türk

Ki onlar, o memleketlerde azıtmışlardı.

89:12

فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.

Cemal Külünkoğlu

Oralarda fesat çıkararak ahlâkî çöküntüye ve toplumsal yozlaşmaya sebep oldular.

Mehmet Türk

Oralarda aşırı bozgunculuk yapmışlardı.

89:13

فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.

Cemal Külünkoğlu

Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirdi.

Mehmet Türk

Rabbin de onların her birine farklı azap kamçısı yağdırdı.

89:14

إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14. O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz ki Rabbin, (olup biten her şeyi) görüp gözetendir.

Mehmet Türk

Elbette Rabbin, (kullarını her an) gözetlemektedir.

89:15

فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ

Bayraktar Bayraklı

İnsana gelince, Rabbi kendisini imtihan edip ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde, “Rabbim bana cömert davrandı” der.

Cemal Külünkoğlu

İnsana gelince, ne zaman Rabbin onu, cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese, “Rabbim, bana karşı (ne kadar) cömerttir!” der.

Mehmet Türk

Fakat insan ne zaman Rabbi onu denemek için ikramda bulunup, nîmet verse; “Rabbim bana ikram etti.” der.

89:16

وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيۡهِ رِزۡقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَهَٰنَنِ

Bayraktar Bayraklı

Fakat imtihan edip rızkını daralttığında ise, “Rabbim beni önemsemedi” der.

Cemal Külünkoğlu

Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, (o zaman da); “Rabbim bana haksızlık etti” diye sitem eder.

Mehmet Türk

Ne zaman da denemek için rızkını daraltsa hemen; “Rabbim beni küçük düşürdü.” der.

89:17

كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡيَتِيمَ

Bayraktar Bayraklı

17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Cemal Külünkoğlu

Hayır! Doğrusu siz, (Allah’tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.

Mehmet Türk

Hayır! (Sakın böyle yapmayın!) Doğrusu siz, yetime ikram etmiyorsunuz.

89:18

وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ

Bayraktar Bayraklı

17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Cemal Külünkoğlu

Yoksulu yedirmek konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

Mehmet Türk

18,19. Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz. Fakat mirası, nereden geldiğine bakmadan yiyorsunuz.

89:19

وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلࣰ ا لَّمࣰّ ا

Bayraktar Bayraklı

17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Cemal Külünkoğlu

Sınır tanımaz bir biçimde (hak hukuk gözetmeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz.

Mehmet Türk

18,19. Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz. Fakat mirası, nereden geldiğine bakmadan yiyorsunuz.

89:20

وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبࣰّ ا جَمࣰّ ا

Bayraktar Bayraklı

17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Cemal Külünkoğlu

Zaten malı da çok seviyorsunuz.

Mehmet Türk

Malı yığmayı da aşırı seviyorsunuz.

89:21

كَلَّآۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكࣰّ ا دَكࣰّ ا

Bayraktar Bayraklı

21,22. Hayır! Yeryüzü ardı ardına sarsılıp paramparça olduğunda, Rabbinin emri gelip melekler saf saf dizildiğinde,

Cemal Külünkoğlu

Hayır (bu hep böyle gitmeyecek). Yeryüzü sarsılıp parça parça döküldüğü (zaman),

Mehmet Türk

Hayır! (Sakın böyle de yapmayın!) Yeryüzü birbiri ardınca sarsılıp darmadağın edildiği zaman,

89:22

وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفࣰّ ا صَفࣰّ ا

Bayraktar Bayraklı

21,22. Hayır! Yeryüzü ardı ardına sarsılıp paramparça olduğunda, Rabbinin emri gelip melekler saf saf dizildiğinde,

Cemal Külünkoğlu

Rabbin(in emri) gelip melekler saf saf dizildiği (zaman),

Mehmet Türk

22,23. Rabbinin emri gelip, melekler sıra sıra dizildiği ve cehennemin getirildiği o gün (var ya) işte o gün insan, (neyin peşinde koştuğunu) çok iyi anlar. Fakat bu anlamanın ona hiçbir yararı olmaz.

89:23

وَجِاْيٓءَ يَوۡمَئِذِۭ بِجَهَنَّمَۚ يَوۡمَئِذࣲ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ

Bayraktar Bayraklı

İşte o gün cehennem getirilir. O gün insan her şeyi hatırlayacak, ama bu hatırlamanın ona ne faydası olacak?

Cemal Külünkoğlu

O gün cehennem getirilip ortaya konur. İşte o gün insan yaptıklarını bir bir hatırlar. Ama bu hatırlamanın ona hiçbir faydası yoktur (çünkü iş işten geçmiştir)!

Mehmet Türk

22,23. Rabbinin emri gelip, melekler sıra sıra dizildiği ve cehennemin getirildiği o gün (var ya) işte o gün insan, (neyin peşinde koştuğunu) çok iyi anlar. Fakat bu anlamanın ona hiçbir yararı olmaz.

89:24

يَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي قَدَّمۡتُ لِحَيَاتِي

Bayraktar Bayraklı

“Âh, keşke bu hayatım için önceden bir şeyler yapsaydım!” der.

Cemal Külünkoğlu

(İşte o zaman insan:) “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.

Mehmet Türk

Ve o: “Keşke (dünya) hayatımda (iyi şeyler yapıp da önceden) gönderseydim.” der.

89:25

فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

25,26. O gün Allah'ın günahkârlara vereceği azabı, hiç kimse veremez ve hiç kimse O'nun gibi bağ vuramaz.

Cemal Külünkoğlu

O gün, O’nun (Allah’ın) azabı hiç kimsenin azabına benzemez.

Mehmet Türk

25,26. Artık o gün Allah’ın edeceği azabı kimse edemediği gibi, Onun vuracağı bağı da kimse vuramaz.

89:26

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

25,26. O gün Allah'ın günahkârlara vereceği azabı, hiç kimse veremez ve hiç kimse O'nun gibi bağ vuramaz.

Cemal Külünkoğlu

Ve O’nun vuracağı kelepçeler de başkalarının vurduğu kelepçelere benzemez.

Mehmet Türk

25,26. Artık o gün Allah’ın edeceği azabı kimse edemediği gibi, Onun vuracağı bağı da kimse vuramaz.

89:27

يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَئِنَّةُ

Bayraktar Bayraklı

Ey doyuma ulaşmış nefis!

Cemal Külünkoğlu

O halde Ey nefs-i mutmainne (kâmil iman ve sâlih amelle huzura ermiş olan nefis)!

Mehmet Türk

(O gün Allah cennetliklere): “Ey, Rabbine itaat edip huzura eren kişi!”

89:28

ٱرۡجِعِيٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةࣰ مَّرۡضِيَّةࣰ‏

Bayraktar Bayraklı

Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön!

Cemal Külünkoğlu

Rabbine, O’ndan memnun olmuş ve O’nu razı etmiş olarak dön!

Mehmet Türk

“Sen Rabbine (Ondan) hoşnut, O da senden hoşnut olarak, dön.”

89:29

فَٱدۡخُلِي فِي عِبَٰدِي

Bayraktar Bayraklı

29,30. Kullarımın arasına ve cennetime gir!

Cemal Külünkoğlu

Böylece katıl benim has kullarımın arasına!

Mehmet Türk

“Gir Benim halis kullarımın arasına.”

89:30

وَٱدۡخُلِي جَنَّتِي

Bayraktar Bayraklı

29,30. Kullarımın arasına ve cennetime gir!

Cemal Külünkoğlu

Ve (onlarla beraber) gir cennetime!

Mehmet Türk

“Haydi gir Benim Cennetime.” buyurur.