وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ
İncir ve zeytine yemin olsun,
Andolsun incir (diyarına) ve zeytin (dağına),
1,2,3. İncir’e, Zeytin’e, Sina dağına ve şu güvenli beldeye yemin olsun ki,
The Fig · Mekkî · 8 âyet · Nüzul sırası 28
The Surah has been so named after the very first word at-tin.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ
İncir ve zeytine yemin olsun,
Andolsun incir (diyarına) ve zeytin (dağına),
1,2,3. İncir’e, Zeytin’e, Sina dağına ve şu güvenli beldeye yemin olsun ki,
وَطُورِ سِينِينَ
Sîna dağına yemin olsun,
(Musa’nın, vahiy aldığı) Tûr-i Sina’ya
1,2,3. İncir’e, Zeytin’e, Sina dağına ve şu güvenli beldeye yemin olsun ki,
وَهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ٱلۡأَمِينِ
Bu güvenli beldeye yemin olsun ki,
Ve bu güvenli şehir (Mekke’ye) ki,
1,2,3. İncir’e, Zeytin’e, Sina dağına ve şu güvenli beldeye yemin olsun ki,
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِيٓ أَحۡسَنِ تَقۡوِيمࣲ
4,5. Andolsun, insanı en güzel biçimde yaratırız. Sonra onu aşağıların aşağısına indiririz.
Biz, insanı en güzel kıvamda yarattık.
Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
ثُمَّ رَدَدۡنَٰهُ أَسۡفَلَ سَٰفِلِينَ
4,5. Andolsun, insanı en güzel biçimde yaratırız. Sonra onu aşağıların aşağısına indiririz.
Sonra onu, (inkâr ve isyan edince) aşağıların aşağısına çevirdik.
Sonra da onu aşağıların en aşağısı kıldık.
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونࣲ
İman edip iyi amel yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Yalnız iman edip sâlih amel işleyenler için kesintisiz bir mükâfat vardır.
Şüphesiz (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlar bunun dışındadır ve onlara, hesapsız bir mükâfat vardır.
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعۡدُ بِٱلدِّينِ
O halde sana ceza ve mükâfatı yalanlatan nedir?
O halde (ey insan!) Bütün bu gerçeklerden sonra sana hesap gününü yalanlatan nedir?
(Ey Muhammed!) artık bundan sonra, din hakkında sana kim yalan söyletebilir?
أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَحۡكَمِ ٱلۡحَٰكِمِينَ
Allah, hâkimlerin hâkimi değil mi?
Allah hükmedenlerin en güzel hüküm vereni değil midir?
Hüküm verenlerin en iyi hüküm vereni, Allah değil mi?